sözlü ile cümle
sözlü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Benim o güzel kağıt sözlüklerimi elimden alacaklar mı? "الناس سيأخذون قاموسي الجميل بعيدا , قاموسي الورقي ؟ "
Benim o güzel kağıt sözlüklerimi elimden alacaklar mı? "違います 紙の辞書は今後も生き続けます
Benim sözlüğümde pes etmek yokOdpuścić? Nie znam tego słowa.
Benim sözlüğümde pes etmek yok¿Renunciar?, eso ni siquiera está en mi vocabulario.
Bilginiz olsun diye söylüyorum, benim sözlüksel bir düdüğüm yok!A abyste věděli, já nemám lexikografickou píšťalku.
Bilginiz olsun diye söylüyorum, benim sözlüksel bir düdüğüm yok!Bare så I ved det; jeg har ikke en leksikografisk fløjte.
Bilginiz olsun diye söylüyorum, benim sözlüksel bir düdüğüm yok!Các bạn biết đấy, tôi chẳng có cái còi từ điển học nào.
Bilginiz olsun diye söylüyorum, benim sözlüksel bir düdüğüm yok!Csak hogy tudják, nekem nincsen lexikográfusi sípom.
Bilginiz olsun diye söylüyorum, benim sözlüksel bir düdüğüm yok!Doar ca să ştiţi, eu nu am un fluier lexicografic.
Bilginiz olsun diye söylüyorum, benim sözlüksel bir düdüğüm yok!하지만, 저는 '사전 편찬용 호루라기'도 없는 걸요.
Bilginiz olsun diye söylüyorum, benim sözlüksel bir düdüğüm yok!Mała uwaga: nie mam policyjnego gwizdka
Bilginiz olsun diye söylüyorum, benim sözlüksel bir düdüğüm yok!Nur damit Sie es wissen, ich habe keine lexikografische Trillerpfeife.
Bilginiz olsun diye söylüyorum, benim sözlüksel bir düdüğüm yok!Overigens: ik heb geen lexicografisch fluitje.
Bilginiz olsun diye söylüyorum, benim sözlüksel bir düdüğüm yok!Para que sepan, yo no tengo ningún silbato lexicográfico.
Bilginiz olsun diye söylüyorum, benim sözlüksel bir düdüğüm yok!Per vostra informazione io non ho un fischietto lessicografico.
Bilginiz olsun diye söylüyorum, benim sözlüksel bir düdüğüm yok!Pour votre information, je n'ai pas de sifflet lexicographique.
Bilginiz olsun diye söylüyorum, benim sözlüksel bir düdüğüm yok!Toliko da veste, nimam leksikografske piščalke.
Bilginiz olsun diye söylüyorum, benim sözlüksel bir düdüğüm yok!Και για να ξέρετε, δεν έχω καν λεξικογραφική σφυρίχτρα.
Bilginiz olsun diye söylüyorum, benim sözlüksel bir düdüğüm yok!Просто за да ви уведомя - нямам лексикографична свирка.
Bilginiz olsun diye söylüyorum, benim sözlüksel bir düdüğüm yok!Чтобы вы знали, у меня нет лексикографического свистка.
Bilginiz olsun diye söylüyorum, benim sözlüksel bir düdüğüm yok!רק שתדעו, אין לי משרוקית מילונאית
Bilginiz olsun diye söylüyorum, benim sözlüksel bir düdüğüm yok!لإعطائكم فكرة , ليس هناك صوت واضح لصانع المعجم .
Bilginiz olsun diye söylüyorum, benim sözlüksel bir düdüğüm yok!良い単語が辞書に収まるように導いて
Bilgisayar da yabancı dili aynı şekilde öğrenebilir; sözlüğe bakar ve kuralları uygular.참조하여 외국어를 배울 수 있습니다.
Bilgisayar da yabancı dili aynı şekilde öğrenebilir; sözlüğe bakar ve kuralları uygular.lahko tujega jezika uči na enak način: na podlagi besedišča in niza pravil.
Bilgisayar da yabancı dili aynı şekilde öğrenebilir; sözlüğe bakar ve kuralları uygular.Un computer poate învăţa o limbă străină în acelaşi mod - utilizând un vocabular şi un set de reguli.
Bilirsin, akıl sağlığım hakkında sözlü olmayan ipuçları arıyorlar.Anh ta bảo "Anh biết đấy, người ta luôn cố tìm ra các dấu hiệu không lời cho tình trạng tâm thần của tôi.
Bilirsin, akıl sağlığım hakkında sözlü olmayan ipuçları arıyorlar.Azt mondta, "Tudod, mindig keresik a mentális állapotomra utaló nonverbális jeleket.
Bilirsin, akıl sağlığım hakkında sözlü olmayan ipuçları arıyorlar.Él: "Siempre observan aspectos externos para obtener pistas no verbales de mi estado mental.
Bilirsin, akıl sağlığım hakkında sözlü olmayan ipuçları arıyorlar.Er sagte: "Wissen Sie, sie halten immer Ausschau nach non-verbalen Hinweisen zu meinem mentalen Zustand.
