söyleyecekler ile cümle
söyleyecekler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Sözlerimi iyi dinleyin, Kulaklarınızdan çıkmasın söyleyeceklerim.Выслушайте внимательно слово мое и объяснение мое ушами вашими.
Sözlerimi iyi dinleyin, Kulaklarınızdan çıkmasın söyleyeceklerim.Послушайте внимателно думата ми; И изявлението ми нека бъде в ушите ви.
Sözlerimi iyi dinleyin, Kulaklarınızdan çıkmasın söyleyeceklerim.שמעו שמוע מלתי ואחותי באזניכם׃
Sözlerimi iyi dinleyin, Kulaklarınızdan çıkmasın söyleyeceklerim.سمعا اسمعوا اقوالي وتصريحي بمسامعكم.
Sözlerimi iyi dinleyin, Kulaklarınızdan çıkmasın söyleyeceklerim.你 們 要 細 聽 我 的 言 語 、 使 我 所 辯 論 的 、 入 你 們 的 耳 中
Sözlerimi iyi dinleyin, Kulaklarınızdan çıkmasın söyleyeceklerim.你 們要 細聽 我 的 言語 、 使我 所 辯論 的 、 入 你 們 的 耳 中
" Tabii ki, bunun bir kaza olduğunu söyleyeceklerdir."오, 그들은 말할 것입니다 그것은 사고 였 어!"
Tanrı'ya ya da devlete bize ne yapmamızı söyleyecekleri icin ihtiyacımız yok.Chúng ta không cần Chúa Trời hay chính phủ để dạy bảo chúng ta phải làm gì.
Tanrı'ya ya da devlete bize ne yapmamızı söyleyecekleri icin ihtiyacımız yok.Emme tarvitse jumalaa tai hallitusta kertomaan kuinka käyttäytyä.
Tanrı'ya ya da devlete bize ne yapmamızı söyleyecekleri icin ihtiyacımız yok.Kein Gott und keine Regierung sind nötig.
Tanrı'ya ya da devlete bize ne yapmamızı söyleyecekleri icin ihtiyacımız yok.Kita tidak perlu Tuhan atau pemerintah.
Tanrı'ya ya da devlete bize ne yapmamızı söyleyecekleri icin ihtiyacımız yok.우리는 신이나 정부가 우리게에 무엇을 할지 말하게 할 필요가 없습니다
Tanrı'ya ya da devlete bize ne yapmamızı söyleyecekleri icin ihtiyacımız yok.lidi, kteří se chovají nemorálně. Nepotřebujeme boha ani vládu, kteří nám budou říkat co máme dělat.
Tanrı'ya ya da devlete bize ne yapmamızı söyleyecekleri icin ihtiyacımız yok.Não precisamos de Deus ou do governo para nos dizer o que fazer.
Tanrı'ya ya da devlete bize ne yapmamızı söyleyecekleri icin ihtiyacımız yok.Nepotrebujeme Boha alebo vládu, aby nám vraveli, čo máme robiť.
Tanrı'ya ya da devlete bize ne yapmamızı söyleyecekleri icin ihtiyacımız yok.Nie trzeba nam nakazów ani od Boga, ani od rządu.
Tanrı'ya ya da devlete bize ne yapmamızı söyleyecekleri icin ihtiyacımız yok.Nincs szükségünk Istenre vagy kormányra, aki megmondja, mit csináljunk.
Tanrı'ya ya da devlete bize ne yapmamızı söyleyecekleri icin ihtiyacımız yok.No hace falta Dios ni un gobierno que nos lo diga.
Tanrı'ya ya da devlete bize ne yapmamızı söyleyecekleri icin ihtiyacımız yok.Non abbiamo bisogno di Dio o del governo che ci dicano cosa fare.
Tanrı'ya ya da devlete bize ne yapmamızı söyleyecekleri icin ihtiyacımız yok.Nous n'avons pas besoin que Dieu ou le gouvernement nous disent quoi faire.
Tanrı'ya ya da devlete bize ne yapmamızı söyleyecekleri icin ihtiyacımız yok.Nu trebuie ca Dumnezeu sau guvernul să ne spună ce să facem.
Tanrı'ya ya da devlete bize ne yapmamızı söyleyecekleri icin ihtiyacımız yok.Vi har ikke brug for Gud eller regeringen til at fortælle os hvad vi burde gøre.
Tanrı'ya ya da devlete bize ne yapmamızı söyleyecekleri icin ihtiyacımız yok.We hebben geen God of regering nodig die ons zegt wat te doen.
Tanrı'ya ya da devlete bize ne yapmamızı söyleyecekleri icin ihtiyacımız yok.Δεν χρειαζόμαστε τον Θεό ή την κυβέρνηση να μας πουν τι να κάνουμε.
Tanrı'ya ya da devlete bize ne yapmamızı söyleyecekleri icin ihtiyacımız yok.Для цього нам не потрібна релігія чи уряд.
Tanrı'ya ya da devlete bize ne yapmamızı söyleyecekleri icin ihtiyacımız yok.Нам не нужен бог или правительство для этого.
Tanrı'ya ya da devlete bize ne yapmamızı söyleyecekleri icin ihtiyacımız yok.Нямаме нужда от Бог или правителство, да ни казва какво да правим.
Tanrı'ya ya da devlete bize ne yapmamızı söyleyecekleri icin ihtiyacımız yok.אין לנו צורך באלוהים או בממשלה
Tanrı'ya ya da devlete bize ne yapmamızı söyleyecekleri icin ihtiyacımız yok.فنحن لا نحتاج التعاليم الدينية ( الله )أو الحكومة لتخبرنا ما الذي يتوجب علينا القيام به.
Tanrı'ya ya da devlete bize ne yapmamızı söyleyecekleri icin ihtiyacımız yok.私たちの内面がそうさせるのですから
Temelde hepsi aynı gibi. Şimdi söyleyeceklerim çok daha şaşırtıcı.Още веднъж казвам, че това е странно и някак неочаквано.
Ve bu kurenin icinde olucagini soyleyecekler yanikurenin ortasina gidildikce elektron orani artacaktirBinnen dit gebied heb je meer kans om het te vinden naarmate je dichter bij het middelpunt van de bol komt.
Ve bu kurenin icinde olucagini soyleyecekler yanikurenin ortasina gidildikce elektron orani artacaktirE bisogna dire, OK, sarà dentro questa sfera, che diventerà più "densa" via via che si va verso il suo centro.
Ve bu kurenin icinde olucagini soyleyecekler yanikurenin ortasina gidildikce elektron orani artacaktir그리고 예, 전자는 이 구형 안에 머무른다고 하고 또한 전자는 구의 중심으로 접근할 수록 밀해진다고 말할 것이다.
Ve bu kurenin icinde olucagini soyleyecekler yanikurenin ortasina gidildikce elektron orani artacaktirVíme tedy, že elektron bude uvnitř této koule. Navíc směrem ke středu roste hustota.
Ve bu kurenin icinde olucagini soyleyecekler yanikurenin ortasina gidildikce elektron orani artacaktirЕлектронът е вътре в сферата към центъра.
Ve bu kurenin icinde olucagini soyleyecekler yanikurenin ortasina gidildikce elektron orani artacaktirוהם אומרי שזה הולך להיות בתוך ההקף הזה. וזה בעצם נעשה צפוף יותר כשכנכנסים אל מרכז ההקף הזה.
Ve bu kurenin icinde olucagini soyleyecekler yanikurenin ortasina gidildikce elektron orani artacaktirوسيقال، حسنا، الالكترونات تكون ضمن هذا الغلاف وفي الحقيقه تزداد كثافتها كلما اقتربنا من مركز الغلاف
Ve dedi ki, " Tabii ki, bunun bir kaza olduğunu söyleyeceklerdir.Sie werden behaupten, dass es ein Unfall war.
Ve ekledi: ‹‹Sana söyleyeceklerim var.›› Bat-Şeva, ‹‹Söyle!›› dedi.Dalje reče: Imam s teboj nekaj govoriti. Ona veli: Govóri!
Ve ekledi: ‹‹Sana söyleyeceklerim var.›› Bat-Şeva, ‹‹Söyle!›› dedi.Därefter sade han: »Jag har något att tala med dig om.» Hon svarade: »Tala.»
