Fakat ben düşündüm ki burası tam bir sessizlik ve sükunet yeri.Và tôi nghĩ, nhưng đây là một nơi tĩnh lặng tuyệt đối.
Fakat ben düşündüm ki burası tam bir sessizlik ve sükunet yeri.Σκέφτηκα, μα εδώ έχει απόλυτη ησυχία και ηρεμία.
Fakat ben düşündüm ki burası tam bir sessizlik ve sükunet yeri.И си помислих, но това е място на пълен покой и тишина;
Fakat ben düşündüm ki burası tam bir sessizlik ve sükunet yeri.ואני חשבתי, זהו מקום של שקט מוחלט ודממה;
Fakat ben düşündüm ki burası tam bir sessizlik ve sükunet yeri.وفكرت ، ولكن هذا هو مكان الهدوء التام والصمت ؛
Fakat ben düşündüm ki burası tam bir sessizlik ve sükunet yeri.雑音を立てる事はできないと考えました
Helenistik dönemden kalma bu eserde sükuneti görüyoruz.Ale v hélenismu je možné zachytit tento moment odpočinku.
Helenistik dönemden kalma bu eserde sükuneti görüyoruz.(М) На эллинистических произведениях глаз отдыхает.
Helenistik dönemden kalma bu eserde sükuneti görüyoruz.Отже, елліністичне мистецтво дає нам такий момент гармонії.
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››Bagiku tiada ketentraman, aku menderita tanpa kesudahan.
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››Ennenkuin tyynnyin, rauhan ja levon sain, tuli tuska jälleen."
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››Ik vind geen vrede en geen stilte; rust ken ik niet, alleen ellende."
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››Jag får ingen rast, ingen ro, ingen vila; ångest kommer över mig.
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››Jeg har ikke fred, ikke ro, ikke hvile - det kommer alltid ny uro.
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››Je n`ai ni tranquillité, ni paix, ni repos, Et le trouble s`est emparé de moi.
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››Knap har jeg Fred, og knap har jeg Ro, knap har jeg Hvile, så kommer Uro!
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››평강도 없고 안온도 없고 안식도 없고 고난만 임하였구나
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››N'am nici linişte, nici pace, nici odihnă, şi necazul dă peste mine.``
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››Não tenho repouso, nem sossego, nem descanso; mas vem a perturbação.
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››Nebol som hriešne ubezpečený ani som nemal pokoja ani som neodpočíval, a jednako prišla pohroma.
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››Neměl jsem pokoje, aniž jsem se ubezpečil, ani odpočíval, až i přišlo pokušení toto.
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››Nie byłem bezpieczny, anim się uspokoił, anim odpoczywał, a przecież na mię przyszła trwoga.
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››Ni mi miru, ne pokoja, ne počitka, a nova prihaja bridkost!
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››Nincs békességem, sem nyugtom, sem pihenésem, mert nyomorúság támadt reám.
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››Non ho tranquillità, non ho requie, non ho riposo e viene il tormento
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››No tengo tranquilidad; no tengo quietud; no tengo sosiego; más bien, me viene la desesperación
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››Tôi chẳng được an lạc, chẳng được bình tịnh, chẳng được an nghỉ; Song nỗi rối loạn đã áp đến!
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››Tôi chẳng được an_lạc , chẳng được bình tịnh , chẳng được an_nghỉ ; Song nỗi rối_loạn đã áp đến !
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››War ich nicht glückselig? War ich nicht fein stille? Hatte ich nicht gute Ruhe? Und es kommt solche Unruhe!
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››Δεν ειχον ειρηνην ουδε αναπαυσιν ουδε ησυχιαν οργη επηλθεν επ' εμε.
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››Не бях на мир, нито на покой, нито в охолност; Но пак смущение ме нападна.
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››Нет мне мира, нет покоя, нет отрады: постигло несчастье.
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››לא שלותי ולא שקטתי ולא נחתי ויבא רגז׃
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››لم اطمئن ولم اسكن ولم استرح وقد جاء الرجز
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››我 不 得 安 逸 、 不 得 平 靜 、 也 不 得 安 息 . 卻 有 患 難 來 到
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››我 不 得 安逸 、 不 得 平靜 、 也 不 得 安息 . 卻有 患難 來到
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.A mulher aprenda em silêncio com toda a submissão.
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.Az asszony csendességben tanuljon teljes engedelmességgel.
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.Ðờn bà phải yên lặng mà nghe dạy, lại phải vâng phục mọi đàng.
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.Ðờn bà phải yên_lặng mà nghe dạy , lại phải vâng phục mọi đàng .
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.Ein Weib lerne in der Stille mit aller Untertänigkeit.
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.En Kvinde bør i Stilhed lade sig belære, med al Lydighed;
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.En kvinne skal la sig lære i stillhet, med all lydighet;
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.Femeia să înveţe în tăcere, cu toată supunerea.
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.여자는 일절 순종함으로 종용히 배우라
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.Kvinnan bör i stillhet låta sig undervisas och därvid helt underordna sig.
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.La donna impari in silenzio, con tutta sottomissione
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.La mujer aprenda en silencio, con toda sujeción
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.Niewiasta niech się uczy w milczeniu ze wszelkiem poddaństwem.
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.Oppikoon nainen hiljaisuudessa, kaikin puolin alistuvaisena;
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.Que la femme écoute l`instruction en silence, avec une entière soumission.
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.Vrouwen moeten nederig zijn en rustig luisteren naar wat hun geleerd wordt.
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.Wanita harus belajar dengan berdiam diri dan patuh
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.Žena ať se učí mlčeci, ve všeliké poddanosti.
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.Žena naj se na tihem uči v vsej podložnosti.
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.Žena nech sa v tichosti učí s celou poddanosťou.
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.Η γυνη ας μανθανη εν ησυχια μετα πασης υποταγης
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.Жена да учится в безмолвии, со всякою покорностью;
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.Жінка мовчки нехай вчить ся усякої покори.
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.(защото човек ако не знае да управлява своя си дом, как ще се грижи за Божията църква?)