Söz gümüşse sükût altındır.Speech is silver, but silence is golden.
Söz gümüşse, sukut altındır.Speech is silver, silence is gold.
Söz gümüşse sükut altın.Least said, soonest mended.
Sükut altındır ama bir yabancı dil öğrenmeye çalışırken değil.Silence is golden, but not when trying to learn a foreign language.
Söz gümüşse, sükut altındır.Speech is silver, silence is golden.
Sükût ikrardan gelir.Silence implies consent.
Atasözünde dendiği gibi; söz gümüşse, sükut altındır.As the saying goes: Speech is silver, silence is gold.
Bazıları söz gümüşse sükut altındır diyorlar.Some say that speech is worth silver, but silence is worth gold.
Oldukça sukutuhayale uğradık.We're pretty disappointed.
Örnek 1: Sükût ikrardan gelir!Request 1: Capture the Thief !
Sükut altındır.Neckties are loud.
Ve ikisi de bir tür sukût gerektiriyor.And both require silence of some sort.
Sükut altındır.Schweigen ist Gold.
“Тишина-Tişina” - Sükut.Pilzkunde – Taub Raum Stumm.
Söz gümüşse, sükut altındır.إذا كان الكلام من فضة فالسكوت من ذهب.
Ömrümde Sükût, Otuz Beş Yaş ve Düşten Güzel'deki şiirlerin sıralanış düzenine dokunmadım."'Vergeet niet dat ik al 14, 15 jaar training achter de rug heb.
Lûgat, sükûnet, hükûmet, mahkûm, malûm, sükût gibi.Vid verb som (för)orsaka, föranleda, framkalla etcetera är orsaksuttrycket satsens subjekt.
Söz gümüşse sükût altındır.Cuvântul e de argint, tăcerea e de aur.
Tutmak anlamına gelen "İmsak" da, sükuta benzer bir ilkedir.(Se også artikler, som begynder med Durup Sogn) Durup Sogn er et sogn i Salling.
Ömrümde Sükût, Otuz Beş Yaş ve Düşten Güzel'deki şiirlerin sıralanış düzenine dokunmadım."Jeg har ikke haft det så sjovt med et 3D-platformspil i lang, lang tid."
Lûgat, sükûnet, hükûmet, mahkûm, malûm, sükût gibi.Al-Mufaṣṣal (surah-surah singkat), seperti Adh-Dhuha, Al-Ikhlas, Al-Falaq, An-Nas dan sebagainya.
Lûgat, sükûnet, hükûmet, mahkûm, malûm, sükût gibi.同様に高い者と低い者、不具と跛、盲と聾、その他奇異な者がいる。
Örnek 1: Sükût ikrardan gelir!第1話「サイぼん登場!
Tutmak anlamına gelen "İmsak" da, sükuta benzer bir ilkedir.荒魂は先鋒(さき)として師船(みいくさのふね)を導かむ」という神託があったとある。
Tutmak anlamına gelen "İmsak" da, sükuta benzer bir ilkedir.這些額外的內能或稱為應變能,就如同壓縮的彈簧。
Tutmak anlamına gelen "İmsak" da, sükuta benzer bir ilkedir.잡염심소(雜染心所) "염(念)심소는 역시 일찍이 익힌 것의 양상을 요별한다.
“Тишина-Tişina” - Sükut."ודומם" - שותק.
Sükut altındır.A nyakkendő harsány.
Sükut altındır.As gravatas são gritantes.
Sükut altındır.Cà vạt thì lòe loẹt.
Sükut altındır.Cravatele sunt țipătoare.
Sükut altındır.Dasi itu lantang.
Sükut altındır.Die Farben einer Krawatte sind schrill.
Sükut altındır.넥타이는 야단스럽고요.
Sükut altındır.Krawaty są głośne.
Sükut altındır.Las corbatas son escandalosas.
Sükut altındır.le cravatte sono sgargianti
Sükut altındır.Les cravates sont criardes.
Sükut altındır.Některé věci bijí do očí.
Sükut altındır.Slipsar kan vara skrikiga.
Sükut altındır.Stropdassen zijn schreeuwerig.
Sükut altındır.Οι γραβάτες είναι δυνατές.
Sükut altındır.Вратовръзките са крещящи.
Sükut altındır.Краватки крикливі.
Sükut altındır.Кричащий галстук.
Sükut altındır.העניבה רועשת.
Sükut altındır.ربطات العنق .. مرتفعة الصوت
Sükut altındır.性的魅力のある人は熱く
Ve ikisi de bir tür sukût gerektiriyor.Ambas necesitan algún tipo de silencio.
Ve ikisi de bir tür sukût gerektiriyor.Ambas requerem um certo silêncio.
Ve ikisi de bir tür sukût gerektiriyor.Beide vereisen stilte.
Ve ikisi de bir tür sukût gerektiriyor.Cả hai đều yêu cầu sự yên lặng.
Ve ikisi de bir tür sukût gerektiriyor.Dan keduanya memerlukan kesunyian.
Ve ikisi de bir tür sukût gerektiriyor.Ed entrambi necessitano di un particolare silenzio.
Ve ikisi de bir tür sukût gerektiriyor.Et les deux nécessitent un certain silence.
Ve ikisi de bir tür sukût gerektiriyor.이 두가지 모두 어떤 종류의 침묵을 요구합니다.
Ve ikisi de bir tür sukût gerektiriyor.Mindkettőnek valamilyen csöndre van szüksége.
Ve ikisi de bir tür sukût gerektiriyor.Obie wymagają pewnego rodzaju ciszy.
Ve ikisi de bir tür sukût gerektiriyor.Și ambele au nevoie de liniște.
Ve ikisi de bir tür sukût gerektiriyor.Und beide brauchen eine besondere Stille.