Ana içeriğe geç
Sözlük

söylemeyi ile cümle

söylemeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Şarkı söylemeyi ve dans etmeyi seviyordu.Han elsker at danse og synge.
Onun dışında bana bir şey söylemeyin.Tag ikke andres ting, med mindre de beder dig om det.
Ayrıca bir karşılaşmayı kazanmasının ardından İngilizce alıntılar söylemeyi sever.Han hader at tale engelsk, blandt andet fordi han er meget dårlig til det.
Yeni Zelandalılar genellikle "God Defend New Zealand"ı söylemeyi seçerler.To av artene kalles ofte «New Zealand cedars».
Onun dışında bana bir şey söylemeyin.Ellers sies det så å si ingen ting om ham.
Onun dışında bana bir şey söylemeyin.Tidak ada yang dapat menujukkanku kepadanya kecuali Engkau.
Gitar çalmayı ve şarkı söylemeyi öğrendi.Ia belajar bermain gitar dan piano dan menyanyi.
Şarkı söylemeyi, dans etmeyi ve şiir yazmayı seviyordu.Bà thích đọc sách, viết văn và làm thơ.
Daha sonra da ona şarkı söylemeyi yasaklayan katı büyükannesi ile yaşamaya başlamıştır.Tuy vậy, bà nội chị cấm cản chị không cho đi hát.
Hiç yalan söylemeyi beceremez.絶対に嘘をつかない。
Orada, evi yönetmek ve şarkı söylemeyi öğrenmekten sorumluydu.その後、家で弾き語りをしたり、ギターを習ったり、曲を書いたりしていた。
Onun dışında bana bir şey söylemeyin.(これ以外は使用しないでください。
Öyle ki, Yunanca χorós,χορός sözcüğü hem dansetmeyi hem de şarkı söylemeyi ifade ediyordu.アイドルを目指した理由は、歌って踊りたかったからである。
Yalan söylemeyi ve söyleyenleri hiç sevmez.うそつきが好きでもあり嫌いでもある。
Hiç yalan söylemeyi beceremez.....我不会说谎。
Peygamber: “Hayır öyle söylemeyin, bu adamın aleyhinde söylenip de şeytana yardım etmeyin” buyurdu.為之奈何?」 太公曰:「諸有陰事大慮,當用書,不用符。
Cahit, çocukluğunda caz şarkıları söylemeyi de çok seviyordu.蘇運瑩小時候就很喜歡唱歌。
Peygamber: “Hayır öyle söylemeyin, bu adamın aleyhinde söylenip de şeytana yardım etmeyin” buyurdu.하였는데, 이에 대해 이용선에게 전교하기를, “대죄하지 말라고 회유하라.”하였다.
Hiç yalan söylemeyi beceremez.거짓말에 대한 죄책감이 없다.
Yalan söylemeyi ve söyleyenleri hiç sevmez.אינו אוהב בני אדם ומזלזל בהם.
Brenna şarkı söylemeyi çok seviyor.הריסון עצמה אהבה לרקוד.
Şarkı söylemeyi çok sever ve söylediği şarkılar genel olarak seksle ilgilidir.אוהב לשיר ולספר דברים שקרו לו וחלומו לשיר בברודוויי.
Şarkı söylemeyi ve dans etmeyi seviyordu.אוהב לרקוד ולנגן.
Gitar çalmayı ve şarkı söylemeyi öğrendi.Умее да свири на китара и да пее.
Tom bana şarkı söylemeyi öğretti.Том ме научи да пея песни.
Şarkı söylemeyi, dans etmeyi ve şiir yazmayı seviyordu.Odmalena je voljela pjevati, plesati i glumiti.
Şarkı söylemeyi ve dans etmeyi seviyordu.Tiež obľubovala hudbu a spev.
Bu sebeple yatış zilinin çalmasının ardında şarkısını söylemeyi aklına bile getirmez.Priemerný človek nebude schopný po vypočutí pesničky len tak zabudnúť jej názov.
Styles bir çocuk olarak da şarkı söylemeyi severdi.Polona je že kot otrok rada pela.
Şarkı söylemeyi ve dans etmeyi seviyordu.Mėgo muziką ir šokius.
Din ve ahlak konusunda da bir şeyler söylemeyi unutmamıştır.Nebuvo minimas tikėjimas, tautybė ar rasė.
Gitar çalmayı ve şarkı söylemeyi öğrendi.Ta õppis laulma ning mängima kitarri.
Hiç yalan söylemeyi beceremez.Ta ei tohi valetada.
Alex'e söylemeyi öğrendiğim şey kadar basit.C'est aussi simple que ce que j'ai appris à dire à Alex.
Alex'e söylemeyi öğrendiğim şey kadar basit.Cũng đơn giản như những gì tôi đã học được để nói với Alex.
Alex'e söylemeyi öğrendiğim şey kadar basit.Det är lika enkelt som det jag lärde mig säga till Alex.
Alex'e söylemeyi öğrendiğim şey kadar basit.Det er så simpelt som hvad jeg lærte at sige til Alex.
Alex'e söylemeyi öğrendiğim şey kadar basit.È semplice come ciò che ho imparato a dire ad Alex.
Alex'e söylemeyi öğrendiğim şey kadar basit.E simplu, la fel ca ceea ce am învățat să-i spun lui Alex.
Alex'e söylemeyi öğrendiğim şey kadar basit.Es ist so einfach, wie das, was ich zu Alex sagte.
Alex'e söylemeyi öğrendiğim şey kadar basit.Es tan simple como lo que aprendí a decirle a Alex.
Alex'e söylemeyi öğrendiğim şey kadar basit.Ez annyira egyszerű, mint amit megtanultam Alexnek elmondani.
Alex'e söylemeyi öğrendiğim şey kadar basit.Het is net zo simpel als wat ik Alex vertelde.
Alex'e söylemeyi öğrendiğim şey kadar basit.Je preprosto kot tisto, kar sem se naučila reči Alex.
Alex'e söylemeyi öğrendiğim şey kadar basit.Je to jednoduché, ako to, čo som sa naučila povedať Alex.
Alex'e söylemeyi öğrendiğim şey kadar basit.이것은 제가 알렉스와 말하며 배운 것들 만큼이나 단순한 것이예요.
Alex'e söylemeyi öğrendiğim şey kadar basit.Nauczyłam się tak mówić do Alex.
Alex'e söylemeyi öğrendiğim şey kadar basit.Είναι τόσο απλό όσο αυτό που έμαθα να λέω στην Αλεξ.
Alex'e söylemeyi öğrendiğim şey kadar basit.Она так же проста, как и то, что я однажды сказала Алекс.
Alex'e söylemeyi öğrendiğim şey kadar basit.Тя е съвсем проста като това, което се научих да казвам на Алекс.
Alex'e söylemeyi öğrendiğim şey kadar basit.Це так само просто як те, що я сказала Алекс.
Alex'e söylemeyi öğrendiğim şey kadar basit.זה פשוט כמו מה שלמדתי להגיד לאלכס.
Alex'e söylemeyi öğrendiğim şey kadar basit.إنها ببساطة ما تعلمت قوله لأكس.
Alex'e söylemeyi öğrendiğim şey kadar basit.今となってはこれを エマのような20代に
Ama onunla ilgili gerçek hislerimi söylemeyi planlıyorum.Aion kertoa hänelle tunteistani.
Ama onunla ilgili gerçek hislerimi söylemeyi planlıyorum. Ama ne diyeceğimi bilemiyorum.Và sau đó tôi không biết.
Ama onunla ilgili gerçek hislerimi söylemeyi planlıyorum.Chciałem powiedzieć jej, co dokładnie do niej czuję.
Ama onunla ilgili gerçek hislerimi söylemeyi planlıyorum.에밀리에게 제 마음을 고백하려고 하는데,
Ama onunla ilgili gerçek hislerimi söylemeyi planlıyorum.lui dire ce que je ressens pour elle.
Ama onunla ilgili gerçek hislerimi söylemeyi planlıyorum.Я хотел рассказать ей о своих чувствах.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod