Sörf yapmaktan hoşlanıyorum.I like surfing.
Sörf yapmaktan hoşlanmam.I don't like surfing.
Sörf yapmak çok eğlenceli.Surfing is a lot of fun.
Luis Enrique, futbolu bıraktıktan sonra bir süre sörf yapmak için Avustralya'da yaşadı.After retiring from football, Luis Enrique lived for a while in Australia to practice surfing.
Haftasonları ise sörf yapmaktan hoşlanıyor.And on weekends he likes to put on the boards, throw up rooster tails.
Sörf kayağı, kayaklarla okyanus dalgalarında sörf yapmak için kullanılan spor, teknik ve ekipmandır.Surf kayaking is the sport, technique, and equipment, used in surfing ocean waves with kayaks.
Luis Enrique, futbolu bıraktıktan sonra bir süre sörf yapmak için Avustralya'da yaşadı.После завершения карьеры футболиста Луис Энрике жил некоторое время в Австралии, занимаясь серфингом.
Bir grup sörfçü hem çalışmak hem de sörf yapmak için Gün Batımı Plajına gelirler.Czworo nastolatków wybiera się na odludną, nadmorską plażę, by tam spędzić dzień na zabawie i surfowaniu.
Gölün büyüklüğü ve rüzgarlı koşulları sayesinde sörf yapmak mümkündür.Surffaus on mahdollista järven koon ja tuulisten olosuhteiden ansiosta.
Haftasonları ise sörf yapmaktan hoşlanıyor.A w weekendy zakłada narty wodne i tnie wodę.
Haftasonları ise sörf yapmaktan hoşlanıyor.Certains week-end il aime prendre sa planche, pour aller surfer sur les vagues.
Haftasonları ise sörf yapmaktan hoşlanıyor.Dan di akhir pekan dia senang melempari ekor ayam jantan dan mencatat skornya.
Haftasonları ise sörf yapmaktan hoşlanıyor.E nei fine settimana prende il suo equipaggiamento e va a praticare sci nautico.
Haftasonları ise sörf yapmaktan hoşlanıyor.En in het weekend gaat hij graag wakeboarden, en spettert iedereen onder.
Haftasonları ise sörf yapmaktan hoşlanıyor.Hétvégente vizisíre pattan, és felszántja a vizet.
Haftasonları ise sörf yapmaktan hoşlanıyor.주말이면 그는 수상스키를 보드에 올라 멋진 자태를 뽐냅니다.
Haftasonları ise sörf yapmaktan hoşlanıyor.Och på helgerna gillar han att ta på sig vattenskidorna, få vattnet att spruta.
Haftasonları ise sörf yapmaktan hoşlanıyor.Og i weekenden kan han godt lide at stå på vandski, så kølvandet står op.
Haftasonları ise sörf yapmaktan hoşlanıyor.O víkendech se prohání na prknech a jízdu si užívá.
Haftasonları ise sörf yapmaktan hoşlanıyor.Si in weekenduri ii place sa mearga cu surful, starnind trombe de apa.
Haftasonları ise sörf yapmaktan hoşlanıyor.Und an Wochenenden schnallt er sich gerne einmal Ski unter und zieht einen Wasserschweif hinter sich her.
Haftasonları ise sörf yapmaktan hoşlanıyor.Và mỗi cuối tuần ông thích lấy ván ra lướt sóng để khoe sức mạnh của mình
Haftasonları ise sörf yapmaktan hoşlanıyor.Y los fines de semana le gusta subirse a la tabla de surf, y producir remolinos de agua.
Haftasonları ise sörf yapmaktan hoşlanıyor.Και τα σαββατοκύριακα του αρέσει να φοράει τα σκι
Haftasonları ise sörf yapmaktan hoşlanıyor.А на вихідних він полюбляє ставати на серфборд і зрізати вершечки хвиль.
Haftasonları ise sörf yapmaktan hoşlanıyor.А по выходным любит встать на доску и взбить гребешок волны.
Haftasonları ise sörf yapmaktan hoşlanıyor.И през почивните дни той обича да слага борда, да се впуска през вълните.
Haftasonları ise sörf yapmaktan hoşlanıyor.ובסופי שבוע הוא אוהב לשים את הלוחות, ומראה לנו את שובל הקצף האחורי,
Haftasonları ise sörf yapmaktan hoşlanıyor.وفي نهاية الآسبوع يحب أنه يتزلج على الالواح , يرمي مخلفات الديك .
Haftasonları ise sörf yapmaktan hoşlanıyor.水しぶきをあげるのです そしてマージディートン