söyleyecek ile cümle

söyleyecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Söyleyecek bir şeyin mi var?You have something to say?
Evet, söyleyecek bir şeyim var!Yeah, I have something to say!
Söyleyecek çok şeyim var!I have a lot to say!
Eğer söyleyecek bir şeyi varsa çıksın karşıma!If you have something to say, then then say it to my face!
Dick Cheney David Rockefeller tarafından bir soruya yanıt olarak söyleyecekleri vardı,Real quick, I asked Hillary this question:
Harry Potter hakkında size söyleyeceklerim var[Teacher] Let me say something about Harry Potter
öfkeli insanlar olacak- açlýktan ölmek üzereyken aynen ţöyle söyleyecekler,God damn you." He lays out his case against civilization by enumerating 20 premises.
Ya, sen kimsin ki bana söyleyeceksin? Ne biliyorsun?Who are you to tell me anything?
Bak oğlum, sana söyleyeceklerimi iyi dinle:Now therefore, my son, obey my voice according to that which I command you.
Krala git ve ona söyleyeceklerimi ilet.›› Sonra kadına neler söyleyeceğini bildirdi.Go in to the king, and speak like this to him." So Joab put the words in her mouth.
Ve ekledi: ‹‹Sana söyleyeceklerim var.›› Bat-Şeva, ‹‹Söyle!›› dedi.He said moreover, I have something to tell you." She said, "Say on."
‹‹Şimdi lütfedip bana bakın, Yüzünüze karşı yalan söyleyecek değilim ya.Now therefore be pleased to look at me, for surely I shall not lie to your face.
Tanrı adına haksızlık mı edeceksiniz? Onun adına yalan mı söyleyeceksiniz?Will you speak unrighteously for God, and talk deceitfully for him?
Sözlerimi iyi dinleyin, Kulaklarınızdan çıkmasın söyleyeceklerim.Hear diligently my speech. Let my declaration be in your ears.
‹‹Onlar yıldı, yanıt veremiyorlar artık, Söyleyecek şeyleri kalmadı."They are amazed. They answer no more. They don't have a word to say.
Benim de söyleyecek sözüm var, Ben de bildiğimi söyleyeceğim.I also will answer my part, and I also will show my opinion.
Ağzımı açtım açacağım, Söyleyeceklerim dilimin ucunda.See now, I have opened my mouth. My tongue has spoken in my mouth.
Ömrümce RABbe ezgiler söyleyecek, Var oldukça Tanrımı ilahilerle öveceğim.I will sing to Yahweh as long as I live. I will sing praise to my God while I have any being.
Kurtuluşla donatacağım kâhinlerini; Hep sevinç ezgileri söyleyecek sadık kulları.Her priests I will also clothe with salvation. Her saints will shout aloud for joy.
‹‹Kalk, Ninovaya, o büyük kente git ve sana söyleyeceklerimi halka bildir.››"Arise, go to Nineveh, that great city, and preach to it the message that I give you."
‹‹Size daha çok söyleyeceklerim var, ama şimdi bunlara dayanamazsınız."I have yet many things to tell you, but you can't bear them now.
O sana, senin ve bütün ev halkının kurtuluş bulacağı sözler söyleyecek.›who will speak to you words by which you will be saved, you and all your house.'
Bu konuda söyleyecek çok sözümüz var, ama kulaklarınız uyuştuğu için anlatmak zor.About him we have many words to say, and hard to interpret, seeing you have become dull of hearing.
"Ki söyleyeceklerimi kavrasınlar."That they may understand my speech,
Onlardan, Allah'a karşı ancak gerçeği söyleyeceklerine dair Kitap üzerine söz alınmamış mıydı?Had they not been covenanted in the Book to say nothing in the name of God but the truth?
Yazacak, bir şey söyleyecek ya da düşünecek gücüm yok.I don't have the impetus to write, say or think anything.
Birkaç kelimem var söyleyecek,I have a few words to say,
Bu deneyimlerinizle ilgili neler söyleyeceksiniz?What can you tell us about these experiences?
Kültür ve Spor: Madonna Karadağ'da söyleyecekCulture and Sports: Madonna to sing in Montenegro
Bu konuda neler söyleyeceksiniz?What can you tell us about that?
