sözlü ile cümle
sözlü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bir sözlük aldım.I bought a dictionary.
Yarın bir sözlü sınavım var.Tomorrow I have an oral test.
Tom da bir sözlük aldı.Tom bought a dictionary, too.
Tom'un doğru sözlü olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom is being truthful.
Tom'un açık sözlülüğünü seviyorum.I like Tom's straight-forwardness.
Sami açık sözlüydü.Sami was outspoken.
O kelimeyi sözlükte bulamadım.I could not find that word in the dictionary.
O sözcüğü sözlükte bulamadım.I could not find that word in the dictionary.
Aradığım kelimeyi sözlükte bulamadım.I couldn't find the word I was looking for in the dictionary.
Sami'nin sözlüğü koltuğun üstünde duruyordu.Sami's dictionary was sitting on the seat.
Telefonunuzda bir sözlük var mı?Do you have a dictionary on your phone?
Latince bir sözlüğe ihtiyacım var.I need a Latin dictionary.
Sözlük nerede?Where's the dictionary?
Sözlüğü kullanabilirsiniz.You can use the dictionary.
İyi bir sözlük olmadan hiçbir şey yapamazsın.Without a good dictionary, you can't do anything.
Tom, Mary'ye Fransızca-İngilizce bir sözlük verdi.Tom gave a French-English dictionary to Mary.
Tom bana bir sözlük verdi.Tom gave me a dictionary.
O sözlüklerin ikisi de benim.Both of those dictionaries are mine.
Bu, öğretmenimin satın almamı tavsiye ettiği sözlük.This is the dictionary my teacher recommended I buy.
İyi bir Fransızca-İngilizce sözlüğe ihtiyacım var.I need a good French-English dictionary.
Gerçekten nasıl yazıldığını görmek için sözlükte kelimeye baktın mı?Have you looked up the word in a dictionary to see how it's actually spelled?
Bu sözlüğü artık kullanmıyorum.I don't use this dictionary anymore.
Onu sözlüksüz yapamam.I cannot do it without the dictionary.
Bu kelime benim sözlüğümde yok.That word isn't in my dictionary.
Sözlüğümü kaybettim.I lost my dictionary.
Bu senin sözlüğün değil, değil mi?That isn't your dictionary, is it?
Elinin altında bir sözlük bulundur.Keep a dictionary within easy reach.
Kitaplıkta bol miktarda sözlük var.There are plenty of dictionaries in the bookcase.
Tom sözlü dövüş sanatında çok iyidir.Tom is very good at tongue fu.
En son ne zaman bir sözlük kullandım, hatırlamıyorum bile.I can't even remember the last time I used a dictionary.
Bu nedenle 1935-1940 yılları arasında Kral'a karşı ya da diktatörlüğüne karşı açık sözlü değildi.That is why during 1935-1940 he was not outspoken against the King or against the dictatorship.
Hikâyenin daha önceki sözlü veya yazılı versiyonu herhangi bir dilde bilinmemektedir.No earlier oral or written version of the story is known in any language.
Şiddet karşıtlığı (Sözlü ve Fiziksel).Rejection of violence (both physical and verbal).
Nişanyan Sözlük.Nişanyan Sözlük.
Sözlük şimdi Wikipedia ve aynı zamanda Appleden terminoloji bir sözlük araması yapabilir.Dictionary can now search Wikipedia, and a dictionary of Apple terminology as well.
Ayrıca, Akademi Türk dillerinin sözlüklerini üretmiştir.In addition, the Academy produced dictionaries of Turkic languages.
Sözlükte aradınız mı hiç?Did you ever look it up in the dictionary?
Dört ila altı finalist viva voce ya da sözlü sınava davet edilirler.Four to six finalists are invited to a viva voce or oral examination.
1844-1849 yıllarında büyük çalışması - bir Moğolca - Rusça - Fransızca sözlüğü yayınladı.In the years 1844-1849 he published his major work - a Mongolian - Russian - French dictionary.
Misalli Büyük Türkçe Sözlük.Misalli Büyük Türkçe Sözlük .
Karadeniz Ansiklopedik Sözlük, İstanbul, 2005.Karadeniz Ansiklopedik Sözlük, İstanbul, 2005.
Adını unutan ülke: Türkiye'de adı değiştirilen yerler sözlüğü (1. bas.).Adını unutan ülke: Türkiye'de adı değiştirilen yerler sözlüğü (in Turkish) (1. basım. ed.).
Istanbul. Redhouse Yeni Türkçe-İngilizce Sözlük.Redhouse Yeni Türkçe-İngilizce Sözlük.
Bazı sözlükler ve akademik disiplinler sözcüklere farklı tanımlar verirken bazıları vermemektedir.Some dictionaries and academic disciplines give them different definitions while others do not.
Sözlü olarak ekolokasyon sinyallari yayarlar ve bu nedenle navigasyon için açık ağızlarıyla uçarlar.They emit echolocation signals orally, and thus fly with their mouths open for navigation.
Genel olarak filmde 126 sözlü rol bulunmaktadır.Overall, there are 126 speaking parts in the film.
Bu nedenle sözlük kolayca değiştirilemez.Therefore, the lexicon cannot easily be modified.
Kasım 2006'da Bechdel, Amerikan Mirası Sözlüğünün Kullanım Paneli'nde katılımcı olarak davet edildi.In November 2006, Bechdel was invited to sit on the Usage Panel of the American Heritage Dictionary.
Kişi Adları Sözlüğü."Kişi Adları Sözlüğü.
Türkçe Sözlü Hafif Anadolu Müziği, Arto Tunçboyacıyan'ın 2004 yılında yayınlanan albümü.Türkçe Sözlü Hafif Anadolu Müziği is an album by Arto Tunçboyacıyan released in 2004.
Buna dair örnekler Cambridge Sözlük, İnsan Biyolojisi ve Evrimi kitabında görülebilir.This is seen for example throughout The Cambridge Dictionary of Human Biology and Evolution.
Maya Jribi aynı zamanda açık sözlü bir feministti.Maya Jribi was an outspoken feminist.
Bu sayede DKC yetkilileri merhum başkanın "sözlü ifadesi"ni yerine getirmişlerdir.By doing so, DRC officials were accomplishing the "verbal testimony" of the deceased President.
Mühendislik gibi diğer alanlarda sözlü tasarım medyasının kullanımı yaygın olabilir.In other areas like engineering, the use of verbal design media may be prevalent.
Sözlük bölümü yaklaşık 3500 sözcük içerir.The dictionary contains a total of around 3,500 entries.
Bu kurallar: Doğru sözlü olmak (Sıdk al-Lisan).One of them is The Truth in Lending Act (TILA).
Karadeniz Ansiklopedik Sözlük.Karadeniz Ansiklopedik Sözlük.
Türk Dil Kurumu, Güncel Türkçe sözlük.Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlük.
Türkçe Sözlük (2009).Commission on the Filipino Language (2009).
Putnam, 1973 Ulusal Biyografi, Volume15 Oxford Sözlük.Putnam, 1973 Oxford Dictionary of National Biography, Volume15.