Ana içeriğe geç
Sözlük

söyle ile cümle

söyle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Böyle bir söylentiye inanacak kadar aptal değilim.I know better than to be believe such a rumor.
Bazen babamın banyoda şarkı söylediğini duyuyorum.I sometimes hear my father singing in the bathroom.
Ben daha sonra tekrar arayacağımı söyledim.I said I would ring again later.
Çıkmamamı söylediğin için hiç dışarı çıkmadım.I didn't go out at all because you told me not to.
Mary'nin söylediği kadar iyi şarkı söyleyemem.I can't sing as well as Mary did.
Henry daha fazla bekleyemiyeceğini söyledi.Henry said that he couldn't wait any longer.
Roy'un herkesin içinde bir şarkı söylediğini hiç duymadım.I have never heard Roy sing a song in public.
Önce annene sorman gerektiğini sana daha önce söyledim.I told you before that you should ask your mother first.
Bana bir doktor görmem gerektiği söylenildi.I was told that I should see a doctor.
Doktor bana alkole dokunmamamı söyledi.The doctor tells me not to touch alcohol.
Ben yalan söylemeyi aştım.I'm above telling lies.
Müzik kulağım olmadığı için, şarkı söylemek istemiyorum.I don't want to sing, because I'm tone-deaf.
Söyleyecek bir şey düşünemedim.I couldn't think of anything to say.
Bir şey söylemedim, bu durum onu kızdırdı.I said nothing, which made her angry.
Ben şarkı söylemeyi seviyorum.I like to sing.
Canım şarkı söylemek istiyor.I feel like singing.
Ben şarkı söylemede iyiyim.I'm good at singing.
Şarkı söylemekten hoşlanıyorum.I like to sing songs.
Ben onu söyledim, ama onu demek istemedim.I did say that, but I didn't mean it.
Onu söyledim, ama onu demek istemedim.I did say that, but I didn't mean it.
Hatalı olduğunu söylediğime pişmanım.I regret saying that you were wrong.
Bildiğimi polise söyledim.I told the policeman what I knew.
Neyin doğru olmadığını asla söylemem.I never say what is not true.
Ben sadece bana söylenileni yaptım.I only did as I was told.
Herhangi birinin öyle bir şey söylediğini asla duymadım.Never have I heard anyone say a thing like that.
Şimdi söyleyecek özel bir şeyim yok.I have nothing particular to say now.
Karıma hemen hazırlanmasını söyledim.I told my wife to get ready in a hurry.
Dün ona söylediğimden gerçekten pişmanım.I really regret what I said to her yesterday.
Bana bir süre beklemem söylendi.I was told to wait for a while.
Çocukların beraberce şarkı söylediklerini duydum.I heard the children singing together.
Planımız hakkında hiçbir şey söylemedim.I didn't say anything at all about our plan.
Söylediğim için özür dilemek zorunda değilim.I don't have to apologize for what I said.
Ne hissettiğimi söyleyebilmeyi gerekli buluyorum.I find it necessary to be able to say what I feel.
Lütfen ona biraz alışveriş yaptıktan sonra geleceğimi söyle.Please tell her I'll come after I do some shopping.
Ben erkek çocukların şarkı söylediğini duydum.I heard the boys singing.
Allah için, hiç yalan söylemem.By God, I never tell a lie.
Öğretmenimin söylediği her şeyi dikkatlice not ettim.I carefully took down everything that my teacher said.
Öğretmenime böyle bir şey söylediğime pişmanım.I regret having said such a thing to my teacher.
Tekneyle değil uçakla gitmem söylendi, nasihatı dinledim.I was told to go not by boat but by plane, which advice I followed.
Onun yalan söylediği sonucuna varmada çok aceleci davrandım.I was too hasty in concluding that he was lying.
O bize birçok zorluklarla yaşadığını söyledi.He told us he had gone through many hardships.
Söyleyecek söz bulamadım.I was quite at a loss for words.
Söyleyecek özel bir şeyim yok.I don't have anything particular to say.
Onu sana sır olarak söyledim, öyleyse niçin Jane'e ondan bahsettin?I told you that in confidence, so why did you tell Jane about it?
Ben, onun gidebileceğini söyledim.I said he might go.
Ben onun bir yalan söylediğinden şüpheleniyordum, ancak bana sürpriz olmadı.I suspected that he was telling a lie, but that didn't surprise me.
Onun konserde şarkı söylediğini duydum.I heard him sing at the concert.
Ben onun öyle söyleyişini hatırlıyorum.I recollect his saying so.
Nerede yaşadığını kesin olarak söyleyemem.I cannot say for sure where he lives.
Onun yalan söylediğinden son derece şüphelendim.I strongly suspected that he had been lying.
Onun ne söylediğini anlamam zordu.It was difficult for me to make out what he was saying.
Ben onun söylediği her söze inandım.I believed every word he said.
Onun söylediğinden hoşlanmıyorum.I don't like what he said.
Onun söylediklerini anlayamadım.I couldn't make out what he was saying.
Oraya gitmenin zorluğunu ona söylemek istemiyorum.I wish to spare him the trouble of going there.
Ona çok çalışmasını yoksa başarısız olacağını söyledim.I told him to work hard or he would fail.
Ona taş fırlatmamasını söyledim.I told him not to throw stones.
Ona yalan söylememem gerektiğini biliyorum.I know that I should not tell him a lie.
Büyük haberi ona söyledim.I told him the big news.
Ona onu söylediğime pişmanım.I regret having said that to him.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod