söylüyor ile cümle

söylüyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Henüz kararını vermediğini söylüyor.He says that he hasn't made up his mind yet.
Mükemmel bir evliliği olduğunu söylüyor.He says that he has the perfect marriage.
Çocuklardan hoşlanmadığını söylüyor.He says that he doesn't like children.
Canının koşu yapmak istemediğini söylüyor.He says that he doesn't feel like jogging.
Canının dışarı çıkmak istemediğini söylüyor.He says that he doesn't feel like going out.
Bu gece canının boza içmek istemediğini söylüyor.He says that he doesn't feel like drinking boza tonight.
Bu havada dışarı çıkmayı aklından bile geçirmediğini söylüyor.He says that he can't imagine going out in this weather.
Sarhoş olmadan bir şişe rakının tamamını içebileceğini söylüyor.He says that he can drink a whole bottle of raki without getting drunk.
Saat üç buçuğa kadar burada olabileceğini söylüyor.He says that he can be here by 3:30.
Herkesi memnun etmeye çalışmanın zaman kaybı olduğunu söylüyor.He says it's a waste of time to try to please everybody.
Bilgisayarıyla ilgili sorun yaşadığını söylüyor.He says he's having trouble with his computer.
Zengin olduğunu söylüyor.He says he is rich.
Bu gürültüye daha fazla katlanamadığını söylüyor.He says he can't put up with this noise any longer.
Bu gürültüyü artık kafasının kaldırmadığını söylüyor.She says she can't put up with this noise any longer.
Sıcağa daha fazla dayanamadığını söylüyor.He says he can't put up with the heat any longer.
Kokuya daha fazla dayanamadığını söylüyor.He says he can't ignore the smell any longer.
Gürültüye daha fazla dayanamadığını söylüyor.He says he can't ignore the noise any longer.
Seceresini yaklaşık üç asır öncesine kadar çıkarabildiğini söylüyor.He says he can trace his ancestors back about 300 years.
Atalarının izini yaklaşık üç yüz yıl öncesine kadar sürebildiğini söylüyor.She says she can trace her ancestors back about 300 years.
Bu konuda yalan söylüyor olabilir.He may possibly be lying about that.
Başkan Trump halka doğruları söylüyor.President Trump tells the truth to people.
Yağmurda şarkı söylüyorum.I'm singing in the rain.
Yağmur altında şarkı söylüyorum.I'm singing in the rain.
Uzmanlar bunun yanlış olduğunu söylüyorlar.Experts say this is wrong.
Tom neden bana yalan söylüyor?Why's Tom lying to me?
Bazı insanlar COVİD-19'un laboratuarda yaratıldığını söylüyorlar.Some people say that COVID-19 was created in a lab.
Kendine yalan söylüyorsun.You're lying to yourself.
Muhtemelen doğru söylüyor.He's probably telling the truth.
Bazıları öyle söylüyor, bazılarıysa böyle.Some people say it like this; others, like that.
Bazıları öyle söylüyor, bazıları başka türlü.Some say it is so; others differ.
Hasta olduğunu söylüyorlar.They say you've been ill.
Yanni bana yalan söylüyor.Yanni is lying to me.
Saatim iki buçuk olduğunu söylüyor.My watch says it's half two.
Bunu senin kendi iyiliğin için söylüyorum.I'm telling you this for your own good.
Müşteri çekmek için neler söylüyorsun?What do you say to attract clients?
Bunu diyen yalan söylüyordur.Whoever says that is lying.
Tom yalan söylüyor. Ben söyleyebilirim.Tom's lying. I can tell.
Papaz, insanlar yeterince bağış yapmadığı için İsa'nın henüz nüzul etmediğini söylüyor.The pastor says Jesus hasn't returned yet because people haven't donated enough cash.
Bu sefer Tom gerçeği söylüyor gibi görünüyor.This time it seems as if Tom is telling the truth.
Tom bu sefer doğru söylüyor gibi.This time it seems as if Tom is telling the truth.
Tom, ben her şeyi unuttuğum için elek gibi bir hafızam olduğunu söylüyor.Tom says I've got a memory like a sieve because I forget everything.
Tom her şeyi unuttuğum için balık hafızalı olduğumu söylüyor.Tom says I've got a memory like a sieve because I forget everything.
Robert gerçeği söylüyor.Robert has been telling the truth.
Robert doğruyu söylüyor.Robert has been telling the truth.
Tom kanıtı olduğunu söylüyor.Tom says he has proof.
Gunter ölü bir bedenin önünde şarkı söylüyordu.Gunter was singing in front of a dead body.
"Yüz kişiden iki kişi söylüyor bunu!"Two people in a hundred say this!
B. Howard ilk olarak finans alanında çalıştığını söylüyor.B. Howard said he first considered working in finance.
(Fuchs) İngiltere’den birçoğunun alıkoyulduğunu söylüyor.(Fuchs) says there is much being withheld from the British.
Her zaman aşk hakkında şarkı söylüyorum.I've always sung about love.
Hemsworth burada zamanının çoğunu kardeşleriyle sörf yaparak geçirdiğini söylüyor.Hemsworth says he spent much of his time there surfing with his brothers.
Adını kahveden alan şeyler söylüyor...It's saying stuff named after coffee...
Bunu samimi olarak söylüyorum, kendinize iyi bakın.I say that to you sincerely; take care of yourself.
Ayrıca kendisinin sadece varlığının farkında olduğu sürece var olduğunu söylüyor.It is also said that he can only exist as long as he is aware of himself.
'Dance in the Dark'ı söylüyorlar; fakat dans ediyorlar ve özgürler, dışa vuruyorlar.They're singing 'Dance in the Dark,' but they're dancing and they're free, they're letting it out.
Ardından kafasını ve kalbini dans pistinde bıraktığını sevgilisine söylüyor.She further tells her lover that she left her head and her heart on the dance floor.
Artık daha kısık sesle şarkı söylüyorum... tabii ki bir kadına göre," dedi.Now I sing quite low... well, for a female anyway."
Simintov tek başına ibadet etmenin zor olduğuunu söylüyor.Simintov says it is not easy to practise his religion alone.
Bazı NoFap kullanıcıları beyinlerinin gerçek ilişkiler pahasına porno ile çarpıldığını söylüyorlar.Some NoFap users say their brains were warped by porn, at the expense of real relationships.
Gezici bir tüccar olduğunu söylüyordu.He was claiming to be a travelling merchant.

İlgili Sayfalar