söyleyecekler ile cümle

söyleyecekler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
‹‹Kalk, Ninovaya, o büyük kente git ve sana söyleyeceklerimi halka bildir.››Стани, иди в големия град Ниневия, и възгласи му проповедта, която ти казвам.
‹‹Kalk, Ninovaya, o büyük kente git ve sana söyleyeceklerimi halka bildir.››קום לך אל נינוה העיר הגדולה וקרא אליה את הקריאה אשר אנכי דבר אליך׃
‹‹Kalk, Ninovaya, o büyük kente git ve sana söyleyeceklerimi halka bildir.››قم اذهب الى نينوى المدينة العظيمة وناد لها المناداة التي انا مكلّمك بها
‹‹Kalk, Ninovaya, o büyük kente git ve sana söyleyeceklerimi halka bildir.››你 起 來 、 往 尼 尼 微 大 城 去 、 向 其 中 的 居 民 宣 告 我 所 吩 咐 你 的 話
‹‹Kalk, Ninovaya, o büyük kente git ve sana söyleyeceklerimi halka bildir.››你 起來 、 往 尼尼微 大城 去 、 向 其中 的 居民 宣告 我 所 吩咐 你 的 話
Konuşurken, bazen söyleyeceklerimizi doğrudan söyleriz.Al hablar, a veces decimos cosas de manera directa.
Konuşurken, bazen söyleyeceklerimizi doğrudan söyleriz.Als we praten, zeggen we de dingen soms zonder omwegen.
Konuşurken, bazen söyleyeceklerimizi doğrudan söyleriz.Când vorbim, uneori spunem lucrurile direct.
Konuşurken, bazen söyleyeceklerimizi doğrudan söyleriz.Khi nói, có khi chúng ta nói thẳng:
Konuşurken, bazen söyleyeceklerimizi doğrudan söyleriz.말을 할 때, 우리는 때로 직설적으로 이야기 합니다.
Konuşurken, bazen söyleyeceklerimizi doğrudan söyleriz.Néha egyenesen fogalmazunk meg dolgokat.
Konuşurken, bazen söyleyeceklerimizi doğrudan söyleriz.Quando parliamo, a volte diciamo le cose direttamente.
Konuşurken, bazen söyleyeceklerimizi doğrudan söyleriz.Wenn wir reden, sagen wir die Dinge manchmal direkt.
Konuşurken, bazen söyleyeceklerimizi doğrudan söyleriz.Όταν μιλάμε, μερικές φορές μιλάμε ευθέως.
Konuşurken, bazen söyleyeceklerimizi doğrudan söyleriz.Чаще всего мы говорим непосредственно то, о чём думаем.
Konuşurken, bazen söyleyeceklerimizi doğrudan söyleriz.כשאנחנו מדברים, לפעמים אנחנו אומרים דברים ישירות.
Konuşurken, bazen söyleyeceklerimizi doğrudan söyleriz.حين نتكلم نقول الأشياء أحيانًا بشكل مباشر.
Konuşurken, bazen söyleyeceklerimizi doğrudan söyleriz.私たちは直接的な表現を使って 話すことがあります 「買い物に行ってきます 5分したら戻ります」
Kosovalıları size gelip ne düşündüklerini söyleyecekleri bir sistem kurmanız gerekiyor.Các ngài phải thành lập một hệ thống để mời những người Kosovo kia tới và nói với các ngài những gì họ nghĩ.
Kosovalıları size gelip ne düşündüklerini söyleyecekleri bir sistem kurmanız gerekiyor.실제로 코소보인들을 초청하여 그들이 자기네 생각을 말할 수 있는 시스템을 제도화해야 합니다.
Kosovalıları size gelip ne düşündüklerini söyleyecekleri bir sistem kurmanız gerekiyor.Musicie stworzyć formalny system, zgodnie z którym zaprosicie tu Kosowian i wysłuchacie ich stanowiska.
Kosovalıları size gelip ne düşündüklerini söyleyecekleri bir sistem kurmanız gerekiyor.Musíte vytvořit systém, ve kterém pozvete Kosovce, aby přišli a řekli, co si myslí.
