söylüyorlar ile cümle

söylüyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
"Evet, efendim. Sayın Wooster hemen döndü, "Onu duydum söylüyorlar.Pán Wooster sa práve vrátil, "počula som ho hovorí.
"Evet, efendim. Sayın Wooster hemen döndü, "Onu duydum söylüyorlar.Wooster on juuri palannut ", kuulin hänen sanovat.
"Evet, efendim. Sayın Wooster hemen döndü, "Onu duydum söylüyorlar.Г-н Wooster е току-що се върна, "Аз го чух се каже.
"Evet, efendim. Sayın Wooster hemen döndü, "Onu duydum söylüyorlar.Г-н Вустер только что вернулся ", я слышал, как он сказать.
"Evet, efendim. Sayın Wooster hemen döndü, "Onu duydum söylüyorlar.Г-н Вустер щойно повернувся ", я чув, як він сказати.
"Evet, efendim. Sayın Wooster hemen döndü, "Onu duydum söylüyorlar."نعم ، سيدي. السيد وستر قد عاد للتو ، "لقد سمعت عنه
"Evet, efendim. Sayın Wooster hemen döndü, "Onu duydum söylüyorlar.と言う。
Gördüm ki Amerikalı bilim adamları bu durumu açıklayamıyordu. Arazi kuraklığının doğal olduğunu söylüyorlardı.Amerykańscy naukowcy tymczasem mieli tylko jedno wyjaśnienie: że to jałowa ziemia, naturalne zjawisko.
Gördüm ki Amerikalı bilim adamları bu durumu açıklayamıyordu. Arazi kuraklığının doğal olduğunu söylüyorlardı.És az amerikai kutatók csak annyit tudtak mondani erre, hogy a szárazság az oka és hogy természetes dolog.
Haberleri izledik. Bir sürü şey söylüyorlar.Láttuk a híreket és azokat a bolondságokat, amit mondanak.
Haberleri izledik. Bir sürü şey söylüyorlar.Έβαλα τις ειδήσεις και λένε διάφορα απερίσκεπτα πράγματα.
Haberleri izledik. Bir sürü şey söylüyorlar.لقد رأيت الاخبار وهم يقولون التفاهات
Hakkınızda en kötü şeyleri söylüyorlar.Budú o vás hovoriť tie najhoršie veci.
Hakkınızda en kötü şeyleri söylüyorlar.De siger de værste ting om en.
Hakkınızda en kötü şeyleri söylüyorlar.Dicen las peores cosas.
Hakkınızda en kötü şeyleri söylüyorlar.Dicono le peggiori cose su di voi.
Hakkınızda en kötü şeyleri söylüyorlar.Fula saker kommer att sägas om en.
Hakkınızda en kötü şeyleri söylüyorlar.Họ sẽ nói những điều tồi tệ nhất về bạn.
Hakkınızda en kötü şeyleri söylüyorlar.Ils vont dire les pires choses sur vous.
Hakkınızda en kötü şeyleri söylüyorlar.사람들은 여러분들에 대한 가장 안 좋은 말들만 이야기 할겁니다.
Hakkınızda en kötü şeyleri söylüyorlar.Mówią o tobie najgorsze rzeczy.
Hakkınızda en kötü şeyleri söylüyorlar.Sie werden die schlimmsten Dinge über einen erzählen.
Hakkınızda en kötü şeyleri söylüyorlar.Vor spune ce e mai rău despre tine.
Hakkınızda en kötü şeyleri söylüyorlar.Ze zeggen vreselijke dingen over je.
Hakkınızda en kötü şeyleri söylüyorlar.Θα πουν τα χειρότερα για εσένα.
Hakkınızda en kötü şeyleri söylüyorlar.О нем заговорят самым ужасным образом.
Hakkınızda en kötü şeyleri söylüyorlar.Про вас говоритимуть найгірше.
Hakkınızda en kötü şeyleri söylüyorlar.הם יגידו את הדברים הגרועים ביותר עלייך.
Hakkınızda en kötü şeyleri söylüyorlar.و سيقولون عنك أسوأ الأقاويل.
Hakkınızda en kötü şeyleri söylüyorlar.もし科学によって -
Hakkınızda en kötü şeyleri söylüyorlar.佢哋會講你好多壞話
Hatta, insanlar bana artık sivrisinekler tarafından ısırılmaktan hoşlandıklarını söylüyorlar.Annyira, hogy többen azt mondták nekem, hogy mostantól élvezni fogják, ahogy a szúnyog szívja a vérüket.
Hatta, insanlar bana artık sivrisinekler tarafından ısırılmaktan hoşlandıklarını söylüyorlar.Co więcej, ludzie już mi mówili, że teraz będą się cieszyli z ukąszeń komarów.
Hatta, insanlar bana artık sivrisinekler tarafından ısırılmaktan hoşlandıklarını söylüyorlar.De facto, as pessoas têm-me dito que agora vão gostar de ser picadas pelos mosquitos.