Eğer 6000 Akademi üyesinin kararı bu yöndeyse, söyleyecek bir şey yok.If this is the decision of 6,000 members of the Academy, I have no comment.
Şarkıcı, bestesi Darko Dimitrov, sözleri Rade Vrcakovski'ye ait "Ninanayna" adlı şarkıyı söyleyecek.She will be singing "Ninanajna", composed by Darko Dimitrov with lyrics by Rade Vrcakovski.
Sambrakos: Kitabın çıktığı bu “yolculuk” karşısında adeta söyleyecek söz bulamıyorum.Sambrakos: I have to say that the "journey" of the book is leaving me speechless.
SETimes: Günümüz Yunan gençleri hakkında neler söyleyeceksiniz?SETimes: What about Greek youth today?
Avrupa Modeli'nin tüm bu alanlarla ilgili olarak söyleyecek ve yapacak bir şeyleri vardır.In all these areas, the European Model has something relevant to say and do.
Konuyla ilgili son sözü muhasebe firması KPMG söyleyecek.The accounting firm KPMG will give the last word on the matter.
Bu konudaki son sözü 8 ve 9 Kasım'da yapacağı toplantıda AB Bakanlar Kurulu söyleyecek.The EU Council of Ministers will have a final say at its meeting on November 8th and 9th.
2009 Eurovision'da Yunanistan için pop yıldızı şarkı söyleyecekPop star will sing for Greece at 2009 Eurovision
Bu tür talepler gelirse son sözü, yerel özyönetim söyleyecek.Such requests would have to be ruled on by local self-government.
Nadiren birine veya bir olaya karşı söyleyecek bir şey bulamazdı.[4]She was very infrequently without something to say to or about someone.[7]
Doğal durumda hiç kimse, başkalarına ne yapacaklarını söyleyecek siyasi güce sahip değildir.Nobody in the natural state has the political power to tell others what to do.
O, söyleyecek münasip bir şey değil.So was sagt man nicht.
O konuda söyleyecek herhangi bir şeyim yok.Ich habe zu diesem Thema nichts zu sagen.
Yüz yüze görüşmek istiyor, söyleyecekleri varmış.Er möchte es persönlich besprechen, er hat wohl einige Dinge zu sagen.
Söyleyecek ne var ki başka?Was gibt’s denn sonst noch zu sagen?
Tom o tür şeyi söyleyecek adam türü değildir.Tom ist nicht so ein Mensch, der derartige Dinge sagt.
Tom sana söyleyecek bir şeyi olduğunu söyledi.Tom sagte, dass er dir etwas mitzuteilen habe.
Tom'un ona doğruyu söyleyecek cesareti yoktu.Tom hatte nicht den Mut, ihr die Wahrheit zu sagen.
Şimdi, ne söyleyeceksin?" dedi.Was wollen Sie wissen?“.
Söyleyecek bir şey bulamıyorum.Ich finde keine Worte.
Söyleyecek fazla bir şey yok.Es wird auch gar nicht viel geredet.
Başkaları muhtemelen aksini söyleyecektir.Andere Kritiker äußerten sich ähnlich.
Bana bir şeyler söyleyecek oldu, söyleyemedi.Wenn er aber danach gefragt wurde, konnte er nichts erzählen.
O konuda söyleyecek herhangi bir şeyim yok.Je n'ai rien a dire à ce sujet.
O, söyleyecek münasip bir şey değil.Cela ne se dit pas.
Jeanne şarkı söyleyecek mi?Jeanne chantera-t-elle ?
Bir gün bana yaşını söyleyecek misin?Me dévoileras-tu bien un jour quel âge tu as ?
Daha sonra V'nin bir "bir fikir" olduğunu söyleyecektir.Will a alors une idée.
Başkaları muhtemelen aksini söyleyecektir.Les autres misent la même chose.
Fakat sen mutlaka nutkunu söyleyeceksin ve tesadüf edeceğin herhangi bir engeli bana bildireceksin.Vous me direz tout le mal que vous voyez en moi et tout le bien que vous pourriez me dissimuler en vous.
İlgili Sayfalar