söyleyeceğim ile cümle
söyleyeceğim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
12
ORT. KELİME
Bunun üzerine İsa Ferisiye, ‹‹Simun›› dedi, ‹‹Sana bir söyleyeceğim var.›› O da, ‹‹Buyur, öğretmenim›› dedi.I odpověděv Ježíš, dí k němu: Šimone, mámť něco povědíti. A on řekl: Mistře, pověz.
Bunun üzerine İsa Ferisiye, ‹‹Simun›› dedi, ‹‹Sana bir söyleyeceğim var.›› O da, ‹‹Buyur, öğretmenim›› dedi.Jesus antwortete und sprach zu ihm: Simon, ich habe dir etwas zu sagen. Er aber sprach: Meister, sage an.
Bunun üzerine İsa Ferisiye, ‹‹Simun›› dedi, ‹‹Sana bir söyleyeceğim var.›› O da, ‹‹Buyur, öğretmenim›› dedi.Jésus prit la parole, et lui dit: Simon, j`ai quelque chose à te dire. -Maître, parle, répondit-il. -
Bunun üzerine İsa Ferisiye, ‹‹Simun›› dedi, ‹‹Sana bir söyleyeceğim var.›› O da, ‹‹Buyur, öğretmenim›› dedi.예수께서 대답하여 가라사대 시몬아 내가 네게 이를 말이 있다 하시니 저가 가로되 선생님 말씀하소서
Bunun üzerine İsa Ferisiye, ‹‹Simun›› dedi, ‹‹Sana bir söyleyeceğim var.›› O da, ‹‹Buyur, öğretmenim›› dedi.Og Jesus svarte og sa til ham: Simon! jeg har noget å si dig. Han sier: Mester, si frem!
Bunun üzerine İsa Ferisiye, ‹‹Simun›› dedi, ‹‹Sana bir söyleyeceğim var.›› O da, ‹‹Buyur, öğretmenim›› dedi.Og Jesus tog til Orde og sagde til ham: "Simon! jeg har noget at sige dig." Men han siger: "Mester, sig frem!"
Bunun üzerine İsa Ferisiye, ‹‹Simun›› dedi, ‹‹Sana bir söyleyeceğim var.›› O da, ‹‹Buyur, öğretmenim›› dedi.Και αποκριθεις ο Ιησους, ειπε προς αυτον Σιμων, εχω να σοι ειπω τι. Ο δε λεγει Διδασκαλε, ειπε.
Bunun üzerine İsa Ferisiye, ‹‹Simun›› dedi, ‹‹Sana bir söyleyeceğim var.›› O da, ‹‹Buyur, öğretmenim›› dedi.А Исус в отговор му рече: Симоне, имам нещо да ти кажа. А той рече: Учителю, кажи!
Bunun üzerine İsa Ferisiye, ‹‹Simun›› dedi, ‹‹Sana bir söyleyeceğim var.›› O da, ‹‹Buyur, öğretmenim›› dedi.І озвавшись Ісус, рече до него: Симоне, маю тобі щось сказати. Він же каже: Учителю, скажи.
Bunun üzerine İsa Ferisiye, ‹‹Simun›› dedi, ‹‹Sana bir söyleyeceğim var.›› O da, ‹‹Buyur, öğretmenim›› dedi.Обратившись к нему, Иисус сказал: Симон! Я имею нечто сказать тебе. Он говорит: скажи, Учитель.
Bunun üzerine İsa Ferisiye, ‹‹Simun›› dedi, ‹‹Sana bir söyleyeceğim var.›› O da, ‹‹Buyur, öğretmenim›› dedi.ויען ישוע ויאמר אליו שמעון דבר לי אליך ויאמר רבי דבר׃
Bunun üzerine İsa Ferisiye, ‹‹Simun›› dedi, ‹‹Sana bir söyleyeceğim var.›› O da, ‹‹Buyur, öğretmenim›› dedi.فاجاب يسوع وقال له يا سمعان عندي شيء اقوله لك. فقال قل يا معلّم.
Bunun üzerine İsa Ferisiye, ‹‹Simun›› dedi, ‹‹Sana bir söyleyeceğim var.›› O da, ‹‹Buyur, öğretmenim›› dedi.耶 穌 對 他 說 、 西 門 . 我 有 句 話 要 對 你 說 . 西 門 說 、 夫 子 、 請 說
Bunun üzerine İsa Ferisiye, ‹‹Simun›› dedi, ‹‹Sana bir söyleyeceğim var.›› O da, ‹‹Buyur, öğretmenim›› dedi.耶穌對 他 說 、 西門 . 我 有句話 要 對你說.西門說 、 夫子 、 請說
"Bunu sana nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum, ama bana en büyük hediyeyi verdin çünkü öleceğim.", demiş.Anh bảo, "Anh không biết phải bảo với em làm sao, nhưng em đã cho anh món quà lớn nhất bởi vì anh sắp chết."
"Bunu sana nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum, ama bana en büyük hediyeyi verdin çünkü öleceğim.", demiş.Azt mondta, "Nem tudom, hogy mondjam el neked ezt, de a leszebb ajándékot adtad nekem, mert meg fogok halni."
"Bunu sana nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum, ama bana en büyük hediyeyi verdin çünkü öleceğim.", demiş.El a spus: "Nu ştiu cum să-ţi spun asta, dar mi-ai dat cel mai mare dar, fiindcă voi muri."
"Bunu sana nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum, ama bana en büyük hediyeyi verdin çünkü öleceğim.", demiş.Él dijo, "No sé como decirte esto, pero me diste el regalo más grandioso porque voy a morir".
"Bunu sana nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum, ama bana en büyük hediyeyi verdin çünkü öleceğim.", demiş.Il a dit, " Je ne sais pas comment te dire, que tu m'as offert le plus beau cadeau parce que je vais mourir. "
"Bunu sana nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum, ama bana en büyük hediyeyi verdin çünkü öleceğim.", demiş.나 정말 어떻게 이걸 말해야 할지 모르겠다. 자기는 나한테 세상 최고의 선물을 줬어. 왜냐면 난 곧 죽게 되거든"
"Bunu sana nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum, ama bana en büyük hediyeyi verdin çünkü öleceğim.", demiş.Lui disse: "no so come dirtelo, ma mi hai fatto il regalo più grande perché sto per morire".
"Bunu sana nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum, ama bana en büyük hediyeyi verdin çünkü öleceğim.", demiş."Não sei como dizer isto, mas deste-me o melhor presente "porque vou morrer."
"Bunu sana nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum, ama bana en büyük hediyeyi verdin çünkü öleceğim.", demiş.Povedal: "Neviem ako ti to mám povedať," ale dala si mi ten najkrajší dar, pretože čoskoro zomriem.
"Bunu sana nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum, ama bana en büyük hediyeyi verdin çünkü öleceğim.", demiş.Powiedział, "Nie wiem jak to powiedzieć, ale dałaś mi najlepszy prezent, bo wkrótce umrę."
"Bunu sana nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum, ama bana en büyük hediyeyi verdin çünkü öleceğim.", demiş.Říkal: "Nevím jak ti to mám říct, ale dala jsi mi ten nejkrásnější dar, protože za chvíli zemřu."
"Bunu sana nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum, ama bana en büyük hediyeyi verdin çünkü öleceğim.", demiş.Είπε: "Δεν ξέρω πως να σου το πω, αλλά μου έκανες το σπουδαιότερο δώρο γιατί πρόκειται να πεθάνω".
"Bunu sana nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum, ama bana en büyük hediyeyi verdin çünkü öleceğim.", demiş.Він сказав: "Я не знаю, як сказати тобі це, але ти дала мені найбільший подарунок, бо я скоро помру."
"Bunu sana nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum, ama bana en büyük hediyeyi verdin çünkü öleceğim.", demiş."Не знам как да ти го кажа, но ти ми даде най-големия подарък, защото аз скоро ще умра."
"Bunu sana nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum, ama bana en büyük hediyeyi verdin çünkü öleceğim.", demiş.הוא אמר, "אני לא יודע איך להגיד לך את זה, אבל נתת לי את המתנה הגדולה ביותר בגלל שאני עומד למות."
"Bunu sana nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum, ama bana en büyük hediyeyi verdin çünkü öleceğim.", demiş.قال " لا اعرف كيف أخبرك بهذا, لأنك أعطيتيني أعظم هدية لأني سأموت."
