Ana içeriğe geç
Sözlük

sülükler ile cümle

sülükler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
44
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bütün sülükler etçildir.All the grains are boiled.
Akrepler avlarını deniz dışında avlamaya başladı, sülükler solucan haline geldi.Scorpions follow prey out of the sea. Slugs became snails.
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok."They said, "Well I guess there aren't that many mathematicians sitting around looking at sea slugs."
Hirudoterapi, sülükler ile gerçekleştirilen tedaviye verilen addır.Гирудотерапия - это лечение пиявками.
Sülükler kloaka ve bazen de boğaz keselerine yapışabilir.Dor no pescoço e às vezes nos ouvidos.
Bütün sülükler etçildir.Alla tår är kloförsedda.
Burada çeşitli türde ve güçde sülükler yaşamaktadr.猫や人間のために様々な形で力を貸している。
Sülükler kloaka ve bazen de boğaz keselerine yapışabilir.Nosis stambi, kartais iškila nugarėle.
Akrepler avlarını deniz dışında avlamaya başladı, sülükler solucan haline geldi.A skorpiók követték a prédát a partra. Kialakultak a csigák.
Akrepler avlarını deniz dışında avlamaya başladı, sülükler solucan haline geldi.Bọ cạp theo con mồi đi khỏi biển.
Akrepler avlarını deniz dışında avlamaya başladı, sülükler solucan haline geldi.Gli scorpioni seguirono le prede fuori dal mare. Le lumache divennero chiocciole.
Akrepler avlarını deniz dışında avlamaya başladı, sülükler solucan haline geldi.Kalajengking mengikuti mangsa keluar dari lautan. Siput (tak bercangkang) menjadi keong (bercangkang).
Akrepler avlarını deniz dışında avlamaya başladı, sülükler solucan haline geldi.전갈들은 먹이를 따라 바다로부터 나옵니다. 민달 팽이가 달팽이가 되었습니다.
Akrepler avlarını deniz dışında avlamaya başladı, sülükler solucan haline geldi.Les scorpions ont suivi les proies hors de l'eau. Les limaces sont devenues escargots.
Akrepler avlarını deniz dışında avlamaya başladı, sülükler solucan haline geldi.Los escorpiones siguieron a sus presas fuera del mar. Las babosas se hicieron caracoles
Akrepler avlarını deniz dışında avlamaya başladı, sülükler solucan haline geldi.Os escorpiões seguem a presa que sai do mar. Lesmas transformam-se em caracóis.
Akrepler avlarını deniz dışında avlamaya başladı, sülükler solucan haline geldi.Schorpioenen volgden hun prooi, de zee uit. Naaktslakken werden slakken.
Akrepler avlarını deniz dışında avlamaya başladı, sülükler solucan haline geldi.Scorpionii urmăresc prada afară din mare. Limacșii au devenit melci.
Akrepler avlarını deniz dışında avlamaya başladı, sülükler solucan haline geldi.Skorpione folgen ihren Opfern an Land. Nacktschnecken wuchsen Schalen.
Akrepler avlarını deniz dışında avlamaya başladı, sülükler solucan haline geldi.Skorpionit seurasivat saalista maalle. Etanoista tuli kotiloita.
Akrepler avlarını deniz dışında avlamaya başladı, sülükler solucan haline geldi.Škorpióny nasledujú svoju korisť z mora. Zo slizniakov sa stali slimáky.
Akrepler avlarını deniz dışında avlamaya başladı, sülükler solucan haline geldi.Skorpiony wynurzyły się goniąc zdobycz. Nagie ślimaki doczekały się muszli.
Akrepler avlarını deniz dışında avlamaya başladı, sülükler solucan haline geldi.Οι σκορπιοί ακολούθησαν τα θηράματά τους από τη θάλασσα. Οι γυμνοσάλιαγκες έγιναν σαλιγκάρια.
Akrepler avlarını deniz dışında avlamaya başladı, sülükler solucan haline geldi.В поисках добычи из моря вышли скорпионы. Слизни превратились в улиток.
Akrepler avlarını deniz dışında avlamaya başladı, sülükler solucan haline geldi.Скорпионите следват плячката извън морето. Плужеците стават охлюви.
Akrepler avlarını deniz dışında avlamaya başladı, sülükler solucan haline geldi.העקרבים עוקבים אחר טרפם אל מחוץ לים. הרכיכות נעשות שבלולים.
Akrepler avlarını deniz dışında avlamaya başladı, sülükler solucan haline geldi.العقارب إتبعت فريستها خارج البحر. و الديدان أصبحت قواقع.
Akrepler avlarını deniz dışında avlamaya başladı, sülükler solucan haline geldi.魚は両生類を試行錯誤し カエルは砂漠に適応しました
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok."Azt mondták "Nos, talán nincs túl sok matematikus, aki csak ücsörög, és tengeri csigákat bámul."
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok.""Bene, suppongo che non ci siano molti matematici seduti qua e là ad osservare molluschi di mare."
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok.""Bueno, supongo que no hay muchos matemáticos observando las babosas de mar".
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok.""Ik denk dat er niet veel wiskundigen zijn die kijken naar zeeslakken."
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok."Ils ont dit : " Je pense qu'il y a peu de mathématiciens qui observent les limaces de mer. "
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok.""Julgo que não há muitos matemáticos "sentados a observar lesmas do mar."
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok."그들은 이렇게 말했어요 "음.. 제 생각에 많은 과학자들은 해수동물들을 직접 관찰하지 않아서 일거 같네요."
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok.""Pai, banuiesc ca nu foarte multi matematicieni stau si se uita la echinoderme."
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok."Powiedzieli, że "Pewnie nie ma zbyt wielu matematyków, którzy się wpatrują w ślimaki morskie".
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok."Rekli so, "Najbrž res ni veliko matematikov, ki opazujejo morske polže."
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok.""Tja, wahrscheinlich gibt es nicht viele Mathematiker, die herumsitzen und sich Nacktschnecken anschauen."
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok.""Ами, предполагам, че не са толкова много математиците, които седят и наблюдават морски охлюви."
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok."Они сказали: "Ну, наверное, не так много математиков сидит и разглядывает морских слизней".
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok."הם אמרו, "כנראה שלא היו כל-כך הרבה מתמטיקאים שישבו והתבוננו בשבלולי-ים."
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok."لقد قالوا، " حسناً لا نعتقد أن هنالك علماء رياضيات يجلسون في الجوار ليتأملوا الرخويات البحرية."
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok."少ないからではないか と言われました もっともな意見ですが それよりも重大なのは
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod