sözcükler ile cümle

sözcükler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bunu daha hoş sözcüklerle söylerim.Non vorrei dirgli "fai schifo.
Bunu daha hoş sözcüklerle söylerim.できるだけ角を立てずに 同じことを言うね
Bunun yerine, hayatınıza anlam katan bir sözcükleri var: "İkigai."A la place il y a un mot qui donne un sens à toute votre vie, ce mot, "ikigai".
Bunun yerine, hayatınıza anlam katan bir sözcükleri var: "İkigai."C'è invece una parola che permea tutta la tua vita, e questa parola è 'ikigai'.
Bunun yerine, hayatınıza anlam katan bir sözcükleri var: "İkigai."Chỉ có 1 từ xuyên suốt cuộc đời bạn, đó là "ikigai".
Bunun yerine, hayatınıza anlam katan bir sözcükleri var: "İkigai."Ellenben van egy szó, ami jelen van az egész életben, és ez a szó "ikigai."
Bunun yerine, hayatınıza anlam katan bir sözcükleri var: "İkigai."En su lugar hay una palabra que impregna toda tu vida, y esa palabra es "ikigai".
Bunun yerine, hayatınıza anlam katan bir sözcükleri var: "İkigai."In plaats daarvan is er een woord dat je hele leven omvat, het woord "ikigai".
Bunun yerine, hayatınıza anlam katan bir sözcükleri var: "İkigai."In schimb exista un cuvant care iti umple intreaga viata, iar acel cuvant este "ikigai".
Bunun yerine, hayatınıza anlam katan bir sözcükleri var: "İkigai."Istället finns det ett ord som inbegriper hela livet, och det ordet är "ikigai."
Bunun yerine, hayatınıza anlam katan bir sözcükleri var: "İkigai."I stedet er der ét ord der gennemsyrer hele ens liv, og det ord er "ikigai".
Bunun yerine, hayatınıza anlam katan bir sözcükleri var: "İkigai."Místo něj mají slovo, které prostupuje celým životem a to slovo je "ikigai".
Bunun yerine, hayatınıza anlam katan bir sözcükleri var: "İkigai."Stattdessen gibt es ein Idiom, welches dich dein ganzes Leben lang inspiriert, und dieses Wort is "ikigai".
Bunun yerine, hayatınıza anlam katan bir sözcükleri var: "İkigai."Αντ'αυτού υπάρχει μια λέξη που εμποτίζει όλη σου τη ζωή, και αυτή η λέξη είναι " ικιγκάι. "
Bunun yerine, hayatınıza anlam katan bir sözcükleri var: "İkigai."Вместо това има една дума, която насища целият ви живот, и тази дума е "икигаи."
Bunun yerine, hayatınıza anlam katan bir sözcükleri var: "İkigai."Замість цього існує одне слово, що охоплює все життя загалом, і це слово "ікігай".
Bunun yerine, hayatınıza anlam katan bir sözcükleri var:그 대신 이분들 인생 전체를 아우르는
Bunun yerine, hayatınıza anlam katan bir sözcükleri var:Zamiast tego mają słowo które jest z nimi całe życie
Bunun yerine, hayatınıza anlam katan bir sözcükleri var:Вместо этого есть одно слово, которым охватывается вся жизнь.
Bunun yerine, hayatınıza anlam katan bir sözcükleri var:במקום זה יש מילה אחת הממלאת את כל החיים שלך,
Bunun yerine, hayatınıza anlam katan bir sözcükleri var:بدلا منها يوجد كلمة واحده تلخّص حياتك كاملة بصورة شاملة ,
Bunun yerine, hayatınıza anlam katan bir sözcükleri var:含める単語 「生き甲斐」があります
Bu problemle ilgili sozcuklerimiz bile yetersiz.Brakuje nam nawet słownictwa, by móc zająć się takimi problemami.
Bu problemle ilgili sozcuklerimiz bile yetersiz.Chúng ta thậm chí thiếu cả từ vựng để xử lý vấn đề này.
Bu problemle ilgili sozcuklerimiz bile yetersiz.Chybí nám i slovní zásoba na vyřešení tohoto problému.
Bu problemle ilgili sozcuklerimiz bile yetersiz.Ci manca perfino il vocabolario necessario per gestire questo problema.
Bu problemle ilgili sozcuklerimiz bile yetersiz.De woordenschat ontbreekt om met dit probleem om te gaan.
Bu problemle ilgili sozcuklerimiz bile yetersiz.Dokonca nemáme ani slovnú zásobu, aby sme sa zaoberali týmto problémom.
Bu problemle ilgili sozcuklerimiz bile yetersiz.Il nous manque même le vocabulaire pour faire face à ce problème.
Bu problemle ilgili sozcuklerimiz bile yetersiz.하지만 이 문제를 다루기 위한 용어조차도 갖고 있지 못합니다.
Bu problemle ilgili sozcuklerimiz bile yetersiz.Még a szavaink is hiányoznak a probléma kezeléséhez.
Bu problemle ilgili sozcuklerimiz bile yetersiz.Ne lipseşte până şi vocabularul pentru a trata această problemă.
Bu problemle ilgili sozcuklerimiz bile yetersiz.Ni siquiera tenemos un vocabulario para este problema.
Bu problemle ilgili sozcuklerimiz bile yetersiz.Uns fehlt sogar das Vokabular, mit dem Problem umgehen zu können.
