söylemiyor ile cümle

söylemiyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Ama sonra kendini durdurup dedi ki, "Biliyor musun, sana doğruyu söylemiyorum.Pak se ale odmlčel a řekl: "Víte, neříkám vám pravdu.
Ama sonra kendini durdurup dedi ki, "Biliyor musun, sana doğruyu söylemiyorum."Sabe, não lhe estou a dizer a verdade.
Ama sonra kendini durdurup dedi ki, "Biliyor musun, sana doğruyu söylemiyorum.Tutaj jednak przerwał i powiedział: "Wiesz, to nieprawda.
Ama sonra kendini durdurup dedi ki, "Biliyor musun, sana doğruyu söylemiyorum.Αλλά τότε σταματάει και λέει: "Ξέρετε, δε σας λέω την αλήθεια.
Ama sonra kendini durdurup dedi ki, "Biliyor musun, sana doğruyu söylemiyorum.Вдруг он останавливается и говорит: "Вы знаете, я соврал.
Ama sonra kendini durdurup dedi ki, "Biliyor musun, sana doğruyu söylemiyorum.Но изведнъж се спира и казва, "Всъщност, излъгах те.
Ama sonra kendini durdurup dedi ki, "Biliyor musun, sana doğruyu söylemiyorum.Потім він замовк і зізнався: "Знаєте, я кажу вам неправду.
Ama sonra kendini durdurup dedi ki, "Biliyor musun, sana doğruyu söylemiyorum.אבל אז הוא עוצר בעצמו ואומר:" את יודעת, אני לא אומר לך את האמת.
Ama sonra kendini durdurup dedi ki, "Biliyor musun, sana doğruyu söylemiyorum.و لكن عندئذ يتوقف ويقول، "تعرفين أنني لا أقول الحقيقة.
Ama sonra kendini durdurup dedi ki, "Biliyor musun, sana doğruyu söylemiyorum.「いや 実は違うんだ 邪魔されるのがいやなのは 僕のほうなんだ
Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.Neanche io dico che i serpenti sono da coccolare.
Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.No digo que a las serpientes se las pueda abrazar precisamente.
Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.Tôi không nói rằng mấy con rắn dễ thương.
Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.Δεν λέω ότι τα φίδια είναι ακριβώς για αγκαλιές.
Ancak bunların eş olduklarını söylemiyoruz, sadece oranlarına bakıyoruz.두 개의 '길이'가 아니라 '길이의 비율'을 말하는 것입니다
Ancak bunların eş olduklarını söylemiyoruz, sadece oranlarına bakıyoruz.Neříkáme, že jsou shodné, pouze říkáme, že jejich poměr...
Ancak bunların eş olduklarını söylemiyoruz, sadece oranlarına bakıyoruz.Завважте, ми не кажемо, що вони рівні, ми просто розглядаємо відношення.
Annelerimizin başarımızdaki anahtar olmadığını söylemiyorum.Ça ne veut pas dire pour autant que nos mères ne sont pas elles aussi essentielles à notre succès.
Annelerimizin başarımızdaki anahtar olmadığını söylemiyorum.Das soll nicht heißen, dass unsere Mütter keine wichtige Rolle in unserem Erfolg spielen.
Annelerimizin başarımızdaki anahtar olmadığını söylemiyorum.Đây không phải nói người mẹ không quan trọng trong thành công của chúng ta.
Annelerimizin başarımızdaki anahtar olmadığını söylemiyorum.Det betyder ikke at mødrene ikke er afgørende i vores succes.
Annelerimizin başarımızdaki anahtar olmadığını söylemiyorum.Det betyder inte att våra mödrar inte är fundamentala för vår framgång.
Annelerimizin başarımızdaki anahtar olmadığını söylemiyorum.És ezzel nem az anyáink hozzájárulását akarom kicsinyíteni.
Annelerimizin başarımızdaki anahtar olmadığını söylemiyorum.Kami tidak mengatakan bahwa ibu kami tidak menjadi kunci kesuksesan kami.
Annelerimizin başarımızdaki anahtar olmadığını söylemiyorum.어머니는 성공의 열쇠가 아니라고 말하는게 아닙니다.
Annelerimizin başarımızdaki anahtar olmadığını söylemiyorum.Não estou a dizer que as nossas mães não sejam a chave para o nosso sucesso.
Annelerimizin başarımızdaki anahtar olmadığını söylemiyorum.Niet dat onze moeders geen rol spelen in ons succes.
Annelerimizin başarımızdaki anahtar olmadığını söylemiyorum.Non sto dicendo che le nostre madri non siano il segreto del nostro successo.
Annelerimizin başarımızdaki anahtar olmadığını söylemiyorum.No quiere decir que nuestras madres no hayan sido clave en nuestro éxito.
Annelerimizin başarımızdaki anahtar olmadığını söylemiyorum.Nu e drept să spun că mamele nu sunt esențiale pentru succesul nostru.
Annelerimizin başarımızdaki anahtar olmadığını söylemiyorum.Tím nechci říct, že naše matky při našem úspěchu nehrají důležitou roli.
Annelerimizin başarımızdaki anahtar olmadığını söylemiyorum.To ne pomeni, da matere niso ključnega pomena pri našem uspehu.
Annelerimizin başarımızdaki anahtar olmadığını söylemiyorum.To neznamená, že naše matky nie sú pre náš úspech kľúčové.
Annelerimizin başarımızdaki anahtar olmadığını söylemiyorum.To nie znaczy, że matki nie odgrywają roli w naszym sukcesie.
Annelerimizin başarımızdaki anahtar olmadığını söylemiyorum.Αυτό δεν σημαίνει βέβαια πως οι μητέρες δεν αποτελούν κλειδί στην επιτυχία.
Annelerimizin başarımızdaki anahtar olmadığını söylemiyorum.И с това не искам да кажа, че майките ни нямат ключова роля в успеха ни.
Annelerimizin başarımızdaki anahtar olmadığını söylemiyorum.Это не значит, что наши матери не помогают нам в достижении успеха.
Annelerimizin başarımızdaki anahtar olmadığını söylemiyorum.Я не кажу, що наші матері не сприяють нашому успіхові.
Annelerimizin başarımızdaki anahtar olmadığını söylemiyorum.אני לא טוענת שלאמהות שלנו אין תפקיד מרכזי בהצלחה שלנו.
Annelerimizin başarımızdaki anahtar olmadığını söylemiyorum.هذا لا يعني أن أمهاتنا ليسوا رموز في نجاحاتنا
Annelerimizin başarımızdaki anahtar olmadığını söylemiyorum.実際 娘の明るい未来を実現する上で 母親がまず最初に
Apple'ın sadelik kültünü benimsemiş tek şirket olduğunu söylemiyorum.Acum, nu spun ca Apple este singura companie care a imbratisat cultul simplicitatii.
Apple'ın sadelik kültünü benimsemiş tek şirket olduğunu söylemiyorum.Ahora, no digo que Apple sea la única compañia comprometida al culto de la simplicidad.
Apple'ın sadelik kültünü benimsemiş tek şirket olduğunu söylemiyorum.Apple만이 단순함의 미학을 적용시켰다는 건 아닙니다.
Apple'ın sadelik kültünü benimsemiş tek şirket olduğunu söylemiyorum.Appleだけではありません Palmも 特に昔は この点で素晴しかったです
Apple'ın sadelik kültünü benimsemiş tek şirket olduğunu söylemiyorum.Giờ thì, tôi không nói rằng Apple là công ty duy nhất đã hấp thu tinh hoa của sự đơn giản.
Apple'ın sadelik kültünü benimsemiş tek şirket olduğunu söylemiyorum.Ich sage ja nicht, dass Apple das einzige Unternehmen ist, das dem Kult der Einfachheit folgt.
Apple'ın sadelik kültünü benimsemiş tek şirket olduğunu söylemiyorum.Ik zeg niet dat Apple de enige is die het idee van eenvoud aanhangt. Palm is er ook goed in.
Apple'ın sadelik kültünü benimsemiş tek şirket olduğunu söylemiyorum.Maintenant, je ne dis pas qu'Apple est la seule compagnie qui a adopté le culte de la simplicité.
Apple'ın sadelik kültünü benimsemiş tek şirket olduğunu söylemiyorum.Não estou a dizer que a Apple é a única empresa que adotou o culto da simplicidade.
Apple'ın sadelik kültünü benimsemiş tek şirket olduğunu söylemiyorum.Nie twierdzę, że Apple jest jedyną firmą, która przyswoiła kult prostoty.
Apple'ın sadelik kültünü benimsemiş tek şirket olduğunu söylemiyorum.Ora, non sto dicendo che Apple sia la sola azienda che ha abbracciato il culto della semplicità.
Apple'ın sadelik kültünü benimsemiş tek şirket olduğunu söylemiyorum.Tehát, nem azt mondom, hogy az Apple az egyetlen cég, amelyik valódi egyszerűséget szolgáltat.
Apple'ın sadelik kültünü benimsemiş tek şirket olduğunu söylemiyorum.Τώρα, δεν λέω ότι η Apple είναι η μοναδική εταιρεία που έχει "αγκαλιάσει" το ρεύμα της απλότητας.
Apple'ın sadelik kültünü benimsemiş tek şirket olduğunu söylemiyorum.И така, не казвам че Епъл е единствената компания, която е прегърнала култа към простотата.
Apple'ın sadelik kültünü benimsemiş tek şirket olduğunu söylemiyorum.Я не говорю, что Apple — единственная компания, которая примкнула к культу простоты.
Apple'ın sadelik kültünü benimsemiş tek şirket olduğunu söylemiyorum.עכשיו, אני לא אומר ש-Apple היא החברה היחידה שמחבקת את פולחן הפשטות.
Apple'ın sadelik kültünü benimsemiş tek şirket olduğunu söylemiyorum.شركة ماكنتوش ليست الشركة الوحيدة التي تواكب مبدأ البساطة.
Aslına bakarsanız, hayır, onu söylemiyorum.A dire il vero no.
Aslına bakarsanız, hayır, onu söylemiyorum.De fapt nu - nu spun asta.
İlgili Sayfalar