Bir başka düşünür Mikhail Bakunin'in etkisinden söz etmek gerekir.Opslagsordet har også en anden betydning, se Mikhail Bakunin.
Bu makalede Charles Misner, Yılmaz'ın alan denklemlerinin iyi tanımlı olmadığından söz etmekte.Hvad Daniel Trosner forestillede sig med hensyn til dagbogen ved vi ikke.
Ancak bunun kesinliğinden söz etmek güçtür.Sannferdigheten i denne uttalelsen er vanskelig å fastslå.
Bu raporlar Asya, Afrika ve Kuzey Amerika’yı kasıp kavuran bir salgından söz etmektedirler.Laporan ini bercerita tentang epidemik yang menyapu Asia, Afrika, dan Amerika Utara.
2. SS Panzer Tümeni "Das Reich", saat 07:10’da “...çok güçlü düşman hava faaliyeti...’nden söz etmektedir.Quân đoàn SS số 2 báo cáo về việc "không quân đối phương hoạt động rất tích cực lúc 7 giờ 10 phút".
Herodot bu olayla ilgili olarak bir söylentiden söz etmektedir.Diderot đã cho thấy tính duy vật triệt để khi nói về vấn đề này.
2. SS Panzer Tümeni "Das Reich", saat 07:10’da “...çok güçlü düşman hava faaliyeti...’nden söz etmektedir.第2SS軍団は7時10分に「空ではソビエト赤軍が活発に活動している」と報告している。
Kimileri bu yeni “yaratılış”tan söz etmekten çekinmemektedir.今までにない新しい「怖いもの」を考えようというコーナー。
Evliya Çelebi bu bölgede Tekke Hisarı adlı bir yerleşimden söz etmektedir.ハミルトンはこれを局所的配偶競争と呼んだ。
1977 yılına kadar İspanya'da basın özgürlüğünden söz etmek mümkün değildir.^ 英国では1927年まで無線時報は行われなかった。
Ayrıca Kirnat-Maradit ağızlarından da söz etmek gerekir.另外亦需以馬賽克遮蓋髒話字眼。
Eser, öz Memlûk Kıpçakçası'nın söz varlığından söz etmekte ise de günümüzde bu eser kayıptır.현재의 불운을 가져온 것인 동시에 현재의 불운을 견딜만한 것으로 만들어주는 것, 그것은 바로 불운했던 과거에 대한 추억이다.
İsviçre’deki kuvvetli bölgecilik nedeniyle homojen bir İsviçre kültüründen söz etmek mümkündür.Поради силната регионалност на Швейцария е трудно да се говори за хомогенна швейцарска култура.
Homeros, bölgeden Mysia olarak söz etmektedir.Argos však spomína Homér ako významné mykénske centrum.
Her şeyden önce Mısır yazıtları istilacılardan söz etmektedir.Egipto rašytinuose šaltiniuose pirmą kartą minimi paštininkai.
Astronomik ölçekte bu cidden küçük bir karadelik. Benim söz etmek istediklerimse, süperkütleli karadelikler.W skali astronomicznej, to jest bardzo mała czarna dziura.
Ben hiç efendim, Sayın Digby, size söz etmek oldu "Ben merak ediyorum"Aku ingin tahu apakah saya telah pernah terjadi lagi pada Anda, Sir, sebuah Digby Mr
Ben hiç efendim, Sayın Digby, size söz etmek oldu "Ben merak ediyorum제가 각하 씨 Digby 당신에게 말할 일이있다면 "나는 궁금해
Ben hiç efendim, Sayın Digby, size söz etmek oldu "Ben merak ediyorum"Ich frage mich, ob ich jemals passiert haben, um die Sie erwähnen, mein Herr, ein Herr Digby
Ben hiç efendim, Sayın Digby, size söz etmek oldu "Ben merak ediyorum"Ik vraag me af of ik ooit gebeurd om op te noemen voor u, meneer, een meneer Digby
Ben hiç efendim, Sayın Digby, size söz etmek oldu "Ben merak ediyorum"Jag undrar om jag någonsin råkade nämna för dig, min herre, en Mr Digby
Ben hiç efendim, Sayın Digby, size söz etmek oldu "Ben merak ediyorum"Jeg spekulerer på om jeg nogensinde har kom til at nævne for dig, sir, en hr. Digby
Ben hiç efendim, Sayın Digby, size söz etmek oldu "Ben merak ediyorum"Je me demande si je n'ai jamais arrivé à vous signaler, monsieur, un Digby M.
Ben hiç efendim, Sayın Digby, size söz etmek oldu "Ben merak ediyorum"Kíváncsi vagyok, ha valaha is történt, hogy megemlítse, uram, Mr. Digby
Ben hiç efendim, Sayın Digby, size söz etmek oldu "Ben merak ediyorum"Mă întreb dacă am întâmplat vreodată să menţionezi la tine, domnule, o Digby Dl.
Ben hiç efendim, Sayın Digby, size söz etmek oldu "Ben merak ediyorum"Mi chiedo se io abbia mai capitato di parlare a voi, signore, un certo signor Digby
Ben hiç efendim, Sayın Digby, size söz etmek oldu "Ben merak ediyorumThistletonは、誰と私は一度サービスのでしたか?
