Ana içeriğe geç
Sözlük

söylemek ile cümle

söylemek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Gençken şarkı söylemekten hoşlanmıyordum.I didn't like singing when I was younger.
Bu gece o şarkıyı söylemek niyetinde değilim.I don't intend to sing that song tonight.
Ulusal marşı söylemek için seçildim.I was chosen to sing the national anthem.
Şarkı söylemekten nefret ediyorum.I hate singing.
Her gece aynı şarkıları söylemekten hiç sıkılmıyor musun?Don't you ever get bored singing the same songs every night?
Yetimhanedeki çocuklar için şarkı söylemek çok eğlenceliydi.It was a lot of fun singing for the kids at the orphanage.
O perdede bu şarkıyı söylemek benim için zor olacak.It'll be difficult for me to sing this song in that key.
Eğer istemiyorsan bizimle şarkı söylemek zorunda değilsin.You didn't have to sing with us if you didn't want to.
Tom'un şarkı söylemek istemediği açıktı.It was clear that Tom didn't want to sing.
Tom'un bu şarkıyı söylemek istemeyeceğinden eminim.I'm sure Tom won't want to sing that song.
Söylemek zorunda olduğun şeyi duymama izin ver.Let me hear what you have to say.
Tom'a şarkı söylemekten vazgeçmesini söyle.Tell Tom to quit singing.
Tom şarkı söylemek istemeyebilir.Tom may not want to sing.
Tom, İtalyan opera aryalarını söylemekten hoşlanır.Tom likes to sing Italian operatic arias.
Çiçekler teşekkür etmek ya da üzgün olduğunu söylemek için yararlı olabilir.Flowers can be useful to say thank you or sorry.
Kocama söylemek zorundayım.I have to tell my husband.
Tom şarkı söylemek istemeyebilir ama yine de ona rica etmen gerekir.Tom may not want to sing, but you should ask him anyway.
Şarkı söylemek istememenin gerçek nedeni nedir?What's the real reason you don't want to sing?
Gerçekten şarkı söylemek istemiyorum.I don't really want to sing.
Ben de şarkı söylemek istemiyorum.I don't want to sing either.
Gerçekten şarkı söylemek istemedim.I didn't really want to sing.
Tom sadece işi kabul edeceğini söylemek için aradı.Tom just called to say he'd accept the job.
Yalan söylemekten nefret ettim.I hated lying.
Şu an canım şarkı söylemek istemiyor.I don't feel like singing now.
Şimdi canım şarkı söylemek istemiyor.I don't feel like singing now.
Bunu Tom'a söylemek zorunda olan kişi ben olmadığıma memnun oldum.I'm glad I wasn't the one who had to tell Tom that.
Ne olabileceğini söylemek çok zor.It's very hard to tell what might happen.
Benim tahminim Tom'un şarkı söylemek istemeyeceğidir.My guess is that Tom isn't going to want to sing.
Halkın önünde şarkı söylemekten nefret ederdim.I used to hate singing in public.
Şu anda şarkı söylemek için hiç havamda değilim.I'm in no mood to sing right now.
Sence Tom bizim için şarkı söylemekte istekli olur mu?Do you think Tom would be willing to sing for us?
En çok kiminle şarkı söylemek istersiniz?Who would you most like to sing with?
Tom şarkı söylemek isteyen tek kişi gibi görünüyor.Tom seems to be the only one who wants to sing.
Sadece şu anda şarkı söylemek istemiyorum.I just don't want to sing right now.
Tom geleneksel şarkılar söylemekten hoşlanır.Tom likes singing traditional songs.
Tom şarkı söylemek istemediğini söyledi.Tom said he didn't want to sing.
Hiç şarkı söylemekten bıkmaz mısın?Don't you ever get tired of singing?
Tom şarkı söylemek ve insanları eğlendirmek için para alır.Tom gets paid to sing and to entertain people.
Tom ve Mary beraber şarkı söylemekten keyif alırlar.Tom and Mary enjoy singing together.
Bence Tom bizimle şarkı söylemekten keyif aldı.I think Tom enjoyed singing with us.
Tom'un neden şarkı söylemek istemediğini biliyorum.I know why Tom doesn't want to sing.
Tom'un şarkı söylemek istemeyeceğini biliyordum.I knew Tom wouldn't want to sing.
Tom, Mary'nin şarkı söylemek istemeyeceğini biliyor olmalı.Tom must've known Mary wouldn't want to sing.
Tom Mary'nin şarkı söylemek zorunda olmayacağını düşündü.Tom thought that Mary wouldn't have to sing.
Tom hüzünlü şarkılar söylemekten hoşlanmaz.Tom doesn't like to sing sad songs.
Tom, Mary'ye şarkı söylemek zorunda olmadığını söyledi.Tom told Mary that she didn't have to sing.
Tom bir şey söylemek zorunda değildi.Tom didn't have to say a thing.
Umarım bu gece o şarkıyı söylemek zorunda değiliz.I hope we don't have to sing that song tonight.
Tom'u kızdırabilecek bir şey söylemek istemedim.I didn't want to say anything that might make Tom angry.
Herkes şarkı söylemek istedi.Everybody wanted to sing.
Şarkı söylemekten korkma.Don't be afraid to sing.
Şimdi şarkı söylemek zorundasın?Do you have to sing now?
Nedenini söylemek zorunda değildin çünkü zaten biliyordum.You didn't have to tell me why because I already knew.
Bunu söylemek zorundaydım.I had to say that.
Şarkı söylemek için ayağa kalktım.I stood up to sing.
Tom kendisine ne olduğunu ona söylemek için Mary'ye yazdı.Tom wrote to Mary to tell her what had happened to him.
Tom bir şey söylemek için isteksiz gibi görünüyor.Tom seems reluctant to say anything.
Gerçeği söylemek gerekirse, ne yapmam gerektiğinden emin değilim.To tell you the truth, I'm not sure what I should be doing.
Sana gerçeği söylemek gerekirse, Tom'u artık sevmiyorum.To tell you the truth, I don't love Tom anymore.
Gerçeği söylemek gerekirse, ne yapılacağından emin değilim.To tell you the truth, I'm not sure what to do.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
söylemek ile cümle - Sayfa 20 - söylemek kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App