söyleyecek ile cümle
söyleyecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bize ne söyleyecekti?O que nos diria isso?
Bize ne söyleyecekti?¿Qué nos diría eso?
Bize ne söyleyecekti?Qu'est ce que cela nous dirait?
Bize ne söyleyecekti?Was würde uns das sagen?
Bize ne söyleyecekti?Wat zou ons dat vertellen?
Bize ne söyleyecekti?Τι θα μπορούσε να μας πεί;
Bize ne söyleyecekti?Какво ще разберем?
Bize ne söyleyecekti?Что мы там обнаружим?
Bize ne söyleyecekti?מה זה היה אומר לנו?
Bize ne söyleyecekti?ماذا يمكن أن تخبرنا؟
Bize ne söyleyecekti?まず、そこから始めました ご覧のように
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.A tak my, ak chceme vedieť koľko je hodín, musíme nosiť čosi, čo nám to povie.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.A tak my, pokud chceme vědět, kolik je hodin, musíme nosit něco, abychom to zjistili.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.Così per noi, se vogliamo sapere che ore sono, dobbiamo avere al polso qualcosa che ce lo dica.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.Et donc pour nous, si nous voulons avoir l'heure, nous devons porter quelque chose pour nous la donner.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.Jadi untuk kita, jika anda ingin mengetahui waktu, anda haruslah memakai sesuatu untuk dapat mengetahuinya.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.Jeśli chcemy wiedzieć która godzina, to musimy mieć zegarek.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.시간을 알기 위해선 시간을 알려줄 뭔가를 지니고 다녀야 했습니다.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.Og så for os, hvis du vil vide hvad klokken er, må du gå med noget der viser det.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.Para nós, se queremos saber as horas, temos de usar um objeto que as diga.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.Så för oss, om man vill veta vad klockan är, måste man använda något som talar om det.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.Şi pentru noi, dacă vrei să știi cât e ceasul, trebuie să porți ceva care să-ți spună.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.Szóval, ha mi meg akarjuk tudni az időt, hordanunk kell valamit, ami megmutatja.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.Tako, če želimo vedeti, koliko je ura, moramo nositi nekaj, kar nam bo to povedalo.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.Uskomme, että kellonajan tietämiseksi meillä on oltava ranteessa kello.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.Vậy nên nếu ai đó muốn biết thời gian, anh ta phải đeo một thứ gì đó hiển thị thời gian.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.Y así, para nosotros, si quieres saber la hora, tienes que usar algo para saberlo.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.Και για αυτό χρειαζόμαστε να φοράμε κάτι για να κοιτάζουμε την ώρα.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.И така за нас, когато искаме да знаем часа, трябва да носим нещо, което да ни го показва,
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.И чтобы узнать который час, нам надо что-то носить.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.Тож для нас, коли ми хочемо знати час, потрібно носити щось, що нам вкаже його.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.ולכן בשבילנו, אם רוצים לדעת את השעה, יש לשים משהו שיאמר לנו זאת.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.وهكذا بالنسبة لنا، إذا أردت معرفة الوقت، يجب عليك أن ترتدي شيئا يدلك عليه.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.時を告げるものを身につける必要がありました 今の子供たちは デジタル化された世界に住んでいますから
Biz yardıma muhtaç insanlar değiliz. Söyleyecek daha çok şeyim var, ama...Nem szánalmat érdemlünk Olyan sok mondanivalóm lenne, de...
Biz yardıma muhtaç insanlar değiliz. Söyleyecek daha çok şeyim var, ama...Tôi không thể nhân nhượng được tôi muốn nói nhiều lắm, nhưng...
Biz yardıma muhtaç insanlar değiliz. Söyleyecek daha çok şeyim var, ama...نحن لسنا مؤسسات خيرية لدي الكثير الذي اود قوله ، لكن
Boğazım öyle düğümlenmişti ki konuşamıyordum. Yani öyle bir... nasıl söyleyecektim?Je ne pouvais même pas parler J'avais la gorge tellement serrée. j'étais tellement - comment puis-je lui dire?
Böyle bir şeyin olup olmadığını söyleyecek yeterlilikte değilim.Induláskor nem vagyunk túl jók, de ahogy öregszünk egyre jobbak leszünk.
Böyle bir şeyin olup olmadığını söyleyecek yeterlilikte değilim.저는 그것을 말할 자격은 없어요.
Böyle bir şeyin olup olmadığını söyleyecek yeterlilikte değilim.Nie som kvalifikovaný, aby som sa k existencii ADHD vyjadroval.
Böyle bir şeyin olup olmadığını söyleyecek yeterlilikte değilim.Non sono qualificato per dichiarare una cosa del genere.
Böyle bir şeyin olup olmadığını söyleyecek yeterlilikte değilim.Raznoliko razmišljanje ni sopomenka, vendarle pa igra pomembno vlogo sposobnosti za ustvarjalnost.
Böyle bir şeyin olup olmadığını söyleyecek yeterlilikte değilim.Saya tidak memenuhi syarat untuk mengatakan bahwa ada hal seperti itu.
Böyle bir şeyin olup olmadığını söyleyecek yeterlilikte değilim.Δεν είμαι αρμόδιος για να πω αν υπάρχει κάτι τέτοιο.
Böyle bir şeyin olup olmadığını söyleyecek yeterlilikte değilim.Для цього мені бракує кваліфікації.
Böyle bir şeyin olup olmadığını söyleyecek yeterlilikte değilim.Я не имею достаточной квалификации для таких заявлений.
Böyle bir şeyin olup olmadığını söyleyecek yeterlilikte değilim.איני מוסמך לקבוע שאין דבר כזה.
Bu adamlara kurbanlık piyon gibi davranan sen, bunu bana söyleyecek son kişisin.Como alguien que trata a estos hombres como peones, es el menos indicado para decirme eso.
Bu adamlara kurbanlık piyon gibi davranan sen, bunu bana söyleyecek son kişisin.Itsellesi nämä miehet ovat uhrattavissa. En kaipaa sinun arvosteluasi.
Bu adamlara kurbanlık piyon gibi davranan sen, bunu bana söyleyecek son kişisin.Opuszczę? Ty, dla którego ludzie są jedynie ofiarami, jesteś ostatnim, który może mi to powiedzieć.
Bu adamlara kurbanlık piyon gibi davranan sen, bunu bana söyleyecek son kişisin.Överge? Nån som har män som offras som bönder- -är den siste som borde säga nåt sånt.
Bu adamlara kurbanlık piyon gibi davranan sen, bunu bana söyleyecek son kişisin.Sendo alguém que trata estes homens como peões sacrificiais, és a última pessoa que me pode dizer isso.
Bu adamlara kurbanlık piyon gibi davranan sen, bunu bana söyleyecek son kişisin.Svigter? En der ofrer sine mænd som bønder, - - er den sidste, der burde sige sådan.
Bu adamlara kurbanlık piyon gibi davranan sen, bunu bana söyleyecek son kişisin.Να την εγκαταλείψω; Για κάποιον που θέλει εξιλαστήρια θύματα είσαι ο τελευταίος που μπορεί να το λέει!
Bu adamlara kurbanlık piyon gibi davranan sen, bunu bana söyleyecek son kişisin.Для тебя люди - жертвенные пешки, и не тебе об этом говорить.
Bu bize kişi başına düşen milli borç değerini söyleyecek.그 값은 우리에게 국가 부채를 당 사람으로 나눈 값을 알려줄 것이다.
Bu bize kişi başına düşen milli borç değerini söyleyecek.På den måde får vi statsgælden per indbygger.
Bu bize kişi başına düşen milli borç değerini söyleyecek.To nám dá dluh na 1 osobu.
Bu bize kişi başına düşen milli borç değerini söyleyecek.Това ще ни даде държавния дълг за лице от населението.
İlgili Sayfalar