söylemiş ile cümle

söylemiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom Mary'nin John'a bunu yapmasını söylemiş olan kişi olduğunu sandı.Tom thought Mary was the one who had told John to do that.
Tom neden onu yapmanın kötü bir fikir olduğunu Mary'ye söylemişti.Tom told Mary why it was a bad idea to do that.
Biri Tom'a söylemiş olmalıydı ama o ben değildim.Someone must've told Tom, but it wasn't me.
Onu senin için yapmamı istediğini söylemiştin.You said you wanted me to do that for you.
Onu senin için yapmama ihtiyacın olduğunu söylemiştin.You said you needed me to do that for you.
Onu yapmamı istemediğini söylemiştin.You said you didn't want me to do that.
Bunu yapmayı bırakmanı söylemiştim sana.I told you to quit doing that.
Tom, Mary'den yardım istemem gerektiğini söylemişti.Tom said I should've asked Mary for help.
Bunu yapabileceğimi söylemiştin.You said I could do that.
Bunu yaptığını söylemiş miydin?Did you say you did that?
Tom'dan hoşlanmadığımı söylerken yalan söylemiştim.I lied when I said I didn't like Tom.
Sana bunu tekrar yapmayacağımı söylemiştim.I told you I wouldn't do that again.
Tom'un Mary'ye ne yapacağını söylemiş olduğunu bilmiyordum.I didn't know Tom had already told Mary what to do.
Bekleyeceğimi söylemiştim.I told you I'd wait.
Tom'un beni öpmeyeceğini söylemiştin ama öptü.You said Tom wouldn't kiss me, but he did.
Bunu yapmak istediğini söylemiştin.You said you wanted to do this.
Tom'un Mary'ye bunu yapmak zorunda olmadığını söylemiş olup olmadığını merak ediyorum.I wonder whether or not Tom has told Mary she doesn't have to do that.
Tom bana sigortasız olduğunu söylemişti.Tom told me he was uninsured.
Galiba Tom bize yalan söylemiş.I suspect Tom has lied to us.
Sen Tom'dan nefret ettiğini söylemiştin.You said you hated Tom.
Tom gerçeği söylemiş olabilir.Tom may have told the truth.
Yakışıklı olduğumu söylemiştin.You said I was handsome.
Tom öyle söylemişti.Tom said so.
Bana geçen yaz Avustralya'da olduğunu söylemiştin.You told me that you were in Australia last summer.
Sami'nin Leyla'ya daha önce söylemiş olması gerekirdi.Sami should have told Layla earlier.
Tom bunu yapacağını söylemişti bana, ama yapmamış.Tom told me that he'd do that, but he didn't.
Bunu kimseye anlatmamanı söylemiştim sana.I told you not to tell that to anyone.
Ne söylemiştin?What was that you said?
Bana daha önce yalan söylemiştin. Şimdi sana niye inanayım ki?You lied to me before. Why should I trust you now?
Sırf sana söylemiştim.I only told you.
Sırrı arkadaşlarına söylemiş bulundu.He happened to let out the secret to his friends.
Tom bunu yüzüme söylemişti.Tom said that to my face.
Arkadaşlarına hiç et yemediğini söylemiş.He told his friends that he never ate meat.
Yaptığı akşam yemeğini beğendiğimi söylemiştim ama bu sadece nezaketendi.I said I liked what she had made for dinner, but I was only being polite.
Yaptığı akşam yemeğini beğendiğimi söylemiştim ama bu sadece nezaket olsun diyeydi.I said I liked what he had made for dinner, but I was only being polite.
Sizden önce gelen orospu çocukları da aynı şeyi söylemişti.The sons of bitches that came before you said the same thing.
Benimle evleneceğini söylemiştin.You said you would marry me.
Tom'a ne istediğini söylemiş miydin?Did you tell Tom what you want?
Tom bana yalan söylemiş olabilir.Tom might've lied to me.
Biri ona söylemiş.Someone told him.
Son sözlerini karısına söylemişti: "Sen harikasın".His last words were directed toward his wife: "You are wonderful."
Kayıkçı'ya Ankara'dan geldiğini ve kimsesi olmadığını söylemiştir.He told the Kayıkçıs that he came from Ankara and that he had nobody.
Bunun için şu sözleri söylemiştir; Ferman padişahınsa, Dağlar bizimdir...In his verse, Ferman padişahın, Dağlar bizimdir...
Ayrıca Tanrı'nın ona bisikleti hediye verdiğini söylemiştir.He also said God gave him the gift of cycling.
Higuita politik olarak daha aktif olmak istediğini söylemiştir.Higuita has expressed the wish to become more politically active.
Ayrıca, Hamas'ın "kendilerine saldırmayan Yahudiler ile bir sorunları olmadığını söylemiştir.He also said that Hamas has "no problem with Jews who have not attacked us".
1930'da Kurt Schumacher iki hareketin birbirlerinin varolmasını olanaklı kıldığını söylemiştir.In 1930, Kurt Schumacher said that the two movements enabled each other.
Hodgson, Street'e bir demo CD'si vermiş ve onunla çalışmak istediklerini söylemiştir.Hodgson gave Street a demo CD and said that they would love to work with him.
Müziği ve etkisi hakkında şunları söylemiştir: "Küçük bir grupla rap müzik yapıyordum.Of his music and influences, he has said: "I was in a little group doing rap music.
Ancak, Jacob Bekenstein bunun termodinamiğin ikinci kanununu ihlal ettiğini söylemiştir.But Jacob Bekenstein noted that this leads to a violation of the second law of thermodynamics.
Marr 1987'nin başlarında NME'ye şöyle söylemiştir: "Bütün plak şirketleri bizi görmeye geldi.Marr told NME in early 1987, "Every single label came to see us.
Aarseth'in onun hakkında konuştuğunu hatırlıyorum, bana onun espri anlayışı olmadığını söylemişti.I remember Aarseth was talking about him and said he did not have any humor.
Yolcular korsanın şiddet kullanmadığını söylemişlerdir.Passengers said that the hijacker used no violence.
Ayrıca Moffat, Smith'in çok genç görünmediğini söylemiştir.According to Moffat, Smith did not appear youthful.
Daha eski bir konuşmasında Mübarek son nefesine kadar Mısır'a hizmet edeceğini söylemişti.In the past, Mubarak had said he would continue to serve Egypt until his last breath.
McQueen açıkça geydi ve cinsel yönelimini altı yaşındayken fark ettiğini söylemişti.McQueen was openly gay and said he realized his sexual orientation when he was six years old.
Benzer şekilde, Barnum Brown, alanda 500 adet kafatası bulduğunu söylemiştir.Similarly, Barnum Brown claimed to have seen over 500 skulls in the field.
Ethan Barton Fink'in türü hakkında şunları söylemiştir: "Bu bir tür Polanski filmi.Ethan said regarding the genre of Barton Fink: "t is kind of a Polanski movie.
(Aynı açıklamayı diğer singlelar için de söylemişlerdir).Angalifu (pronounced "ang-uh-LEEF-oo"; c.
Ancak Harry'nin ricası üzerine Griphook yalan söylemiş ve kılıcın sahte olduğunu belirtmiştir.But at Harry's request, Griphook lied and said that the sword was a forgery.

İlgili Sayfalar