Kosovalıları size gelip ne düşündüklerini söyleyecekleri bir sistem kurmanız gerekiyor."Têm de institucionalizar um sistema "em que convidem os kosovares "para eles dizerem o que pensam.
Kosovalıları size gelip ne düşündüklerini söyleyecekleri bir sistem kurmanız gerekiyor.Trebuie instituționalizat un sistem în care să îi inviți pe kosovari să vină și să-ți spună ce părere au.
Kosovalıları size gelip ne düşündüklerini söyleyecekleri bir sistem kurmanız gerekiyor.Трябва да създадете система, чрез която да поканите хората на Косово да бъдат тук и да ви кажат какво мислят.
Kosovalıları size gelip ne düşündüklerini söyleyecekleri bir sistem kurmanız gerekiyor.עליכם למסד מערכת שבה אתם תוכלו להזמין את תושבי קוסובו לבוא ולומר לכם את דעתם.
Kosovalıları size gelip ne düşündüklerini söyleyecekleri bir sistem kurmanız gerekiyor.لديكم نظام مؤسساتي حيث يمكنكم ان تدعو الكوسوفين لكي يخبروكم مالذي يفكرون به ..
Kosovalıları size gelip ne düşündüklerini söyleyecekleri bir sistem kurmanız gerekiyor."必要なのです そうすれば" "相手の考えを聞くだけでなく" "あなた方の考えも伝えられます"
Krala git ve ona söyleyeceklerimi ilet.›› Sonra kadına neler söyleyeceğini bildirdi.Ðoạn , hãy vào đền vua , tâu cùng vua theo cách nầy . Giô-áp bèn để trong miệng nàng các lời nàng phải nói .
Krala git ve ona söyleyeceklerimi ilet.›› Sonra kadına neler söyleyeceğini bildirdi.Ðoạn, hãy vào đền vua, tâu cùng vua theo cách nầy. Giô-áp bèn để trong miệng nàng các lời nàng phải nói.
Krala git ve ona söyleyeceklerimi ilet.›› Sonra kadına neler söyleyeceğini bildirdi.És menj be a királyhoz, s így és így szólj hozzá. És Joáb szájába adta, hogy mit kelljen szólani.
Krala git ve ona söyleyeceklerimi ilet.›› Sonra kadına neler söyleyeceğini bildirdi.Gå så in till konungen och tala till honom såsom jag säger dig.» Joab lade nu orden i hennes mun.
Krala git ve ona söyleyeceklerimi ilet.›› Sonra kadına neler söyleyeceğini bildirdi.gå så til Kongen og sig således til ham" - og Joab lagde hende Ordene i Munden.
Krala git ve ona söyleyeceklerimi ilet.›› Sonra kadına neler söyleyeceğini bildirdi.I půjdeš k králi a mluviti mu budeš vedlé řeči této. A naučil ji Joáb, co by měla mluviti.
Krala git ve ona söyleyeceklerimi ilet.›› Sonra kadına neler söyleyeceğini bildirdi.I wnijdziesz do króla, a będziesz mówiła do niego w ten sposób; i nauczył jej Joab, jako miała mówić.
Krala git ve ona söyleyeceklerimi ilet.›› Sonra kadına neler söyleyeceğini bildirdi.왕께 들어가서 여차여차히 말하라고 할 말을 그 입에 넣어주니라
Krala git ve ona söyleyeceklerimi ilet.›› Sonra kadına neler söyleyeceğini bildirdi.Luego entra a la presencia del rey y habla con él de esta manera... Y Joab puso las palabras en su boca
Krala git ve ona söyleyeceklerimi ilet.›› Sonra kadına neler söyleyeceğini bildirdi.Mene sitten kuninkaan eteen ja puhu hänelle näin." Ja Jooab pani sanat hänen suuhunsa.
Krala git ve ona söyleyeceklerimi ilet.›› Sonra kadına neler söyleyeceğini bildirdi.og gå så inn til kongen og tal således til ham - og Joab la henne ordene i munnen.
Krala git ve ona söyleyeceklerimi ilet.›› Sonra kadına neler söyleyeceğini bildirdi.poi entra presso il re e parlagli così e così». Ioab le mise in bocca le parole da dire
Krala git ve ona söyleyeceklerimi ilet.›› Sonra kadına neler söyleyeceğini bildirdi.Pojdeš ku kráľovi a budeš mu takto hovoriť. A tak vložil Joáb tie slová do jej úst.