Bilirsin, akıl sağlığım hakkında sözlü olmayan ipuçları arıyorlar.Ha detto, "Sai, cercano sempre indizi non verbali sul mio stato mentale.
Bilirsin, akıl sağlığım hakkında sözlü olmayan ipuçları arıyorlar.Hij zei:"Ze zijn altijd op zoek naar non-verbale aanwijzingen voor mijn mentale toestand.
Bilirsin, akıl sağlığım hakkında sözlü olmayan ipuçları arıyorlar.Il a dit : " Tu sais, ils cherchent toujours des indices non verbaux de mon état d'esprit.
Bilirsin, akıl sağlığım hakkında sözlü olmayan ipuçları arıyorlar.그가 반문했습니다. "그 사람들은 항상 제 정신 상태에 대한 비언어적 단서를 찾아내려고 해요.
Bilirsin, akıl sağlığım hakkında sözlü olmayan ipuçları arıyorlar."Mereu caută indicii non-verbale pentru starea mea."
Bilirsin, akıl sağlığım hakkında sözlü olmayan ipuçları arıyorlar.Oni zawsze szukają niewerbalnych wskazówek co do mojego stanu psychicznego.
Bilirsin, akıl sağlığım hakkında sözlü olmayan ipuçları arıyorlar.(Risos) E ele: "Eles estão sempre à procura
Bilirsin, akıl sağlığım hakkında sözlü olmayan ipuçları arıyorlar.Vravel: "Vieš, stále hľadajú neverbálne náznaky o mojom duševnom stave.
Bilirsin, akıl sağlığım hakkında sözlü olmayan ipuçları arıyorlar.Είπε: "Ξέρεις, αναζητούν συνεχώς μη λεκτικά στοιχεία που δείχνουν τη νοητική μου κατάσταση.
Bilirsin, akıl sağlığım hakkında sözlü olmayan ipuçları arıyorlar.Он говорит: "Ты знаешь, они всегда выискивают невербальное подтверждение моему психическому состоянию.
Bilirsin, akıl sağlığım hakkında sözlü olmayan ipuçları arıyorlar.(Сміх) Він сказав: "Знаєте, вони постійно вишукують невербальні ознаки мого психчного стану.
Bilirsin, akıl sağlığım hakkında sözlü olmayan ipuçları arıyorlar.Той каза: "Те винаги търсят невербални знаци, за да установят умственото ми състояние.
Bilirsin, akıl sağlığım hakkında sözlü olmayan ipuçları arıyorlar.הוא אמר, "הם כל הזמן מחפשים רמזים בלתי-מילוליים למצבי הנפשי.
Bilirsin, akıl sağlığım hakkında sözlü olmayan ipuçları arıyorlar.قال: "أنت تعلم، إنهم دائما يبحثون عن الدلائل غير اللفظية لحالتي العقلية.
Bilirsin, akıl sağlığım hakkında sözlü olmayan ipuçları arıyorlar.言葉以外の手がかりを いつも探しているのさ でも正常な座り方って どうやればいいんだ?
Bilirsiniz, bu benim eski yırtık pırtık sözlüğümdü.Bạn biết đấy, đương nhiên đây chỉ là cuốn từ điển cũ kỹ.
Bilirsiniz, bu benim eski yırtık pırtık sözlüğümdü.Claro que isto era o meu velho dicionário de sinónimos.
Bilirsiniz, bu benim eski yırtık pırtık sözlüğümdü.Era dicționarul meu vechi.
Bilirsiniz, bu benim eski yırtık pırtık sözlüğümdü.Goed, dit is natuurlijk m'n goeie ouwe thesaurus.
Bilirsiniz, bu benim eski yırtık pırtık sözlüğümdü.물론, 낡고 오래된 사전이라
Bilirsiniz, bu benim eski yırtık pırtık sözlüğümdü.Natürlich war das ein ausgefranstes, altes Synonym-Wörterbuch.
Bilirsiniz, bu benim eski yırtık pırtık sözlüğümdü.No ale był to stary słownik.
Bilirsiniz, bu benim eski yırtık pırtık sözlüğümdü.Saben, claro, que este era mi tesauro viejo y raído.
Bilirsiniz, bu benim eski yırtık pırtık sözlüğümdü.Samozrejme, toto je môj starý, zničený slovník.
Bilirsiniz, bu benim eski yırtık pırtık sözlüğümdü.Sapete, stiamo parlando naturalmente di un mio vecchio dizionario dei sinonimi.
Bilirsiniz, bu benim eski yırtık pırtık sözlüğümdü.Saya lalu membela diri, thesaurus saya itu edisi lama
Bilirsiniz, bu benim eski yırtık pırtık sözlüğümdü.Víte, ve skutečnosti to byl můj ošuntělý, starý slovník.
Bilirsiniz, bu benim eski yırtık pırtık sözlüğümdü.Vous savez, bien sûr, c'est mon vieux dictionnaire en loques.
Bilirsiniz, bu benim eski yırtık pırtık sözlüğümdü.Βέβαια αυτός είναι o παλιός, κουρελιασμένος θησαυρός μου.
Bilirsiniz, bu benim eski yırtık pırtık sözlüğümdü.Разбира се, това е старият ми, парцалив тълковен речник.