"Bunu sana nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum, ama bana en büyük hediyeyi verdin çünkü öleceğim.", demiş.僕は死んでいくんだから」 彼女はその録音をみんなに 聞かせてくれました
Bu sabah bu şeylerin her biri hakkında bir kaç şey söyleyeceğim.E stamattina parlerò un po' di tutte e due.
Bu sabah bu şeylerin her biri hakkında bir kaç şey söyleyeceğim.Et je vais parler de ces deux aspects aujourd'hui.
Bu sabah bu şeylerin her biri hakkında bir kaç şey söyleyeceğim.Ik ga vanmorgen een paar woorden zeggen over al deze dingen.
Bu sabah bu şeylerin her biri hakkında bir kaç şey söyleyeceğim.In aceasta dimineata am sa fac cateva remarci pe fiecare dintre aceste subiecte.
Bu sabah bu şeylerin her biri hakkında bir kaç şey söyleyeceğim.오늘은 제가 각각에 대해서 약간씩 말해 보겠습니다.
Bu sabah bu şeylerin her biri hakkında bir kaç şey söyleyeceğim.Ma reggel mindegyikről fogok mondani pár szót.
Bu sabah bu şeylerin her biri hakkında bir kaç şey söyleyeceğim.Poruszę każdy z tych tematów.
Bu sabah bu şeylerin her biri hakkında bir kaç şey söyleyeceğim.Über diese beiden Aspekte werde ich heute Morgen etwas berichten.
Bu sabah bu şeylerin her biri hakkında bir kaç şey söyleyeceğim.Và sáng nay tôi sẽ nói đôi điều về từng vấn đó .
Bu sabah bu şeylerin her biri hakkında bir kaç şey söyleyeceğim.Vou dizer algumas palavras sobre cada um deles esta manhã.
Bu sabah bu şeylerin her biri hakkında bir kaç şey söyleyeceğim.Y hablaré un poco sobre cada uno de ellos esta mañana.
Bu sabah bu şeylerin her biri hakkında bir kaç şey söyleyeceğim.Και θα αναφερθώ συνοπτικά σε κάθε μία από αυτές σήμερα εδώ.
Bu sabah bu şeylerin her biri hakkında bir kaç şey söyleyeceğim.И сегодня я расскажу немного об этом.
Bu sabah bu şeylerin her biri hakkında bir kaç şey söyleyeceğim.Сьогодні я збираюся розповісти трішки про кожен із цих пунктів.
Bu sabah bu şeylerin her biri hakkında bir kaç şey söyleyeceğim.Ще кажа по няколко думи за всеки един от тях тази сутрин.
Bu sabah bu şeylerin her biri hakkında bir kaç şey söyleyeceğim.ואני מתכנן להגיד כמה מילים על כל אחת מהן הבוקר.
Bu sabah bu şeylerin her biri hakkında bir kaç şey söyleyeceğim.واليوم ساتحدث قليلاً عن كل واحدة.
Bu sabah bu şeylerin her biri hakkında bir kaç şey söyleyeceğim.時々 問題になる
Bu sebeple bunun üzerine bir şeyler söyleyeceğim -- (Kahkahalar)(Cười)
Bu sebeple bunun üzerine bir şeyler söyleyeceğim -- (Kahkahalar)(Gelach)
Bu sebeple bunun üzerine bir şeyler söyleyeceğim -- (Kahkahalar)(웃음)
Bu sebeple bunun üzerine bir şeyler söyleyeceğim -- (Kahkahalar)(Lachen) Also werde ich halt was sagen -- (Lachen)
Bu sebeple bunun üzerine bir şeyler söyleyeceğim -- (Kahkahalar)(Latter)
Bu sebeple bunun üzerine bir şeyler söyleyeceğim -- (Kahkahalar)(Nevetés) Így arról fogok beszélni -- (Nevetés)
Bu sebeple bunun üzerine bir şeyler söyleyeceğim -- (Kahkahalar)Por isso vou dizer qualquer coisa... (Risos)
Bu sebeple bunun üzerine bir şeyler söyleyeceğim -- (Kahkahalar)(Râsete)
Bu sebeple bunun üzerine bir şeyler söyleyeceğim -- (Kahkahalar)(Risas)
Bu sebeple bunun üzerine bir şeyler söyleyeceğim -- (Kahkahalar)(risate)
Bu sebeple bunun üzerine bir şeyler söyleyeceğim -- (Kahkahalar)(Smích)