söyleyecek ile cümle

söyleyecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu konuda söyleyecek annen ne oluyor?Qual è la tua mamma sta per dire su questo?
Bu konuda söyleyecek annen ne oluyor?Qu'est-ce que ta maman va dire à ce sujet?
Bu konuda söyleyecek annen ne oluyor?Was ist deine Mutter würde dazu sagen?
Bu konuda söyleyecek annen ne oluyor?Wat is je moeder gaat zeggen over dit?
Bu konuda söyleyecek annen ne oluyor?Каква е майка ти ще кажеш за това?
Bu konuda söyleyecek annen ne oluyor?Какова ваша мама скажет об этом? Эй, она здорово.
Bu konuda söyleyecek annen ne oluyor?Яка ваша мама скаже про це? Гей, вона здорово.
Bu konuda söyleyecek çok sözümüz var, ama kulaklarınız uyuştuğu için anlatmak zor.A kirõl nekünk sok és nehezen megmagyarázható mondani valónk van, mivel restek lettetek a hallásra.
Bu konuda söyleyecek çok sözümüz var, ama kulaklarınız uyuştuğu için anlatmak zor.Davon hätten wir wohl viel zu reden; aber es ist schwer, weil ihr so unverständig seid.
Bu konuda söyleyecek çok sözümüz var, ama kulaklarınız uyuştuğu için anlatmak zor.De esto tenemos mucho que decir, aunque es difícil de explicar, porque habéis llegado a ser tardos para oír
Bu konuda söyleyecek çok sözümüz var, ama kulaklarınız uyuştuğu için anlatmak zor.Herom have vi meget at sige, og det er vanskeligt at forklare, efterdi I ere blevne sløve til at høre.
Bu konuda söyleyecek çok sözümüz var, ama kulaklarınız uyuştuğu için anlatmak zor.멜기세덱에 관하여는 우리가 할 말이 많으나 너희의 듣는 것이 둔하므로 해석하기 어려우니라
Bu konuda söyleyecek çok sözümüz var, ama kulaklarınız uyuştuğu için anlatmak zor.O kterémž mnoho by se mělo mluviti, a to nesnadných věci k vypravení, ale vy jste nezpůsobných uší.
Bu konuda söyleyecek çok sözümüz var, ama kulaklarınız uyuştuğu için anlatmak zor.o ktorom by sme mali mnoho čo povedať, a to také, čo je ťažko vyložiť, pretože ste zleniveli ušami počuť.
Bu konuda söyleyecek çok sözümüz var, ama kulaklarınız uyuştuğu için anlatmak zor.O którym wiele by się miało mówić i trudnych rzeczy do wyłożenia; aleście się wy stali leniwi ku słuchaniu.
Bu konuda söyleyecek çok sözümüz var, ama kulaklarınız uyuştuğu için anlatmak zor.Om dette har vi meget å si, som også er vanskelig å utlegge, eftersom I er blitt trege til å høre.
Bu konuda söyleyecek çok sözümüz var, ama kulaklarınız uyuştuğu için anlatmak zor.O tem bi nam bilo mnogo govoriti, a je težko pojasniti, ker ste počasni postali na sluhu.
Bu konuda söyleyecek çok sözümüz var, ama kulaklarınız uyuştuğu için anlatmak zor.Sobre isso temos muito que dizer, mas de difícil interpretação, porquanto vos tornastes tardios em ouvir.
Bu konuda söyleyecek çok sözümüz var, ama kulaklarınız uyuştuğu için anlatmak zor.Su questo argomento abbiamo molte cose da dire, difficili da spiegare perché siete diventati lenti a capire
Bu konuda söyleyecek çok sözümüz var, ama kulaklarınız uyuştuğu için anlatmak zor.Tästä meillä on paljon sanottavaa, ja sitä on vaikea selittää, koska olette käyneet hitaiksi kuulemaan.
Bu konuda söyleyecek çok sözümüz var, ama kulaklarınız uyuştuğu için anlatmak zor.Về sự đó , chúng_ta có nhiều điều nên nói , và khó cắt_nghĩa , vì anh_em đã trở_nên chậm hiểu .
Bu konuda söyleyecek çok sözümüz var, ama kulaklarınız uyuştuğu için anlatmak zor.Về sự đó, chúng ta có nhiều điều nên nói, và khó cắt nghĩa, vì anh em đã trở nên chậm hiểu.
Bu konuda söyleyecek çok sözümüz var, ama kulaklarınız uyuştuğu için anlatmak zor.Περι του οποιου πολλα εχομεν να ειπωμεν και δυσερμηνευτα, διοτι εγεινετε νωθροι τας ακοας.
Bu konuda söyleyecek çok sözümüz var, ama kulaklarınız uyuştuğu için anlatmak zor.О сем надлежало бы нам говорить много; но трудно истолковать, потому что вы сделались неспособны слушать.