Ve ekledi: ‹‹Sana söyleyeceklerim var.›› Bat-Şeva, ‹‹Söyle!›› dedi.E acrescentou: Uma palavra tenho que dizer-te. Respondeu ela: Fala.
Ve ekledi: ‹‹Sana söyleyeceklerim var.›› Bat-Şeva, ‹‹Söyle!›› dedi.És monda: Beszédem volna veled. Monda az: Szólj.
Ve ekledi: ‹‹Sana söyleyeceklerim var.›› Bat-Şeva, ‹‹Söyle!›› dedi.e soggiunse: «Ho da dirti una cosa». E quella: «Parla!»
Ve ekledi: ‹‹Sana söyleyeceklerim var.›› Bat-Şeva, ‹‹Söyle!›› dedi.Et il ajouta: J`ai un mot à te dire. Elle dit: Parle!
Ve ekledi: ‹‹Sana söyleyeceklerim var.›› Bat-Şeva, ‹‹Söyle!›› dedi."Ik heb u iets te vertellen." "Vertel het maar", zei zij.
Ve ekledi: ‹‹Sana söyleyeceklerim var.›› Bat-Şeva, ‹‹Söyle!›› dedi.또 가로되 내가 말씀할 일이 있나이다 밧세바가 가로되 말하라
Ve ekledi: ‹‹Sana söyleyeceklerim var.›› Bat-Şeva, ‹‹Söyle!›› dedi.Lalu ia menambahkan, "Ada sesuatu yang saya ingin minta dari ibu." "Apa?" tanya Batsyeba
Ve ekledi: ‹‹Sana söyleyeceklerim var.›› Bat-Şeva, ‹‹Söyle!›› dedi.Nadto rzekł: Mam nieco mówić z tobą. A ona rzekła: Mów.
Ve ekledi: ‹‹Sana söyleyeceklerim var.›› Bat-Şeva, ‹‹Söyle!›› dedi.Người lại rằng : Tôi có một lời_nói cùng bà . Bà đáp : Hãy nói .
Ve ekledi: ‹‹Sana söyleyeceklerim var.›› Bat-Şeva, ‹‹Söyle!›› dedi.Người lại rằng: Tôi có một lời nói cùng bà. Bà đáp: Hãy nói.
Ve ekledi: ‹‹Sana söyleyeceklerim var.›› Bat-Şeva, ‹‹Söyle!›› dedi.Og han fortsatte: "Jeg har en Sag at tale med dig om." Hun svarede: "Så tal!"
Ve ekledi: ‹‹Sana söyleyeceklerim var.›› Bat-Şeva, ‹‹Söyle!›› dedi.Potom povedal: Mám k tebe slovo. A ona riekla: Hovor!
Ve ekledi: ‹‹Sana söyleyeceklerim var.›› Bat-Şeva, ‹‹Söyle!›› dedi.Řekl dále: Mám k tobě řeč. I řekla: Mluv.
Ve ekledi: ‹‹Sana söyleyeceklerim var.›› Bat-Şeva, ‹‹Söyle!›› dedi.Så sa han: Jeg har noget å tale med dig om. Hun sa: Tal!
Ve ekledi: ‹‹Sana söyleyeceklerim var.›› Bat-Şeva, ‹‹Söyle!›› dedi.Şi a adăugat: ,,Am să-ţi spun o vorbă.`` Ea a zis: ,,Vorbeşte!``
Ve ekledi: ‹‹Sana söyleyeceklerim var.›› Bat-Şeva, ‹‹Söyle!›› dedi.Sitten hän sanoi: "Minulla on asiaa sinulle". Batseba sanoi: "Puhu".
Ve ekledi: ‹‹Sana söyleyeceklerim var.›› Bat-Şeva, ‹‹Söyle!›› dedi.und sprach: Ich habe mit dir zu reden. Sie sprach: Sage an!
Ve ekledi: ‹‹Sana söyleyeceklerim var.›› Bat-Şeva, ‹‹Söyle!›› dedi.--Y añadió--: Tengo que decirte algo. Ella dijo: --Habla
Ve ekledi: ‹‹Sana söyleyeceklerim var.›› Bat-Şeva, ‹‹Söyle!›› dedi.Επειτα ειπεν, Εχω λογον τινα να ειπω προς σε. Η δε ειπε, Λαλησον.