Sözlük mü satın alacaksınız?Are you going to buy a dictionary?
Tutulmamış bir söz hiç verilmemesinden daha iyidir.Better a broken promise than none at all.
Sözcünün yorumları oldukça rahatsız ediciydi.The speaker's comments were highly offensive.
O, babasına verdiği sözü yerine getiremedi.He couldn't fulfill the promise he made to his father.
Söylemeyeceğine söz verdin.You promised you wouldn't tell.
Sözlerine dikkat etsen iyi olur.You had better watch your mouth.
Sen yürüyen bir sözlük müsün?Are you a walking dictionary?
Meksika yasalarına uymak için söz vermek zorunda kaldılar.They had to promise to obey the laws of Mexico.
Roma Katolik Kilisesi'ne bağlanmaya söz vermeleri gerekiyordu.They had to promise to join the Roman Catholic Church.
Sözümü kesme.Don't interrupt me.
Daima sözlüğünü el altında bulundur.Always have your dictionary close at hand.
O, okuldan sonra onu karşılayacağına söz verdi.She promised that she would meet him after school.
O, onunla evlenmeye söz verdi fakat evlenmedi.She promised to marry him, but she didn't.
O onunla evlenmek için söz verdi.She promised to marry him.
Dün gece onu istasyonda karşılayacağına söz verdi fakat o asla gelmedi.She promised to meet him last night, but she never showed up.
O dün gece onu karşılamak için söz verdi.She promised to meet him last night.
Sana zarar vermek için bir şey yapmayacağıma sana söz veriyorum.I promise you I won't do anything to harm you.
Seni asla terketmeyeceğime sana söz veriyorum.I promise you I won't ever leave you.
Geç saatlere kadar dışarda kalmayacağıma sana söz veriyorum.I promise you I won't stay out too late.
Erken geleceğime sana söz veriyorum.I promise you I'll come early.
Ben sana, sana yardım edeceğime söz veriyorum.I promise you I'll help you.
Seni güvende tutacağıma sana söz veriyorum.I promise you I'll keep you safe.
Sana bakacağıma sana söz veriyorum.I promise you I'll look after you.
Baban gelinceye kadar seninle birlikte kalacağıma sana söz veriyorum.I promise you I'll stay with you until your father arrives.
Baban gelinceye kadar seninle kalacağıma söz veriyorum.I promise you I'll stay with you until your father arrives.
Tom gelmek için söz verdi, ama henüz gelmedi.Tom promised to come, but hasn't showed up yet.
Tom asla tekrar geç kalmayacağına söz verdi.Tom promised never to be late again.
Tom'un favori sözü "Bir ata iki eyer takamazsın."Tom's favorite saying is "You can't put two saddles on one horse."
Tom sözünü tutamadı.Tom failed to keep his promise.
Tom, Mary'nin verdiği sözü tutup tutmayacağından emin değil.Tom doubts if Mary will keep her promise.
Tom öyle bir söz verdiğini hatırlamadığını söylüyor.Tom says that he doesn't remember having made such a promise.
Tom verdiği sözü yerine getirdi.Tom kept his end of the bargain.
Tom sözleşmeyi Mary'ye uzattı.Tom handed the contract to Mary.
Tom şarkı akortlarını hatırlayabiliyor, fakat bütün sözleri hatırlayamıyor.Tom can remember the chords to the song, but can't remember all the lyrics.
Ben yavaş konuştuğum için insanlar sözümü kesmeye eğilimlidir.People tend to interrupt me because I speak too slowly.
Bizim eyleme ihtiyacımız var, sözlere değil.We need actions, not words.
Tom çok açık sözlüdür.Tom is very blunt.
Bu kelimeyi anlamadım. Sende sözlük var mı?I can't understand this word. Do you have a dictionary?
Bir aktör sözlerini ezberlemek zorundadır.An actor has to memorize his lines.
Bu sözlük hiç faydalı değil.This dictionary is not useful at all.
Bu sözlüğün hiç faydası yok.This dictionary isn't any good.
Sözlerimi yanlış anlamayın.Don't misunderstand my words.
Sözlerimi yanlış anlama.Do not misunderstand my words.
O sık sık sözlerini tutmayı unutur.He often forgets to keep his promises.
O melodiyi biliyorum ama sözleri hatırlayamıyorum.I know that tune, but I can't remember the lyrics.
O bana odamı temizleyeceğine söz verdi.She promised me that she would clean my room.
O, bana geleceğine dair söz verdi.She promised me that she'd come.
Tutamayacağın sözler verme.Don't make promises you can't keep.
Arkadaşı onu asla terk etmeyeceğine dair söz verdi.His friend promised never to abandon him.
Bir sözcüğün anlamını bilmediğin zaman bir sözlüğe bakmalısın.You should consult a dictionary when you don't know the meaning of a word.
Onlar boş sözler.Those are empty words.
İngilizce-Vietnamca sözlüğün var mı?Have you got an English-Vietnamese dictionary?
Tom sözünü sakınmaz.Tom does not mince words.
Oğlu hakkında övgü dolu sözler söyledi.He spoke well of his son.
Bu herhangi bir sözlükte bulunabilir.This can be found in any dictionary.
Tom Mary'ye köpek gibi kötü sözler söylüyor.Tom is calling Mary names.
Bu sözlüğü ödünç veremem. Ona her zaman ihtiyacım var.I cannot lend this dictionary. I always need it.
Sen hiç sözlükte bu kelimeyi aradın mı?Have you ever searched this word in the dictionary?
En son ne zaman bu sözlüğü kullandın?When was the last time you used this dictionary?
Ben Almancanın sözdizimini çok iyi bilmiyorum.I don't know very well German syntax.