Bu konuda söyleyecek çok sözümüz var, ama kulaklarınız uyuştuğu için anlatmak zor.Про котрого маємо велике слово, та важко його висловити; тому що ви немочні стали слухом:
Bu konuda söyleyecek çok sözümüz var, ama kulaklarınız uyuştuğu için anlatmak zor.על זאת יש לנו לדבר הרבה וקשות לבאר לכם במלין יען כי כבדו אזניכם׃
Bu konuda söyleyecek çok sözümüz var, ama kulaklarınız uyuştuğu için anlatmak zor.الذي من جهته الكلام كثير عندنا وعسر التفسير لننطق به اذ قد صرتم متباطئي المسامع.
Bu konuda söyleyecek çok sözümüz var, ama kulaklarınız uyuştuğu için anlatmak zor.論 到 麥 基 洗 德 、 我 們 有 好 些 話 、 並 且 難 以 解 明 、 因 為 你 們 聽 不 進 去
Bu konuda söyleyecek çok sözümüz var, ama kulaklarınız uyuştuğu için anlatmak zor.論到 麥基洗德 、 我 們 有 好些話 、 並且 難 以 解明 、 因為 你 們聽 不 進去
Bunların bir kısmı bambaşka birşey söyleyecektir.Algunas de ellas dirían algo más.
Bunların bir kısmı bambaşka birşey söyleyecektir.A některé říkaly něco jiného.
Bunların bir kısmı bambaşka birşey söyleyecektir. Diyecekler ki,Algumas delas diriam outra coisa, diriam:
Bunların bir kısmı bambaşka birşey söyleyecektir. Diyecekler ki,És néhányan egészen másképp fogták fel ezt az egészet.
Bunların bir kısmı bambaşka birşey söyleyecektir. Diyecekler ki,그들 중 몇몇은 뭔가 다른것을 말할 겁니다. 그들은 말하기를,
Bunların bir kısmı bambaşka birşey söyleyecektir. Diyecekler ki,Sommige van hen zouden iets anders zeggen.
Bunların bir kısmı bambaşka birşey söyleyecektir. Diyecekler ki,כמה מהן יאמרו דבר אחר. הן יאמרו:
Bunların bir kısmı bambaşka birşey söyleyecektir. Diyecekler ki,وبعضهن قد يجبن عليك ويقولون
Bunların bir kısmı bambaşka birşey söyleyecektir. Diyecekler ki,例えば 肌を覆い隠すのは
Bunların bir kısmı bambaşka birşey söyleyecektir.E alcune di loro direbbero qualcosa di diverso.
Bunların bir kısmı bambaşka birşey söyleyecektir.Ja jotkut heistä kertoisivat jotain muuta.
Bunların bir kısmı bambaşka birşey söyleyecektir.Niektoré z nich by Vám povedali niečo iné.
Bunların bir kısmı bambaşka birşey söyleyecektir.Niektóre z nich mówiły coś innego.
Bunların bir kısmı bambaşka birşey söyleyecektir.Şi unele dintre ele ar fi zis altceva.
Bunların bir kısmı bambaşka birşey söyleyecektir.Und manche von ihnen würden etwas anderes sagen.
Bunların bir kısmı bambaşka birşey söyleyecektir.Và một vài trong số họ sẽ nói điều khác.
Bunların bir kısmı bambaşka birşey söyleyecektir.Κάποιες από αυτές έλεγαν κάτι διαφορετικό.
Bunların bir kısmı bambaşka birşey söyleyecektir.Некоторые из них обычно высказывались иначе.
Bunların bir kısmı bambaşka birşey söyleyecektir.Някои от тях ще кажат нещо друго.
Bunting, sesini yükselen söyledi; "efendim, ben değil, size söyleyecektir.""Je vous le dis, monsieur, je ne vais pas."
Bunu bana söyleyecek pozisyonda değilsin.Cậu chẳng có tư cách gì để nói vậy với tớ cả.
Bunu bana söyleyecek pozisyonda değilsin.Du är i stånd att säga det till mig.
Bunu bana söyleyecek pozisyonda değilsin.- Egy kis üveg olaj? - Igen!
Bunu bana söyleyecek pozisyonda değilsin.- Eine kleine Flasche Öl? - Yeah!
Bunu bana söyleyecek pozisyonda değilsin.- En lille flaske olie? - Yeah!
Bunu bana söyleyecek pozisyonda değilsin.Je bent niet in de positie om te zeggen dat voor mij.
Bunu bana söyleyecek pozisyonda değilsin.- Lấy một chai dầu nhỏ nhé? - Uh! - Đường đây hả?
Bunu bana söyleyecek pozisyonda değilsin.- Mała butelka oleju? - Yeah! - Ten cukier?
Bunu bana söyleyecek pozisyonda değilsin.- Malou láhev oleje? - Jo!
Bunu bana söyleyecek pozisyonda değilsin.- Malú fľašu oleja? - Jo!
Bunu bana söyleyecek pozisyonda değilsin.Nejseš v pozici, abys mohla se mnou takhle mluvit.
İlgili Sayfalar