sözlü ile cümle

sözlü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Aklımızdaki sözlüğün ne olduğu fikri onun saltanatından beri değişmedi.Unsere Vorstellung von einem Wörterbuch hat sich seit ihrer Herrschaft nicht verändert.
Aklımızdaki sözlüğün ne olduğu fikri onun saltanatından beri değişmedi.Vores forestilling om hvad en ordbog er, har ikke ændret sig siden hendes regeringstid.
Aklımızdaki sözlüğün ne olduğu fikri onun saltanatından beri değişmedi.Ý niệm của chúng tôi về từ điển không hề thay đổi kể từ khi bà ta lên ngôi trị vì.
Aklımızdaki sözlüğün ne olduğu fikri onun saltanatından beri değişmedi.Η ιδέα μας για τα λεξικά δεν έχει αλλάξει από την εποχή της βασιλείας της.
Aklımızdaki sözlüğün ne olduğu fikri onun saltanatından beri değişmedi.Нашата представа за това какво е речник не се е променила за времето на нейното управление.
Aklımızdaki sözlüğün ne olduğu fikri onun saltanatından beri değişmedi.Наше представление о словаре не изменилось с её правления.
Aklımızdaki sözlüğün ne olduğu fikri onun saltanatından beri değişmedi.Наше уявлення про словник не змінилося з часів її правління.
Aklımızdaki sözlüğün ne olduğu fikri onun saltanatından beri değişmedi.ההגדרה שלנו למהו מילון לא השתנתה מאז השלטון שלה
Aklımızdaki sözlüğün ne olduğu fikri onun saltanatından beri değişmedi.فكرتنا عن القاموس لم تتغير منذ حكمها .
Aklımızdaki sözlüğün ne olduğu fikri onun saltanatından beri değişmedi.近代の辞書が女王の不興をかうとすれば
Alkollüyken son derece açık sözlü olduğumu da bil.Als ik dronken ben, word ik brutaal eerlijk.
Alkollüyken son derece açık sözlü olduğumu da bil.Când beau, sunt brutal de sinceră.
Alkollüyken son derece açık sözlü olduğumu da bil.Piásan brutálisan őszinte leszek.
Alkollüyken son derece açık sözlü olduğumu da bil.Quando estou com uns copos fico brutalmente franca.
Alkollüyken son derece açık sözlü olduğumu da bil.Y cuando bebo me vuelvo muy franca...
Ama bilgisayarlar sözlük derleme sürecini hızlandırmaktan çok da fazlasını yapmıyorlar.Aber Computer tun nicht viel mehr als den Prozess des Zusammentragens von Wörterbüchern zu beschleunigen.
Ama bilgisayarlar sözlük derleme sürecini hızlandırmaktan çok da fazlasını yapmıyorlar.Ale komputery mogą jedynie przyspieszyć tworzenie słowników.
Ama bilgisayarlar sözlük derleme sürecini hızlandırmaktan çok da fazlasını yapmıyorlar.Ale počítače nedělají o moc víc, než že urychlují proces sestavování slovníků.
Ama bilgisayarlar sözlük derleme sürecini hızlandırmaktan çok da fazlasını yapmıyorlar.Dar computerele nu fac altceva decât să sporească viteza de alcătuire a dicţionarelor.
Ama bilgisayarlar sözlük derleme sürecini hızlandırmaktan çok da fazlasını yapmıyorlar.De a számítógépek sem tesznek többet a szótárszerkesztés felgyorsításánál.
Ama bilgisayarlar sözlük derleme sürecini hızlandırmaktan çok da fazlasını yapmıyorlar.그래도 컴퓨터로 인해서 변한 것은 오로지 사전을 편찬하는 속도가
Ama bilgisayarlar sözlük derleme sürecini hızlandırmaktan çok da fazlasını yapmıyorlar.Maar computers doen niet veel meer dan het proces van het compileren van woordenboeken versnellen.
Ama bilgisayarlar sözlük derleme sürecini hızlandırmaktan çok da fazlasını yapmıyorlar.Ma i computer non fanno molto di più che accelerare la procedura di compilazione dei dizionari.
Ama bilgisayarlar sözlük derleme sürecini hızlandırmaktan çok da fazlasını yapmıyorlar.Mais les ordinateurs ne font pas beaucoup plus qu'accélérer le processus de compilation des dictionnaires.
Ama bilgisayarlar sözlük derleme sürecini hızlandırmaktan çok da fazlasını yapmıyorlar.Mas os computadores não fazem muito mais do que acelerar o processo de compilar dicionários.
Ama bilgisayarlar sözlük derleme sürecini hızlandırmaktan çok da fazlasını yapmıyorlar.Men computere gør ikke meget mere end, at gøre udarbejdelsen af ordbøger hurtigere.
Ama bilgisayarlar sözlük derleme sürecini hızlandırmaktan çok da fazlasını yapmıyorlar.Nhưng máy tính không làm gì khác việc đẩy nhanh tiến độ biên soạn từ điển.
Ama bilgisayarlar sözlük derleme sürecini hızlandırmaktan çok da fazlasını yapmıyorlar.Pero las computadoras no hacen mucho más que acelerar el proceso de compilar diccionarios.
Ama bilgisayarlar sözlük derleme sürecini hızlandırmaktan çok da fazlasını yapmıyorlar.Toda računalniki niso naredili nič drugega kot pospešili procesa sestavljanja slovarjev.
