söyleyeceğim ile cümle
söyleyeceğim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Söyleyeceğim, bu hediye sizin için inanılmaz şeyler yapacak.سوف اخبركم .. كيف ان هذه الهدية قامت بأشياء رائعة من اجلي
Söyleyeceğim, bu hediye sizin için inanılmaz şeyler yapacak.家族全員があなたの為に集まり
Söyleyeceğim, bu hediye sizin için inanılmaz şeyler yapacak.我可以告诉 它会为你做难以置信的事情
Söyleyeceğim fazla bir şey yok.Erről nem is tudok mást mondani.
Söyleyeceğim fazla bir şey yok.그 이상으로 더 이상은 할 말이 없습니다.
Söyleyeceğim fazla bir şey yok.Não tenho muito mais a dizer.
Söyleyeceğim fazla bir şey yok.Niewiele więcej mogę powiedzieć.
Söyleyeceğim fazla bir şey yok.Non ho molto altro da dire.
Söyleyeceğim fazla bir şey yok.No tengo mucho más que añadir.
Söyleyeceğim fazla bir şey yok.Nu prea mai am multe de spus.
Söyleyeceğim fazla bir şey yok. Oldukça iyi sonuçlandılar.Ich habe nicht viel mehr zu sagen, außer dass sie wirklich Klasse geworden sind.
Söyleyeceğim fazla bir şey yok. Oldukça iyi sonuçlandılar.Je n'ai pas grand chose d'autre à dire sauf que ca c'est plutôt bien passé.
Söyleyeceğim fazla bir şey yok. Oldukça iyi sonuçlandılar.Tôi không có nhiều điều để nói nữa, nhưng chúng có kết quả khá khả quan.
Söyleyeceğim fazla bir şey yok. Oldukça iyi sonuçlandılar.Мені більше нічого додати, але вони вийшли насправді чудові.
Söyleyeceğim fazla bir şey yok.Veel meer kan ik er niet over zeggen
Söyleyeceğim fazla bir şey yok.Δεν έχω τι άλλο να πω.
Söyleyeceğim fazla bir şey yok.Мне больше нечего добавить по этому поводу.
Söyleyeceğim fazla bir şey yok.Нямам много повече какво да кажа.
Söyleyeceğim fazla bir şey yok.אין לי הרבה מה להוסיף.
Söyleyeceğim fazla bir şey yok.ليس لدي شيئ اكثر لاقوله.
Söyleyeceğim fazla bir şey yok.すごくうまくいきました
Söyleyeceğim her şey sadece bir bahane olur.Allt jag kan säga skulle bara bli en ursäkt.
Söyleyeceğim her şey sadece bir bahane olur.Cokolwiek powiem, będzie tylko wymówką.
Söyleyeceğim her şey sadece bir bahane olur.Cualquier cosa que dijera sería una excusa.
Söyleyeceğim her şey sadece bir bahane olur.Jeg kan jo kun komme med undskyldninger.
Söyleyeceğim her şey sadece bir bahane olur.Qualsiasi cosa dica, sarebbe una scusa.
Söyleyeceğim her şey sadece bir bahane olur.Tudo o que eu disser será apenas uma desculpa.
Söyleyeceğim her şey sadece bir bahane olur.Voisin vastata vain tekosyillä.
Söyleyeceğim her şey sadece bir bahane olur.Ό,τι και να πω, δεν θα είναι παρά μια δικαιολογία.
Söyleyeceğim her şey sadece bir bahane olur.Что бы я ни сказал, это будет лишь оправданием.
Söyleyeceğimiz bir tane daha önemli özellik var.Il y a une autre fonction importante à vous présenter.
Söyleyeceğimiz bir tane daha önemli özellik var.여러분께 주요한 기능 하나를 더 말씀드리겠습니다.
Söyleyeceğimiz bir tane daha önemli özellik var.Mamy jeszcze jedną ważną funkcję.
Söyleyeceğimiz bir tane daha önemli özellik var.TED-Edのプラットフォームを使って
Söyleyeceğimiz bir tane daha önemli özellik var.Temos de vos falar de mais um recurso importantíssimo.
Söyleyeceğimiz bir tane daha önemli özellik var.Vogliamo presentarvi un'altra caratteristica importante.
Söyleyeceğimiz bir tane daha önemli özellik var.Έχουμε άλλη μία λειτουργία να μοιραστούμε.
Söyleyeceğimiz bir tane daha önemli özellik var.Расскажем ещё об одной важной функции.
Söyleyeceğimiz bir tane daha önemli özellik var.יש לנו עוד תכונה אחת עיקרית לספר לכם עליה.
Söyleyeceğimiz bir tane daha önemli özellik var.ولكن لدينا خاصية اخرى نريد ان نبلغك اياها
Söyleyecek çok şey var. Ne söyleyeceğimi düşünmem gerekiyor.하고 싶은 말들이 너무 많아서 무슨 말을 해야 할지 생각을 좀 해야겠습니다.
Söyleyecek çok şey var. Ne söyleyeceğimi düşünmem gerekiyor.יש לי כל כך הרבה מה לומר. אני חייבת לחשוב מה אני רוצה להגיד.
Söyleyecek çok şey var. Ne söyleyeceğimi düşünmem gerekiyor.لدي الكثير لأقوله. يجب علي التفكير بما سأقوله
Söyleyecek çok şey var. Ne söyleyeceğimi düşünmem gerekiyor.私たちの職業は言うならば
Şuan burada söyleyeceğim şey biraz tuaf kaçıyor,Dus het is een beetje vreemd dat ik hier nu sta en zeg:
Şuan burada söyleyeceğim şey biraz tuaf kaçıyor,E ciudat să stau aici şi să spun,
Şuan burada söyleyeceğim şey biraz tuaf kaçıyor,Es un poco raro que esté aquí diciendo:
Şuan burada söyleyeceğim şey biraz tuaf kaçıyor,Így, egy kicsit furcsa, hogy most itt állok és azt mondom:
Şuan burada söyleyeceğim şey biraz tuaf kaçıyor,그래서 그런지 여기서 이렇게 말하는 게 이상하게 느껴지네요.
Şuan burada söyleyeceğim şey biraz tuaf kaçıyor,Nên đây là một điều hơi lạ khi tôi đứng ở đây và nói rằng:
Şuan burada söyleyeceğim şey biraz tuaf kaçıyor,Por isso, é um pouco estranho eu estar aqui em pé a dizer:
Şuan burada söyleyeceğim şey biraz tuaf kaçıyor,Quindi è un po' strano essere qui e dirvi
Şuan burada söyleyeceğim şey biraz tuaf kaçıyor,Så det är lite konstigt att jag står här och säger:
Şuan burada söyleyeceğim şey biraz tuaf kaçıyor,So ist es ein komisch, hier zu stehen und zu sagen:
Şuan burada söyleyeceğim şey biraz tuaf kaçıyor,Więc jest to trochę dziwne, że stoję tutaj i mówię:
Şuan burada söyleyeceğim şey biraz tuaf kaçıyor,Έτσι είναι λίγο περίεργο το γεγονός ότι στέκομαι εδώ και λέω,
Şuan burada söyleyeceğim şey biraz tuaf kaçıyor,Малко странно е, че стоя тук и казвам:
Şuan burada söyleyeceğim şey biraz tuaf kaçıyor,Трохи дивно, що я стою тут, кажучи:
Şuan burada söyleyeceğim şey biraz tuaf kaçıyor,Это немного странно, что я стою здесь и говорю:
Şuan burada söyleyeceğim şey biraz tuaf kaçıyor,כך שזה מעט מוזר שאני עומדת כאן ואומרת,