Ben hiç efendim, Sayın Digby, size söz etmek oldu "Ben merak ediyorum"Tôi tự hỏi nếu tôi có bao giờ xảy ra để đề cập đến cho bạn, thưa ông, một ông Digby
Ben hiç efendim, Sayın Digby, size söz etmek oldu "Ben merak ediyorum"Zajímalo by mě, jestli jsem někdy náhodou zmínil, pane, pan Digby
Ben hiç efendim, Sayın Digby, size söz etmek oldu "Ben merak ediyorum"Zanima me, če sem kdaj zgodilo, da se omeni, da vas, gospod, gospod Digby
Ben hiç efendim, Sayın Digby, size söz etmek oldu "Ben merak ediyorum"Zastanawiam się czy kiedykolwiek zdarzyło się wspomnieć o panu, pan Digby
Ben hiç efendim, Sayın Digby, size söz etmek oldu "Ben merak ediyorum"Zaujímalo by ma, či som niekedy náhodou zmienil, pane, pán Digby
Ben hiç efendim, Sayın Digby, size söz etmek oldu "Ben merak ediyorum"Αναρωτιέμαι αν έχω συνέβη ποτέ να αναφέρω σε εσάς, κύριε, ένας κ. Digby
Ben hiç efendim, Sayın Digby, size söz etmek oldu "Ben merak ediyorum"Интересно, если я когда-либо случайно упомянул вам, сэр, мистер Дигби
Ben hiç efendim, Sayın Digby, size söz etmek oldu "Ben merak ediyorum"Цікаво, якщо я коли-небудь випадково згадав вам, сер, містер Дігбі
Ben hiç efendim, Sayın Digby, size söz etmek oldu "Ben merak ediyorum"Чудя се, ако имам някога се случи да спомена за вас, сър, господин Digby
Ben hiç efendim, Sayın Digby, size söz etmek oldu "Ben merak ediyorum"أنا أتساءل عما إذا كان قد حدث أي وقت مضى أن أذكر لكم ، يا سيدي ، والسيد ديغبي
Benim söz etmek istediklerimse, süperkütleli karadelikler.Acum, eu vreau să vorbesc despre găurile negre supermasive.
Benim söz etmek istediklerimse, süperkütleli karadelikler.Agora quero falar dos buracos negros supermaciços.
Benim söz etmek istediklerimse, süperkütleli karadelikler.Ahora, quiero hablarles sobre los agujeros negros supermasivos.
Benim söz etmek istediklerimse, süperkütleli karadelikler.Bây giờ, tôi muốn nói về những lỗ đen siêu lớn.
Benim söz etmek istediklerimse, süperkütleli karadelikler.Dan sekarang yang saya ingin bicarakan adalah lubang hitam supermasif.
Benim söz etmek istediklerimse, süperkütleli karadelikler.Já chci ale hovořit o supermasivních černých dírách.
Benim söz etmek istediklerimse, süperkütleli karadelikler.네, 이제부터는 초거대 블랙홀에 대해 이야기하겠습니다.
Benim söz etmek istediklerimse, süperkütleli karadelikler.Maintenant, je vais parler des trous noirs supermassifs.
Benim söz etmek istediklerimse, süperkütleli karadelikler.Vad jag vill prata om nu är de supermassiva svarta hålen.
Benim söz etmek istediklerimse, süperkütleli karadelikler.Waar ik het dus over wil hebben zijn de superzware zwarte gaten.
Benim söz etmek istediklerimse, süperkütleli karadelikler.Τώρα, το θέμα που θέλω να σας μιλήσω είναι οι υπερμεγέθεις μαύρες τρύπες.
Benim söz etmek istediklerimse, süperkütleli karadelikler.А онова, за което искам да говоря, са супермасивните черни дупки.
Benim söz etmek istediklerimse, süperkütleli karadelikler.А теперь я хочу поговорить о сверхмассивных чёрных дырах.
Benim söz etmek istediklerimse, süperkütleli karadelikler.Зараз я б хотіла поговорити про надмасивні чорні діри.
Benim söz etmek istediklerimse, süperkütleli karadelikler.וכעת, הייתי רוצה לדבר על חורים שחורים על-מסיביים.
Benim söz etmek istediklerimse, süperkütleli karadelikler.و الآن ما أود الحديث عنه هو الثقوب السوداء فائقة الكتلة
Benim söz etmek istediklerimse, süperkütleli karadelikler.超大質量ブラックホールは銀河の中心にあると考えられています
Bugün sizlere, doğru olduğuna inandığım bazı bulgulardan söz etmek istiyorum. Elde ettiğim bulgulara göre:E oggi vorrei mostrarvi una parte dei dati che mi fanno pensare che sui bambini dai due anni in su
Bugün sizlere, doğru olduğuna inandığım bazı bulgulardan söz etmek istiyorum. Elde ettiğim bulgulara göre:Gostava de vos transmitir hoje algumas das provas que me levam a acreditar que isto é verdade:
Bugün sizlere, doğru olduğuna inandığım bazı bulgulardan söz etmek istiyorum. Elde ettiğim bulgulara göre:Und ich würde gern einige der Beweise aufführen, aufgrund derer ich das Folgende für wahr halte:
Bugün sizlere, doğru olduğuna inandığım bazı bulgulardan söz etmek istiyorum.오늘 제가 여러분께 말씀드리고자 하는 건 왜 제가 두 살이상인 아이들에게
Bugün sizlere, doğru olduğuna inandığım bazı bulgulardan söz etmek istiyorum.,והדבר שאני רוצה לדבר איתכם עליו היום הוא אודות כמה מהעדויות שגורמות לי להאמין
Bugün sizlere, doğru olduğuna inandığım bazı bulgulardan söz etmek istiyorum.وما أود أن أتحدث إليكم عنه اليوم ,هي بعض الأدلة التي تؤكد صحة هذه النظرية