Ama bilgisayarlar sözlük derleme sürecini hızlandırmaktan çok da fazlasını yapmıyorlar.Όμως οι υπολογιστές το μόνο που κάνουν είναι να επισπεύδουν τη διαδικασία σύνταξης των λεξικών.
Ama bilgisayarlar sözlük derleme sürecini hızlandırmaktan çok da fazlasını yapmıyorlar.Але комп'ютери тільки пришвидшують процес укладання словників.
Ama bilgisayarlar sözlük derleme sürecini hızlandırmaktan çok da fazlasını yapmıyorlar.Но компьютеры делают не больше, чем ускоряют процесс составления словарей.
Ama bilgisayarlar sözlük derleme sürecini hızlandırmaktan çok da fazlasını yapmıyorlar.Но компютрите не правят много повече от това да ускоряват процеса на компилиране на речници.
Ama bilgisayarlar sözlük derleme sürecini hızlandırmaktan çok da fazlasını yapmıyorlar.אבל מחשבים לא עושים הרבה מעבר ללהאיץ את מהירות החיבור של מילונים
Ama bilgisayarlar sözlük derleme sürecini hızlandırmaktan çok da fazlasını yapmıyorlar.لكن الكمبيوترات لا تفعل أكثر من أنها تسرع بخطوات تجميع القواميس .
Ama bilgisayarlar sözlük derleme sürecini hızlandırmaktan çok da fazlasını yapmıyorlar.辞書編纂のスピードを上げることぐらいです 辞書そのものを変えることはありません
Ama mesele şu ki, sözlüğü tüm dil haline getirebiliriz.Aber der Punkt ist doch, dass wir das Wörterbuch zur gesamten Sprache machen könne.
Ama mesele şu ki, sözlüğü tüm dil haline getirebiliriz.Ale zajímavá věc je, že bychom mohli udělat ze slovníku celý jazyk.
Ama mesele şu ki, sözlüğü tüm dil haline getirebiliriz.De az a helyzet, hogy lehetne a szótár akár az egész nyelv is.
Ama mesele şu ki, sözlüğü tüm dil haline getirebiliriz.Het punt is dat we het woordenboek tot de hele taal zouden kunnen maken.
Ama mesele şu ki, sözlüğü tüm dil haline getirebiliriz.하지만 이제는 사전이 언어 전체를 포함하도록 만들 수 있어요.
Ama mesele şu ki, sözlüğü tüm dil haline getirebiliriz.Ma il punto è che possiamo fare in modo che il dizionario sia tutta la lingua.
Ama mesele şu ki, sözlüğü tüm dil haline getirebiliriz.Mas a questão é que podemos fazer do dicionário toda a língua.
Ama mesele şu ki, sözlüğü tüm dil haline getirebiliriz.Men sagen er den, at vi kunne gøre ordbogen til hele sproget.
Ama mesele şu ki, sözlüğü tüm dil haline getirebiliriz.Nhưng vấn đề là, chúng ta có thể làm cho từ điển là cả ngôn ngữ.
Ama mesele şu ki, sözlüğü tüm dil haline getirebiliriz.Nous pouvons faire entrer toute la langue dans le dictionnaire.
Ama mesele şu ki, sözlüğü tüm dil haline getirebiliriz.Stvar je v tem, da bi slovar res lahko predstavljal jezik.
Ama mesele şu ki, sözlüğü tüm dil haline getirebiliriz.Treaba e că, am putea face dicţionarul să fie întreaga limbă.
Ama mesele şu ki, sözlüğü tüm dil haline getirebiliriz.Właściwie moglibyśmy sprawić, by cały język był słownikiem.
Ama mesele şu ki, sözlüğü tüm dil haline getirebiliriz.Το θέμα είναι ότι θα μπορούσαμε να κάνουμε το λεξικό να είναι ολόκληρη η γλώσσα.
Ama mesele şu ki, sözlüğü tüm dil haline getirebiliriz.Але справа в тому, що ми могли б помістити в словник мову повністю.
Ama mesele şu ki, sözlüğü tüm dil haline getirebiliriz.Но дело в том, что мы могли бы поместить в словарь весь язык.
Ama mesele şu ki, sözlüğü tüm dil haline getirebiliriz.Но работата е там, че можем да направим речника целият език.
Ama mesele şu ki, sözlüğü tüm dil haline getirebiliriz.אבל העניין הוא, שאפשר להפוך את המילון להיות כל השפה
Ama mesele şu ki, sözlüğü tüm dil haline getirebiliriz.لكن الأمر هنا , نستطيع ان نجعل من القاموس اللغة كلها .
Ama mesele şu ki, sözlüğü tüm dil haline getirebiliriz.大きな鍋を使えば、全ての単語をそこに入れられるのです
Ama sözlü güvencelerimize karşın bir kanıt istediler.Aber trotz unserer mündlichen Versprechen, wollten die Studios einen handfesten Nachweis von uns.
Ama sözlü güvencelerimize karşın bir kanıt istediler.Dar, în ciuda asigurărilor noastre verbale, aveau nevoie de dovezi.
Ama sözlü güvencelerimize karşın bir kanıt istediler.Jednak oprócz zapewnień słownych, studia chciały dowodu.
Ama sözlü güvencelerimize karşın bir kanıt istediler.우리의 그러한 설득에도 불구하고, 두 스튜디오는 눈에 보이는 확신을 요구했습니다.

İlgili Sayfalar