söyleyeceğim ile cümle

söyleyeceğim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Hindistan'da şöyle bir mitoloji var -- derler ki, bunu Hintçe söyleyeceğim,There's a mythology in India about -- where they say, and I'll say it in Hindi,
Herkese söyleyeceğim.I'm going to tell everyone.
Size söyleyeceğim şey bunu ben yapıyorum böylelikle çocuklar da.And I tell you what, I'm doing it and so are the kids.
Bu durumda, ben, genç olmadığımdan ve çok yaşlı olduğumdan, yine de bir şey söyleyeceğim.So, I will -- since I am not young and am very old, I still will say something.
Sadece ne bulduysam, hemen söyleyeceğim.I'll just call them out as they're called out to me.
Hoş, biliyor musun sana ne söyleyeceğim...Nice! Do you know what? I'll tell you something.
Ya -- birazdan söyleyeceğim şey sapkınlık ama -- ya güvenlik aslında üçüncü geliyorsa?I mean -- this is heresy, what I'm about to say -- but what if it's really safety third?
Eğer tekrar unutursanız hatırlamanızı söyleyeceğim şey budur.This is what I would tell you to remember if you ever forget this again.
Bunu düşünmeniz için söyleyeceğim:I'll leave this for you to think about.
Size söyleyeceğim. İki cevabım var.I have an answer for you.
Şimdi size ne olduğunu söyleyeceğim.Now I'm going to tell you what it is.
Ne söyleyeceğimi düşünmem gerekiyor.I have to think what I am going to say.
Bana 7 dediğinizde, size 7'deki eğimin ne olduğunu söyleyeceğim.You give me 7, I'll tell you what the slope is at 7.
Ay sayısı seçeceksiniz ve ben de size üyeliğinizin ne kadar tutacağını söyleyeceğim.You pick a number of months and I'll tell you what the total cost of your membership is going to be.
Aklımda ne varsa söyleyeceğim.!I will say what's on my mind!
- Duyman gereken bir şey söyleyeceğim.[Carlin] - I have a good point. [Host]
Hem burada ilk defa yer alıyorum, hem de ne söyleyeceğimi bilmiyorum.I'm also the first time here, and ... (Laughter) I don't know what to say!
RAB İshaka görünerek, ‹‹Mısıra gitme›› dedi, ‹‹Sana söyleyeceğim ülkeye yerleş.Yahweh appeared to him, and said, "Don't go down into Egypt. Live in the land I will tell you about.
Mikaya, ‹‹Yaşayan RABbin hakkı için, RAB bana ne derse onu söyleyeceğim›› diye karşılık verdi.Micaiah said, "As Yahweh lives, what Yahweh says to me, that I will speak."
Mikaya, ‹‹Yaşayan RABbin hakkı için, Tanrım ne derse onu söyleyeceğim›› diye karşılık verdi.Micaiah said, "As Yahweh lives, what my God says, that will I speak."
Size asla hak vermeyecek, Son soluğumu verene dek suçsuz olduğumu söyleyeceğim.Far be it from me that I should justify you. Until I die I will not put away my integrity from me.
Benim de söyleyecek sözüm var, Ben de bildiğimi söyleyeceğim.I also will answer my part, and I also will show my opinion.
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver."However, Job, please hear my speech, and listen to all my words.
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.Teach us what we shall tell him, for we can't make our case by reason of darkness.
Ezgiler söyleyeceğim sana, ya RAB, Çünkü iyilik ettin bana.I will sing to Yahweh, because he has been good to me.
Kararlıyım, ey Tanrı, kararlıyım, Ezgiler, ilahiler söyleyeceğim.My heart is steadfast, God, my heart is steadfast. I will sing, yes, I will sing praises.
Daha sözü ağzıma almadan, Söyleyeceğim her şeyi bilirsin, ya RAB.For there is not a word on my tongue, but, behold, Yahweh, you know it altogether.
Yaşadıkça RABbe övgüler sunacak, Var oldukça Tanrıma ilahiler söyleyeceğim.While I live, I will praise Yahweh. I will sing praises to my God as long as I exist.
