söylüyor ile cümle
söylüyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom, Mary'nin Fransızca konuşamadığını söylüyor.Tom says Mary can't speak French.
Tom Mary'nin onu yapacağını söylüyor.Tom says that Mary will do that.
Tom onu Mary için yapacağını söylüyor.Tom says he'll do that for Mary.
Tom Mary'nin onu yaptığını gördüğünü söylüyor.Tom says he saw Mary doing that.
Tom Mary'nin ilgilenmediğini söylüyor.Tom says Mary wasn't interested.
Tom, Mary'nin onu yapmaması gerektiğini söylüyor.Tom says Mary shouldn't do that.
Tom, Mary'nin onu yapmaktan hoşlandığını söylüyor.Tom says Mary enjoys doing that.
Tom, Mary'nin yorgun görünmediğini söylüyor.Tom says Mary didn't seem tired.
Tom, Mary'nin mutlu görünmediğini söylüyor.Tom says Mary didn't seem happy.
Tom Mary'nin öfkeli görünmediğini söylüyor.Tom says Mary didn't seem angry.
Tom, mutlu olmadığını söylüyor.Tom says he isn't happy.
Tom öfkeli olmadığını söylüyor.Tom says he isn't angry.
Tom kuruntusal olduğumu söylüyor.Tom says I'm delusional.
Tom, Mary'nin onu yapmak istediğini söylüyor.Tom says Mary wants to do that.
Tom Mary'nin onu nadiren yaptığını söylüyor.Tom says Mary seldom does that.
Tom, Mary'nin onu yapması gerektiğini söylüyor.Tom says Mary needs to do that.
Tom Mary'nin onu her zaman yaptığını söylüyor.Tom says Mary always does that.
Tom senin çok yalan söylediğini söylüyor.Tom says you lie a lot.
Tom hasta olmadığını söylüyor.Tom says he isn't sick.
Tom, Mary'yi çok özlediğini söylüyor.Tom says he misses Mary a lot.
Tom Mary'nin onu sık sık yaptığını söylüyor.Tom says Mary often does that.
Tom Mary'nin onu yaptığını söylüyor.Tom says that Mary does that.
Tom Mary'nin esnediğini gördüğünü söylüyor.Tom says he saw Mary yawning.
Tom Mary'nin ilgili olduğunu söylüyor.Tom says Mary was interested.
Tom Mary'nin onu yapması gerektiğini söylüyor.Tom says Mary should do that.
Tom Mary'nin nadiren geç kaldığını söylüyor.Tom says Mary is seldom late.
Tom Mary'nin onu yapmak zorunda olduğunu söylüyor.Tom says Mary has to do that.
Tom onu Mary'nin yaptığını söylüyor.Tom says that Mary did that.
Tom Mary'ye söylemeyeceğini söylüyor.Tom says he won't tell Mary.
Tom Mary'ye para borcu olduğunu söylüyor.Tom says he owes Mary money.
Tom Mary'nin uykulu olmadığını söylüyor.Tom says Mary wasn't sleepy.
Tom Mary'nin aç olmadığını söylüyor.Tom says Mary wasn't hungry.
Tom, Mary'nin sık sık geç kaldığını söylüyor.Tom says Mary is often late.
Tom Mary'nin onu yapamadığını söylüyor.Tom says Mary can't do that.
Tom Mary'ye 300 dolar borcu olduğunu söylüyor.Tom says he owes Mary $300.
Tom Mary'nin bunu yapacağını söylüyor.Tom says Mary will do that.
Tom Mary'nin hatalı olmadığını söylüyor.Tom says Mary wasn't wrong.
Tom Mary'nin yorgun olmadığını söylüyor.Tom says Mary wasn't tired.
Tom Mary'nin mutlu olmadığını söylüyor.Tom says Mary wasn't happy.
Tom Mary'nin öfkeli olmadığını söylüyor.Tom says Mary wasn't angry.
Tom Mary'nin korkmuş göründüğünü söylüyor.Tom says Mary seems afraid.
Tom Mary'nin şüpheci olduğunu söylüyor.Tom said Mary is skeptical.
Tom Mary'nin meşgul olmadığını söylüyor.Tom says Mary wasn't busy.
Tom kızgın olduğunu söylüyor.Tom says he's angry.
Tom Mary'nin kızgın olmadığını söylüyor.Tom says Mary isn't angry.
Tom Mary'nin uykulu olduğunu söylüyor.Tom says Mary was sleepy.
Tom Mary'nin aç olduğunu söylüyor.Tom says Mary was hungry.
Tom Mary'nin hatalı olduğunu söylüyor.Tom says Mary was wrong.
Tom Mary'nin yorgun olduğunu söylüyor.Tom says Mary was tired.
Tom Mary'nin orada olduğunu söylüyor.Tom says Mary was there.
Tom Mary'nin mutlu olduğunu söylüyor.Tom says Mary was happy.
Tom Mary'nin kızgın olduğunu söylüyor.Tom says Mary was angry.
Tom Mary'nin korktuğunu söylüyor.Tom says Mary is afraid.
Tom Mary'nin meşgul olduğunu söylüyor.Tom says Mary was busy.
Tom Mary'nin mutllu olduğunu söylüyor.Tom says Mary is happy.
Tom gitmeyi planladığını söylüyor.Tom says he's planning to go.
Tom, bütün yaz burada kalmayı planladığını söylüyor.Tom says he plans to stay here all summer.
Tom, burada daha fazla kalmayı planlamadığını söylüyor.Tom says he doesn't plan to stay here much longer.
Tom, oraya kendi başına gitmeyi planlamadığını söylüyor.Tom says he doesn't plan on going there by himself.
Tom, tekrar oraya gitmeyi planladığını söylüyor.Tom says he doesn't plan on going back there again.