sör ile cümle

sör kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Özgür irade sorunu din için bir dikenli bir bilmece.The question of free will is a prickly conundrum to religion.
Birkaç soru hakkında bilgi almak istiyorum.I'd like to get information regarding a number of questions.
Yarın ona soracağım.Tomorrow, I will ask him.
Kaç yaşında olduğunu sorabilir miyim?May I ask how old you are?
Trang onun yatağımı paylaşıp paylaşamayacağını sordu.Trang asked if she could share my bed.
O bize birkaç soru sordu.She asked us several questions.
Benim eylemlerim için sorumlu olmayacağım.I won't be responsible for my actions.
İnsanlar her zaman bana yaptığımı niçin yaptığımı soruyorlar.People always ask me why I do what I do.
Sorularınıza yanıt yok.Answers to your questions don't exist.
O sorun önemli değil.That problem isn't important.
Houston, burada bir sorun yaşadık.Houston, we've had a problem here.
Sizin sorunlarınız benimkilerle karşılaştırıldığında hiçbir şey.Your problems are nothing compared to mine.
Aşağıdaki sorulara cevap vermeye çalışacağız.We shall try to answer the following questions.
Benim sorunuma "erteleme" deniyor.My problem is called "procrastination".
Sorular ve cevaplar etkileşimde büyük bir rol oynarlar.Questions and answers play an enormous role in interaction.
Organların satışı yasal hale getirilirse potansiyel sağlık sorunları ortaya çıkabilir.If the sale of organs is legalised, potential health problems may arise.
Niçin Tom'a sormuyorsunuz?Why don't you ask Tom?
Tom'a sorsana.Why don't you ask Tom?
Niçin Tom'un tavsiyesini sormuyoruz?Why don't we ask Tom's advice?
Bu sorunu ele alma biçimimizle ilgili Tom gerçekten ne düşünüyor?What does Tom really think of the way we've been handling this problem?
Tom'un sorunçıkaran günleri bitti.Tom's troublemaking days are over.
Tom sorgu için gözaltına alındı.Tom was detained for questioning.
Tom tüm sorulara cevap verebildi.Tom was able to answer all the questions.
Tom bilgisayarı ile sorun yaşadığını söylüyor.Tom says he's having trouble with his computer.
Tom'un sorunu kendi dünyasında yaşamaktır.Tom's problem is that he lives in his own bubble.
Tom bu sorunu çözebilecek tek kişi olabilir.Tom may be the only one who can solve this problem.
Tom sorunun tamamen farkındadır.Tom is well aware of the problem.
Tom bu soruna bir çözüm bulmak için baskı altında.Tom is under pressure to find a solution to this problem.
Bu kazadan Tom sorumludur.Tom is responsible for this accident.
Tom olaydan sorumlu komitede.Tom is on the committee in charge of the event.
Tom oğlunun intiharı ile başa çıkmada sorun yaşıyor.Tom is having trouble dealing with his son's suicide.
Tom oğlunun intihar etmesi gerçeğiyle başa çıkmada sorun yaşıyor.Tom is having trouble coping with the fact that his son committed suicide.
Tom yeni arabasıyla ilgili küçük bir sorun yaşıyor.Tom is having a bit of trouble with his new car.
Tom mali sorunlarla karşı karşıya.Tom is facing financial problems.
Tom birkaç ciddi sorunla karşı karşıya.Tom is facing a few serious problems.
Tom şu anda o sorun üzerinde çalışıyor.Tom is currently working on that problem.
Tom'un mesafeleri yargılama sorunu var.Tom has trouble judging distances.
Tom'un bir şey üzerine konsantre olma sorunu var.Tom has trouble concentrating on one thing.
Tom kazadan beri sol gözüyle sorun yaşıyor.Tom has had trouble with his left eye ever since the accident.
Tom'un altı yaşından beri yürüme sorunu var.Tom has had trouble walking ever since he was six years old.
Tom soruna bir çözüm için çok fazla düşünüyor.Tom has been racking his brains for a solution to the problem.
Tom soruna bir çözüm için kafa patlatıyor.Tom has been racking his brains for a solution to the problem.
Tom'un güçlü bir sorumluluk duygusu var.Tom has a strong sense of responsibility.
Tom cep bıçağı ile elmayı soymakta sorun yaşadı.Tom had trouble peeling the apple with his pocket knife.
Tom'un bavulunu açtırmada sorunu vardı.Tom had trouble getting his suitcase opened.
Tom'un onu yaparken hiçbir sorunu yoktu.Tom had no problem doing it.
Tom soruyu cevaplamayı zor buldu.Tom found it difficult to answer the question.
Tom nihayet sorunu anladı.Tom finally figured out the problem.
Tom olanlar için sorumlu hissediyor.Tom feels responsible for what happened.
Tom şu anda bu sorunla ilgilenmek istemiyor.Tom doesn't want to deal with this problem now.
Tom sorunun farkında gibi görünmüyor.Tom doesn't seem to be aware of the problem.
Tom hayırseverlik yapmak için sorulmasını sevmezTom doesn't like being asked to give to charity.
Tom kime soracağını bilmiyor.Tom doesn't know who to ask.
Tom kime sorması gerektiğini bilmiyor.Tom doesn't know who he should ask.
Tom'un sorunlarını tartışmak için kimsesi yok.Tom doesn't have anyone to discuss his problems with.
Tom herhangi bir sorun olduğunu fark etmiş gibi görünmüyordu.Tom didn't seem to notice any problems.
Tom doğru soruyu nasıl soracağını bilmiyordu.Tom didn't know how to ask the right question.
Tom soruya nasıl cevap vereceğini bilmiyordu.Tom didn't know how to answer the question.
Tom'un o tür bir sorunla ilgilenmek için yeterli deneyimi yoktu.Tom didn't have enough experience in dealing with that kind of problem.
Tom bütün sorulara cevap vermedi.Tom didn't answer all the questions.
İlgili Sayfalar