Yalnız şimdi sana ve halka söyleyeceğim şu sözü dinle:Nevertheless hear you now this word that I speak in your ears, and in the ears of all the people:
Seni fazla yormak istemiyorum; söyleyeceğimiz birkaç sözü hoşgörüyle dinlemeni rica ediyorum.But, that I don't delay you, I entreat you to bear with us and hear a few words.
Kararlıyım, ey Tanrı, Bütün varlığımla sana ezgiler, ilahiler söyleyeceğim!O God, my heart is fixed; I will sing and give praise, even with my glory.
Nuh dedi ki; "Ey kavmim! Peki şu söyleyeceğime ne diyeceksiniz?He said, 'O my people, what think you?
Pavlensky'nin yeni eylemi üzerine ben de birkaç şey söyleyeceğim.I'll also say a few words about Pavlensky's new action.
"Anne, söyleyeceğim şey hoşuna gitmeyecek, ama bunu söylemek zorundayım."Mom, you won't like what I'm gonna tell you, but I have to say it.
Bakan, "Başkan Obama'ya burada sıcak bir karşılama göreceğini söyleyeceğim." dedi."I will tell President Obama that he will find a warm welcome," Clinton said.
Arnavutça yaptığı tanıtım konuşmasında Risteska, "Atina'da bütün ülke için şarkı söyleyeceğim" dedi."In Athens, I am going to sing for the entire country," Risteska told her Albanian-language viewers.
Bugün genç yönetmenlere söyleyeceğim bir şey varsa, filmi yapmış olmak için yapmayın.If I have anything to say to young directors today it's don't make a film for the sake of making it.
Tam olarak söyleyeceğim odur.Genau das wollte ich gerade sagen.
Ben onun hakkında bir şey söyleyeceğim.Ich werde etwas dazu sagen.
Sana bir sır söyleyeceğim.Ich werde dir ein Geheimnis verraten.
Onlara ne söyleyeceğim?Was soll ich ihnen sagen?
Onlara söyleyeceğim.Ich werde es ihnen sagen.
Böyle bir şey söyleyeceğim hiç aklıma gelmezdi.Es würde mir nie einfallen, so etwas zu sagen.
Bunu söyleyeceğim.Das Erzählen.
Bunu söyleyeceğimi hiç düşünmemiştim ama sanırım onları özleyeceğim."Ich kann Ihnen diese zwar nicht gleich geben aber ich würde selbe für Sie bestimmen“.
Yani birine bir şey söylemem gerekirse söyleyeceğim.Davon muss jemandem erzählt werden.
Ben onun hakkında bir şey söyleyeceğim.Je dirai quelque chose à ce propos.
Köyden gelen en son haberleri sana birazdan söyleyeceğim.Je vais t'informer des dernières nouvelles en provenance du village.
Sana küçük bir sır söyleyeceğim.Je vais te dire un petit secret.
Biz orada olunca size söyleyeceğim.Je vous le dirai lorsque nous y serons.
Eğer istiyorsan, sana bunu söyleyeceğim.Je te le dirai si tu veux.
Sana bilmek isteyeceğin her şeyi söyleyeceğim.Je te dirai tout ce que tu veux savoir.
Söyleyeceğim tek şey bu.C'est tout ce que je peux dire.
Yani birine bir şey söylemem gerekirse söyleyeceğim.Et autrement je dis qu’il faut bien que quelqu’un prenne une décision.
Buna kimsenin itiraz edemeyeceği hakikatini söyleyeceğim.Voilà une vérité dont personne ne discute.
Bilgi olarak: "Her sözcüğü ike kere söyleyeceğim".Cher ami, vous devez savoir que nous avons des réseaux partout".
Tam olarak söyleyeceğim odur.Eso es justo lo que iba a decir.
Ne söyleyeceğimi bilmiyordum.No sabía qué decir.
Ona söyleyeceğim.Se lo diré.
Ona ne söyleyeceğimi bilmiyordum.No sabía qué decirle.

İlgili Sayfalar