Krala git ve ona söyleyeceklerimi ilet.›› Sonra kadına neler söyleyeceğini bildirdi.Potem pojdi h kralju ter govóri na ta način ž njim! In Joab jo je poučil, kaj naj govori.
Krala git ve ona söyleyeceklerimi ilet.›› Sonra kadına neler söyleyeceğini bildirdi.Să te duci astfel la împărat, şi să -i vorbeşti aşa şi aşa.`` Şi Ioab i -a spus ce trebuia să zică.
Krala git ve ona söyleyeceklerimi ilet.›› Sonra kadına neler söyleyeceğini bildirdi.und sollst zum König hineingehen und mit ihm reden so und so. Und Joab gab ihr ein, was sie reden sollte.
Krala git ve ona söyleyeceklerimi ilet.›› Sonra kadına neler söyleyeceğini bildirdi.vai ter com o rei, e fala-lhe desta maneira. Então Joabe lhe pôs as palavras na boca.
Krala git ve ona söyleyeceklerimi ilet.›› Sonra kadına neler söyleyeceğini bildirdi.и иди при царя та му говори според тия думи. И Иоав тури думите в устата й.
Krala git ve ona söyleyeceklerimi ilet.›› Sonra kadına neler söyleyeceğini bildirdi.и пойди к царю и скажи ему так и так. И вложил Иоав в уста ее, что сказать.
Krala git ve ona söyleyeceklerimi ilet.›› Sonra kadına neler söyleyeceğini bildirdi.ובאת אל המלך ודברת אליו כדבר הזה וישם יואב את הדברים בפיה׃
Krala git ve ona söyleyeceklerimi ilet.›› Sonra kadına neler söyleyeceğini bildirdi.وادخلي الى الملك وكلميه بهذا الكلام. وجعل يوآب الكلام في فمها
Krala git ve ona söyleyeceklerimi ilet.›› Sonra kadına neler söyleyeceğini bildirdi.進 去 見 王 、 對 王 如 此 如 此 說 。 於 是 約 押 將 當 說 的 話 教 導 了 婦 人
Krala git ve ona söyleyeceklerimi ilet.›› Sonra kadına neler söyleyeceğini bildirdi.進去見王 、 對王 如此 如此 說 。 於是 約押將當說 的 話教導 了 婦人
Müşterilere sorarsanız söyleyeceklerdir.그 고객들에게 어떻게 마케팅을 할지 결정하기 위해서이며
Müşterilere sorarsanız söyleyeceklerdir.Вони скажуть вам, якщо ви їх спитаєте.
Müşterilere sorarsanız söyleyeceklerdir.بيع المنتج لأولئك العملاء، سيخبرونك لو سألتهم.
Müşterilere sorarsanız söyleyeceklerdir.そして商品開発の仮説の段階から助言をもらうため
öfkeli insanlar olacak- açlýktan ölmek üzereyken aynen ţöyle söyleyecekler,- 젠슨은 문명을 끝낼 수 밖에 없는 전제 20개를 열거합니다 . 20개를 전부 소개하다 보면 이 영화가 20시간 짜리가 될 테고
öfkeli insanlar olacak- açlýktan ölmek üzereyken aynen ţöyle söyleyecekler,Dio vi maledica." Egli dispiega la sua causa contro la civilizzazione enumerando 20 premesse.
öfkeli insanlar olacak- açlýktan ölmek üzereyken aynen ţöyle söyleyecekler,Fy fan fĂśr er." Han lägger ut sitt fall emot civilisationen genom att räkna upp 20 premisser.
öfkeli insanlar olacak- açlýktan ölmek üzereyken aynen ţöyle söyleyecekler,Il développe son plaidoyer contre la civilisation en énumérant vingt prémisses.
öfkeli insanlar olacak- açlýktan ölmek üzereyken aynen ţöyle söyleyecekler,Jensen apoya sus declaraciones contra la civilización a travéz de veinte premisas.

İlgili Sayfalar