Hatta, insanlar bana artık sivrisinekler tarafından ısırılmaktan hoşlandıklarını söylüyorlar.De fapt, oamenii mi-au spus că de acum le va plăcea să fie ciupiți de țânțari.
Hatta, insanlar bana artık sivrisinekler tarafından ısırılmaktan hoşlandıklarını söylüyorlar.De hecho, algunas personas me han dicho que ahora podrán disfrutar de las picaduras de los mosquitos.
Hatta, insanlar bana artık sivrisinekler tarafından ısırılmaktan hoşlandıklarını söylüyorlar.En fait, des gens m'ont dit que maintenant ils vont aimer se faire piquer par des moustiques.
Hatta, insanlar bana artık sivrisinekler tarafından ısırılmaktan hoşlandıklarını söylüyorlar.Infatti, mi è stato detto che ora ci si divertirà quando si verrà punti dalle zanzare.
Hatta, insanlar bana artık sivrisinekler tarafından ısırılmaktan hoşlandıklarını söylüyorlar.사실, 사람들은 이제부터 모기에게 물리는 것을 즐길 것이라고 말할지도 모릅니다.
Hatta, insanlar bana artık sivrisinekler tarafından ısırılmaktan hoşlandıklarını söylüyorlar.Leute haben mir sogar gesagt, dass sie jetzt gerne von Mücken gestochen werden.
Hatta, insanlar bana artık sivrisinekler tarafından ısırılmaktan hoşlandıklarını söylüyorlar.Mensen hebben mij zelfs gezegd dat zij het nu leuk zullen vinden om door muggen te worden gebeten.
Hatta, insanlar bana artık sivrisinekler tarafından ısırılmaktan hoşlandıklarını söylüyorlar.Thật ra, có người đã nói với tôi rằng bây giờ họ sẽ tận hưởng việc bị muỗi đốt.
Hatta, insanlar bana artık sivrisinekler tarafından ısırılmaktan hoşlandıklarını söylüyorlar.Για την ακρίβεια, κάποιοι μου έχουν πει πως πλέον θα απολαμβάνουν τα τσιμπήματα των κουνουπιών.
Hatta, insanlar bana artık sivrisinekler tarafından ısırılmaktan hoşlandıklarını söylüyorlar.Люди казали мені, що тепер вони будуть насолоджуватися укусами комарів.
Hatta, insanlar bana artık sivrisinekler tarafından ısırılmaktan hoşlandıklarını söylüyorlar.Некоторые даже говорят мне, что после этого комариные укусы будут им только в радость.
Hatta, insanlar bana artık sivrisinekler tarafından ısırılmaktan hoşlandıklarını söylüyorlar.למעשה, אנשים אמרו לי שעכשיו הם ייהנו להיעקץ ע"י יתושים.
Hatta, insanlar bana artık sivrisinekler tarafından ısırılmaktan hoşlandıklarını söylüyorlar.فى الواقع، أخبرنى الناس أنهم الآن سوف يستمتعون بأنهم يلدغون من قِبل البعوض.
Hatta, insanlar bana artık sivrisinekler tarafından ısırılmaktan hoşlandıklarını söylüyorlar.蚊に刺されるのが楽しみになったそうです なぜ蚊に刺される事を
Hayatında belli bir yere geldin, bir dönüm noktasındasın, gibi şeyler söylüyorlar -Bạn đã đến cái giai đoạn này của cuộc đời, đó là một mốc rất quan trong, tất cả những thứ đó.
Hayatında belli bir yere geldin, bir dönüm noktasındasın, gibi şeyler söylüyorlarDu seiest im Leben so in einer Alterstufe, das ist ein wichtiger
Hayatında belli bir yere geldin, bir dönüm noktasındasın, gibi şeyler söylüyorlar -Jesteście na takim etapie życia, że to wszystko jest wielkim krokiem.
Hayatında belli bir yere geldin, bir dönüm noktasındasın, gibi şeyler söylüyorlar -Jste v tom správném životním období, je to zlomový bod a tak."
Hayatında belli bir yere geldin, bir dönüm noktasındasın, gibi şeyler söylüyorlarTodo esto.
Hayatında belli bir yere geldin, bir dönüm noktasındasın, gibi şeyler söylüyorlar -Você está nessa fase da vida, isso é uma grande marco, tudo isso.
Hayatında belli bir yere geldin, bir dönüm noktasındasın, gibi şeyler söylüyorlar -Ενώ είμαστε σε αυτό το στάδιο της ζωής μας, που μίας τέτοια κίνηση είναι ορόσημο.
Hayatında belli bir yere geldin, bir dönüm noktasındasın, gibi şeyler söylüyorlarこれはその全ての重要な段階です。
HEMŞİRE iyi söylüyorlar.ENFERMEIRA Você diz bem.
HEMŞİRE iyi söylüyorlar.INFERMIERA Dici bene.
HEMŞİRE iyi söylüyorlar.INFIRMIÈRE Vous dites bien.
HEMŞİRE iyi söylüyorlar.반응이 잘 말한다.

İlgili Sayfalar