Çok şey söylemezsin, değil mi?You don't say much, do you?
Tom'a söylemezsin, değil mi?You won't tell Tom, will you?
Umarım aptalca bir şey söylemezsin.I hope you don't say something stupid.
Gerçekten düşündüğünü söylemezsin, değil mi?You never say what you really think, do you?
Beni sevdiğini bana asla söylemezsin.You never tell me you love me.
Umarım Tom'a ne olduğunu söylemezsin.I hope you don't tell Tom what happened.
Kang Hwi oppa'nın yüzünü her gün görüyorsun. Nasıl bunun hakkında hiç bir şey söylemezsin?You see Kang Hwi oppa's face every day.<br />How could you not say a word about it?
Niye söylemezsin mecliste de;kurum kurum durursun, bunu okursun bunu söylersin.You sit all proud in the parliament, read this, say that...
Gerçekten hangisinde olduğunu söylemezsin.You really can't tell whether you are in one or in the other
Umarım aptalca bir şey söylemezsin.Spero che tu non dica qualcosa di stupido.
Gerçekten hangisinde olduğunu söylemezsin.For man kan ikke mærke forskel så længe ingen ubalancerede kræfter påvirker bevægelsesretningen.
Gerçekten hangisinde olduğunu söylemezsin.우리는 뭐가 뭐인지 사실 잘 구분할 수 없습니다
Gerçekten hangisinde olduğunu söylemezsin.Nie możesz w rzeczywistości powiedzieć czy jesteś w jednym czy w drugim stanie
Gerçekten hangisinde olduğunu söylemezsin.Você não consegue afirmar com convicção se está num ou noutro.
Gerçekten hangisinde olduğunu söylemezsin.Наистина не може да се каже дали сте в едното или в другото състояние.
Gerçekten hangisinde olduğunu söylemezsin.בעצם לא ניתן להבחין ביניהם.
Gerçekten hangisinde olduğunu söylemezsin.في الواقع انت لا تستطيع اخبارنا ايا من الحالات منها تتواجد !
Kang Hwi oppa'nın yüzünü her gün görüyorsun. Nasıl bunun hakkında hiç bir şey söylemezsin?Du siehst Kang Hwi oppa Gesicht jeden Tag.<br />Wie konntest du kein Wort darüber sagen?
Kang Hwi oppa'nın yüzünü her gün görüyorsun. Nasıl bunun hakkında hiç bir şey söylemezsin? Huh?Tu vois le visage de Kang Hwi oppa tous les jours et tu ne m'as rien dit ?
Kang Hwi oppa'nın yüzünü her gün görüyorsun. Nasıl bunun hakkında hiç bir şey söylemezsin? Huh?لقد كنتي ترين كانق هوي اوبا كل يوم , كيف امكنكي ان لا تقولي كلمة واحدة ؟
Kang Hwi oppa'nın yüzünü her gün görüyorsun. Nasıl bunun hakkında hiç bir şey söylemezsin?Kau melihat wajah Kang Hwi Oppa setiap hari dan bagaimana bisa kau tidak mengatakan apapun mengenai itu?
Kang Hwi oppa'nın yüzünü her gün görüyorsun. Nasıl bunun hakkında hiç bir şey söylemezsin?Vedi la faccia di Kang Hwi oppa ogni giorno. <br />Come hai potuto non dirmi niente?
Kang Hwi oppa'nın yüzünü her gün görüyorsun. Nasıl bunun hakkında hiç bir şey söylemezsin?Ты видишь лицо Кан хви оппы каждый день и даже ни слова об этом не сказала?
Nasıl bunun hakkında hiç bir şey söylemezsin?Cum ai putut sa nu zici nimic?
Nasıl bunun hakkında hiç bir şey söylemezsin? Huh?Πως μπόρεσες να μην πεις τίποτα; Ε;
Nasıl bunun hakkında hiç bir şey söylemezsin?Jak mogłaś nie powiedzieć ani słowa?
Niye söylemezsin mecliste de;kurum kurum durursun, bunu okursun bunu söylersin.لماذا لا تقولون ذلك ؟ تجلسون بكل فخر في البرلمان ، إقرأ هذا ، قل هذا ...
Siz iki kardeşi tanıyorsam, sorsam bile söylemezsiniz.Conoscendo voi due fratelli, non me lo direste neanche se ve lo chiedessi.
Siz iki kardeşi tanıyorsam, sorsam bile söylemezsiniz.Dobrze. Znając was dwóch, wiem, że i tak nic byście mi nie powiedzieli.
Siz iki kardeşi tanıyorsam, sorsam bile söylemezsiniz.Pois. Conhecendo-vos, não me diriam, mesmo que vos perguntasse.
Siz iki kardeşi tanıyorsam, sorsam bile söylemezsiniz.Säkert! Jag känner er. Ni skulle aldrig berätta för mig.
Siz iki kardeşi tanıyorsam, sorsam bile söylemezsiniz.Sí, claro. Conociéndoos, no me lo diríais aunque os lo preguntara.
Siz iki kardeşi tanıyorsam, sorsam bile söylemezsiniz.Sikkert! Jeg kender jer. I ville aldrig fortælle mig det.
Siz iki kardeşi tanıyorsam, sorsam bile söylemezsiniz.Teidät kaksi veljestä tuntien- -te ette kertoisi minulle, vaikka kysyisin.
Siz iki kardeşi tanıyorsam, sorsam bile söylemezsiniz.Σας γνωρίζω καλά εσάς τα δύο αδέρφια. Δεν θα μου λέγατε ακόμη κι αν σας ρωτούσα.
Siz iki kardeşi tanıyorsam, sorsam bile söylemezsiniz.Так. Я знаю вас обоих, вы ничего мне не скажете, даже если я вас спрошу.
- Söylemezsin.If you say you can not live