Bu problemle ilgili sozcuklerimiz bile yetersiz.Липсва ни дори речник, за да се справяме с този проблем.
Bu problemle ilgili sozcuklerimiz bile yetersiz.Но у нас даже нет адекватных слов, чтобы говорить об этой проблеме.
Bu problemle ilgili sozcuklerimiz bile yetersiz.אין לנו אפילו את אוצר המילים כדי להתמודד עם הבעיה הזו.
Bu problemle ilgili sozcuklerimiz bile yetersiz.نحن حتى .. لا نملك المصطلحات الكافية للتعبير عن هذه المشكلة
Bu problemle ilgili sozcuklerimiz bile yetersiz.不足しているのです 我々の議論の枠組みが間違っているからなのです
Bu sözcükleri ilk kez ne zaman söylediğini belki de asla bilemeyeceğiz.1952年4月7日
Bu sözcükleri ilk kez ne zaman söylediğini belki de asla bilemeyeceğiz. 7 Nisan 1952Кто знает, когда она впервые произнесла эти слова... 7 апреля 1952
Bu sözcükleri ilk kez ne zaman söylediğini belki de asla bilemeyeceğiz.그녀가 언제 처음으로 이 말을 했는지는 모른다.
Bu sözcükleri ilk kez ne zaman söylediğini belki de asla bilemeyeceğiz.Não se sabe quando o disse pela primeira vez.
Bu sözcükleri ilk kez ne zaman söylediğini belki de asla bilemeyeceğiz.Nie wiadomo kiedy po raz pierwszy powiedziała to zdanie.
Bu sözcükleri ilk kez ne zaman söylediğini belki de asla bilemeyeceğiz.Non si sa quando questa frase fu detta per la prima volta.
Bu sözcükleri ilk kez ne zaman söylediğini belki de asla bilemeyeceğiz.No sabemos cuándo pronunció la frase por primera vez.
Bu sözcükleri ilk kez ne zaman söylediğini belki de asla bilemeyeceğiz.On ignore quand cette phrase a été prononcée pour la première fois.
Bu sözcükleri ilk kez ne zaman söylediğini belki de asla bilemeyeceğiz.Wann sagte sie diesen Satz zum ersten Mal?
‹‹Bu sözcüklerin anlamı şudur: MENE: Tanrı senin krallığının günlerini saydı ve ona son verdi.A tenci jest wykład tych słów: Mene, zliczył Bóg królestwo twoje i do końca je przywiódł.
‹‹Bu sözcüklerin anlamı şudur: MENE: Tanrı senin krallığının günlerini saydı ve ona son verdi.A toto je výklad veci: Mene, sčítaný, (znamená, že) Bôh spočítal tvoje kráľovstvo a ukončil ho.
‹‹Bu sözcüklerin anlamı şudur: MENE: Tanrı senin krallığının günlerini saydı ve ona son verdi.Dan inilah artinya: Dihitung, masa pemerintahan Tuanku telah dihitung oleh Allah dan diakhirinya
‹‹Bu sözcüklerin anlamı şudur: MENE: Tanrı senin krallığının günlerini saydı ve ona son verdi.De uitleg is: 'Mene' betekent 'geteld': God heeft de dagen van uw regering geteld en zij zijn ten einde.
‹‹Bu sözcüklerin anlamı şudur: MENE: Tanrı senin krallığının günlerini saydı ve ona son verdi.e questa ne è l'interpretazione: Mene: Dio ha computato il tuo regno e gli ha posto fine
‹‹Bu sözcüklerin anlamı şudur: MENE: Tanrı senin krallığının günlerini saydı ve ona son verdi.Esta é a interpretação daquilo: MENE: Contou Deus o teu reino, e o acabou.
‹‹Bu sözcüklerin anlamı şudur: MENE: Tanrı senin krallığının günlerini saydı ve ona son verdi.Et voici l`explication de ces mots. Compté: Dieu a compté ton règne, et y a mis fin.
‹‹Bu sözcüklerin anlamı şudur: MENE: Tanrı senin krallığının günlerini saydı ve ona son verdi.Ja tämä on sen selitys: mene merkitsee: Jumala on laskenut sinun valtakuntasi luvun ja on tehnyt siitä lopun.
‹‹Bu sözcüklerin anlamı şudur: MENE: Tanrı senin krallığının günlerini saydı ve ona son verdi.그 뜻을 해석하건대 메네는 하나님이 이미 왕의 나라의 시대를 세어서 그것을 끝나게 하셨다 함이요
‹‹Bu sözcüklerin anlamı şudur: MENE: Tanrı senin krallığının günlerini saydı ve ona son verdi.Nầy là nghĩa những chữ đó : Mê-nê là : Ðức_Chúa_Trời đã đếm nước vua và khiến nó đến cuối_cùng .
‹‹Bu sözcüklerin anlamı şudur: MENE: Tanrı senin krallığının günlerini saydı ve ona son verdi.Nầy là nghĩa những chữ đó: Mê-nê là: Ðức Chúa Trời đã đếm nước vua và khiến nó đến cuối cùng.
‹‹Bu sözcüklerin anlamı şudur: MENE: Tanrı senin krallığının günlerini saydı ve ona son verdi.Och detta är uttydningen därpå: Mene, det betyder: Gud har räknat ditt rikes dagar och gjort ände på det

İlgili Sayfalar