söyler ile cümle
söyler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ama o seni sevdiğini söylerse, o zaman hazırlan!But if she says she loves you, then get ready!
Tom'a aradığımı söyler misin?Can you tell Tom that I called?
Tom'a aradığımı söyler misiniz?Can you tell Tom that I called?
Tom bunu yapmadan önce bunun yapılamayacağını söylerdim.Before Tom did it, I'd have said it couldn't be done.
Bir sırrım var, ama sana söylersem sır olmaktan çıkar.I have a secret, but if I were to tell you, it would be lost.
Bazen kendinin de aslında inanmadığı şeyler söyler.He sometimes says things he doesn't really believe.
Ne aradığını söylersen belki yardımcı olabilirim.If you tell me what you're looking for, maybe I can help you.
Nasıl olur da bana yalan söylersin?How could you lie to me?
Kızmayacağına söz verirsen söylerim.I'll tell you if you promise me you won't get mad.
Eğer Tanrı karşına çıksaydı ona ne söylerdin?If God appeared in front of you, what would you tell Him?
Çılgın insanlar ve çocuklar her zaman doğruyu söyler.Crazy people and children always tell the truth.
Çok şarkı söyleriz.We sing a lot.
Birine çocuğunun öldüğünü nasıl söylersin?How do you tell somebody that their child has died?
"Candan Fransızca söylerse...""Candan Fransızca söylerse..."
Woody defalarca o parayla kamyonet alacağını söyler.Woody has repeatedly said he wants to buy a truck with the money.
Clary, Simon'a bir gün birisinin onu seveceğini söyler.Clary tells Simon that someday someone will love him.
Bilip durdukları halde, Allah hakkında yalan söylerler.They falsely fix a lie upon Allah, and do so wittingly.
Ayrıca Doktor'a şarkısının yakında biteceğini söyler.He also tells the Doctor that his song will soon be ending.
Tanrı, ölümün yeni tanrı olduğunu söyler; artık insanlar sadece ölüme inanmaktadır.God says that Death is the new God; people believe only in death.
Beckmann gelir ve fikirlerini söyler.Beckmann arrives and expresses his ideas.
Okulda Hubert öğretmeni Bayan Cloutier'e annesinin öldüğünü söyler.At school Hubert claims to his teacher, Ms Cloutier, that his mother is dead.
8. yüzyıl tarihli O'Mulconry'nin Lügatçesi Macha'nın üç morrígnadan biri olduğunu söyler.The 8th century O'Mulconry's Glossary says that Macha is one of the three morrígna.
Barton emin olmadığını ama "süresiz" kalacağını söyler.Barton explains that he isn't sure but will be staying "indefinitely".
Bu nedenle de bir soyadı olmadığını söyler, ama Joss Whedon ona "Young" soyismini vermiştir.Hence, she says she has no last name, but Joss Whedon gave her the last name "Young".
Aida odaya girdiği zaman, Amneris herkese çıkmasını söyler.When Aida enters the chamber, Amneris asks everyone to leave.
Hikaye doğruysa Gibbon, bunun barış sonucunu kolaylaştırdığını söyler.If the story is true, Gibbon remarks, this will have facilitated the conclusion of peace.
Bush, Saddam’ın değişmeyeceğini ve oyun oynamaya devam edeceğini söyler.Bush: Saddam Hussein will not change and will continue playing games.
Dale uyandığında, Chris kendisini tanıtır ve Dale'e onu parça parça yemeye başladıklarını söyler.When Dale awakens, Chris introduces himself and tells Dale that they were eating him piece by piece.
Neil, kendisini öldürmek istemediğini söyler.Neil tells her that he did not want to kill himself.
Glenn, Maggie'yi bulması gerektiğini söyler.Glenn explains that he needs to find Maggie.
Bu arada, Mary'nin kızkardeşi Lila, kızkardeşinin ortadan kaybolması için Sam'e söyler.Meanwhile, Mary's sister, Lila, tells Sam of her sister's disappearance.
Daha sonra da Sezon 8'de geri döner, herkese reality programında gerçek vampirlerin olduğunu söyler.She returns again in Season 8, where she informs everyone that vampires exist on her reality show.
Mike daha sonra Josh'ı bodrum katta duyduğunu söyler.Mike says he hears Josh in the basement.
Dawn, "Doublemeat Palace" bölümünde Janice'in kız kardeşinin bir avukat olduğunu söyler.Dawn mentions in "Doublemeat Palace" that Janice's sister is a lawyer.
Kate ona Jack'in kendilerini seks sırasında monitörlerden gördüğünü söyler.She explains that Jack saw them having sex through the surveillance monitors.
İnsanlar onlara inanır, ama manipülasyon olmasa bile fotoğraflar yalan söyler.People believe them, but photographs do lie, even without manipulation.
Niçin daha önce gelmediğini, babasının Zehra, Zehra diye öldüğünü söyler.He tells her why she never came before, that his father died as Zehra, Zehra.
Düğüm, Donna'nın kütüphaneden ayrıldığını ve kurtarıldığını (saklandığını) söyler.The node tells them that Donna has left the library and been saved.
David, Joe'ya sualtında Mavi Peri'yi gördüğünü ve ona doğru gitmek istediğini söyler.David tells Joe he saw the Blue Fairy underwater, and wants to go down to meet her.
Bugün hala şarkı söyler ve besteler.Today he still sings and composes.
Kisâi, Tanrı'nın gerçekten peygamberlerin portrelerini Adem'e verdiğini söyler.Kisa'i tells that God did indeed give portraits of the prophets to Adam.
Noah, silahlara, hastanedeki Beth'i kurtarmak için ihtiyacı olduğunu söyler.Noah tells them he needed their weapons to attack the hospital and rescue Beth.
Bu sebeple AOA kendisinin 7+1 kişilik grup olduğunu söyler.This is why AOA call themselves a "7+1" group.
Bunlardan bâzıları: "De ki: 'Allah doğru söyler.And he said to me, “These are the true sayings of God.
Allison ‘’Masmavi Göz’ün onu ensest hakkında yazmasında yardımcı olduğunu söyler.Allison says The Bluest Eye helped her to write about incest.
Ertesi sabah Sungmin ve Siwon da rüyalarında hayalet gördüklerini söyler.The next morning, Sungmin and Siwon tell that they also saw ghosts in their sleep the night before.
Sevişmeyi bitirdikten sonra Lois, bunun ne kadar mükemmel olduğunu söyler.When they finish, Lois comments on how wonderful it was.
Ayrıca kendini Aaron ile karşılaştıran Siyahlı Adam, kendi annesinin de deli olduğunu söyler.He also compares himself to Aaron, stating that his own mother was crazy.
Zamansal uyumluluk bize bir kaynağın ne kadar monokromatik olduğunu söyler.Temporal coherence tells us how monochromatic a source is.
Richard ise eğer bunu gerçekten yapmak istiyorsa çok sabırlı olması gerektiğini söyler.Richard tells Ben that if he truly wants this, then he must be very, very patient.
Ancak, Moa onunla dışarı çıkmak istemediğini söyler ve oradan uzaklaşır.However, Moa tells him that she does not want to go out with him and walks away from him.
Jerry Butler ve Curtis Mayfield Chicago kilise korosunda şarkı söylerken bir araya geldi.Jerry Butler and Curtis Mayfield met while singing in the same Chicago church choir.
O gece Rod Serling, Brian'ın ödülü Griffinlerin bahçesine gömdüğünü söyler.That night, Rod Serling reveals that Brian buried the trophy in the Griffins' yard.
Bu bilinçsiz anlarından birinde, hizmetçilerden biri ona, Berenice'in öldüğünü ve gömüldüğü söyler.At one point a servant tells him that Berenice has died and shall be buried.
David ona Lincoln’e gitmeyeceklerini söyler, Woody yıkılır.David says that they are not going to Lincoln, at which point Woody collapses.
Zaman zaman Gaga, şarkıyı söylerken "America" diye bağırmaktadır.From time to time, Gaga shouts the word "America" while singing the song.
June Anderson, aryayı Amadeus filminde söyler.June Anderson sings it in the film Amadeus.
Bir grup öğrenci odaya girer ve öğretmen hepsine oturmasını söyler.A bunch of students enter the room and the instructor asks them all to be seated.
Hardy anlatıcıya sandıkta aslında Wyatt'ın yeni ölmüş genç eşinin cesedinin bulunduğunu söyler.Hardy explains that the box had, in fact, held the corpse of Wyatt's recently deceased young wife.
Rahatsız olan Beckmann ona gitmesini söyler.Annoyed, Beckmann tells him to leave.
İlgili Sayfalar