söylüyor ile cümle
söylüyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Ben Lojbanca bir şey söylüyorum.I say something in Lojban.
Onlar çime oturdular, gitar çalıyorlardı ve şarkı söylüyorlardı.They sat on the grass, playing ukulele and singing.
Çimlere oturmuş, ukulele çalıp, şarkı söylüyorlardı.They sat on the grass, playing ukulele and singing.
Tom 5 farklı ülkede 4 evi olduğunu söylüyor.Tom says that he has 4 homes in 5 different countries.
Ortalığı karıştırmaya çalışmıyorum, duyduğumu söylüyorum sadece.I'm not trying to stir up trouble. I'm just telling you what I heard.
Onlar Fransız devriminden Marie Antoinette'in sorumlu olduğunu söylüyor.They say that Marie Antoinette was responsible for the French Revolution.
Çocuklar kamp ateşi etrafında şarkı söylüyorlar.The children are singing around the campfire.
Tom gerçeği söylüyor ya da söylemiyor olabilir.Tom may or may not be telling the truth.
Tom iyi hissettiğini söylüyor.Tom says he feels fine.
Tom telafi etmek için çok geç olmadığını söylüyor.Tom says it's not too late to make amends.
Tom Mary'yi telafi ettiğini söylüyor.Tom says he's made amends with Mary.
Türkiye'yi bir daha asla terketmeyeceğini söylüyor.He says he isn't going to leave Turkey anymore.
Aslında, o yalan söylüyordu.In fact, he was lying.
Kim söylüyor?Says who?
Sistem, klasörü silmem için gerekli izinlere sahip olmadığımı söylüyor.The system says I do not have the necessary permissions to delete the folder.
Tom, sadece zihin gücüyle nesneleri hareket ettirebildiğini söylüyor.Tom says that he can move objects using only the power of his mind.
Yüzüme karşı yalan mı söylüyorsun?Are you lying straight to my face?
Gözümün içine baka baka yalan mı söylüyorsun?Are you lying straight to my face?
Tom karısını hiç aldatmadığını söylüyor.Tom says that he has never cheated on his wife.
Bir şey bana onun onları bulduğunu söylüyor.Something tells me that she has found them.
Bilmiyorum ne söylüyorsunuz.I don't know what you're trying to say.
Ne söylüyorsunuz bilmiyorum.I don't know what you're trying to say.
Bazı insanlar bir şey üstlenmemen gerektiğini söylüyor.Some people say you should never assume anything.
Tom, Noel için Boston'a geri dönmeyi planladığını söylüyor.Tom says he's planning to go back to Boston for Christmas.
Tom gelecek hafta Mary'yi arayacağını söylüyor.Tom says he'll call Mary next week.
Tom her şeyle ilgileneceğini söylüyor.Tom says he'll take care of everything.
Tom değiştirmek istediğini söylüyor.Tom says he wants to change.
Çocuklar Tom'un ne söylüyor olduğunu anlıyor gibi görünmüyorlardı.The children didn't seem to understand what Tom was saying.
Tom ağrının asla gitmeyeceğini söylüyor.Tom says the pain never goes away.
Tom istifa edeceğini söylüyor.Tom says he's going to resign.
Burada birisi yalan söylüyor.Somebody is lying here.
Tom yine yalan söylüyor.Tom is lying again.
Tom hala yalan söylüyor mu?Is Tom still lying?
Bu broşür size su faturasını nasıl düşürebileceğini söylüyor.This pamphlet tells you how you can lower the water bill.
Tom telepatik yeteneği olduğunu söylüyor.Tom says he possesses telepathic ability.
Tom polise bazı resimler almak için orada olduğunu söylüyor.Tom says he told the police officer that he was just there to take some pictures.
Tom müzik kulağı olmadığını söylüyor.Tom says he's tone deaf.
İnsanlar ne söylüyorlar?What are people saying?
Tom onun işe yaradığını söylüyor.Tom says it worked.
Tom hangi şarkıyı söylüyordu?What was Tom singing?
Biri şarkı söylüyor.Someone is singing.
Kaba olduğumu mu söylüyorsun?Are you saying I'm impolite?
Ölmekten korkmadığını söyleyen birçok insan yalan söylüyor.Many people who say they aren't afraid of dying are lying.
Tom Mary'yi hiç terk etmeyeceğini söylüyor.Tom says he'll never ever leave Mary.
Tom Mary'nin burada mutlu olmadığını söylüyor.Tom says that Mary isn't happy here.
Tom, onun kabul edilemez olduğunu söylüyor.Tom says that isn't acceptable.
Bunun kabul edilebilir olduğunu mu söylüyorsun?Are you saying it's acceptable?
Tom keçisakalını Noel için kırmızı ve yeşile boyayabileceğini söylüyor.Tom says he might dye his goatee red and green for Christmas.
Tom ve Mary'nin düğününde bir şarkı söylüyor olacağım.I'll be singing a song at Tom and Mary's wedding.
O bir Alman. Dolayısıyla yalan söylüyor olmalı.She's German, so she must be lying!
Sana söylüyorum, bu iyi bitemez.I tell you, this can't end well.
Güzel, hangi şarkıyı söylüyorsun?Well, what are you singing?
Genç kız şarkı söylüyor.The young girl is singing.
Neden onun yalancı olduğunu söylüyorsun?Why do you say that he's liar?
Tom her üç yılda genellikle yeni bir araba aldığını söylüyor.Tom says he usually buys a new car every three years.
Teniste doksanlı nesil şimdiye kadar son derece başarısız oldu, kızgın hayranlar söylüyor.The nineties generation in tennis has been utterly useless so far, exasperated fans say.
Tom onun hakkında yalan söylüyordu.Tom was lying about that.
Propagandan çok acemice; ki bunu psikoloji konusunda uzman biri olarak söylüyorum.Your propaganda is so amateur, as I'm an expert in psychology.
Üzgünüm, ben biraz sarhoşum, bu yüzden komik şeyler söylüyor olabilirim.Sorry, I'm a bit drunk, so I may be saying ridiculous things.
Onlar bana senin gerçek bir uzman olduğunu söylüyorlar!They tell me you're a real expert!