Yapılan konuşmalarda Köyün sönmekte olduğu, çare olarak yardım edilmesi gerektiği anlatıldı.Знал, какое слово надо сказать деревне, чтобы она сдвинулась.
Yapılan konuşmalarda Köyün sönmekte olduğu, çare olarak yardım edilmesi gerektiği anlatıldı.Skildringen avslutas med att berätta om hur byn utplånades.
Ama asla gözlerindeki parıltı sönmek istemediği için özür dileme.Aber entschuldige dich niemals, für die Art wie deine Augen nicht aufhören wollen zu scheinen.
Ama asla gözlerindeki parıltı sönmek istemediği için özür dileme.Ale neopováž sa ospravedlňovať za to, ako tvoje oči odmietajú prestať žiariť.
Ama asla gözlerindeki parıltı sönmek istemediği için özür dileme.Ale nigdy nie przepraszaj za to, jak nieustający błysk w twoich oczach.
Ama asla gözlerindeki parıltı sönmek istemediği için özür dileme.Dar niciodată pentru că ochii tăi refuză să înceteze a străluci.
Ama asla gözlerindeki parıltı sönmek istemediği için özür dileme.De soha ne kérj elnézést azért, mert a szemeid folyamatosan csillognak.
Ama asla gözlerindeki parıltı sönmek istemediği için özür dileme.Maar verontschuldig je nooit voor je weigering de glans in je ogen te dimmen.
Ama asla gözlerindeki parıltı sönmek istemediği için özür dileme.Mais ne demande jamais pardon d'avoir toujours les yeux qui brillent.
Ama asla gözlerindeki parıltı sönmek istemediği için özür dileme.Ma non ti scusare mai per il modo in cui i tuoi occhi rifiutano di smettere di brillare.
Ama asla gözlerindeki parıltı sönmek istemediği için özür dileme."Mas nunca peças desculpa "por os teus olhos se recusarem a deixar de brilhar.
Ama asla gözlerindeki parıltı sönmek istemediği için özür dileme.Nhưng đừng bao giờ xin lỗi cho cách mà mắt con không ngừng sáng lên.
Ama asla gözlerindeki parıltı sönmek istemediği için özür dileme.Pero nunca te disculpes por la forma en que tus ojos se niegan dejar de brillar.
Ama asla gözlerindeki parıltı sönmek istemediği için özür dileme.Tapi jangan pernah meminta maaf karena matamu menolak untuk berhenti bersinar.
Ama asla gözlerindeki parıltı sönmek istemediği için özür dileme.Όμως ποτέ μην απολογείσαι για το πώς τα μάτια σου δεν παύουν να λάμπουν.
Ama asla gözlerindeki parıltı sönmek istemediği için özür dileme.Але не смій вибачатись, за те, що твої очі відмовляються втрачати свій блиск.
Ama asla gözlerindeki parıltı sönmek istemediği için özür dileme.Но никога не се извинявай за начинът, по който очите ти отказват да спрат да блестят.
Ama asla gözlerindeki parıltı sönmek istemediği için özür dileme.Но никогда не извиняйся за то, как беспрестанно светятся твои глаза.
Ama asla gözlerindeki parıltı sönmek istemediği için özür dileme.ותמיד התנצלי כאשר את עושה משהו רע. אך לעולם אל תתנצלי על הדרך בה עיניך מסרבות להפסיק לזרוח.
Ama asla gözlerindeki parıltı sönmek istemediği için özür dileme.ولكن لاتعتذري على الاطلاق لانك شغوفة في بشيء ما .. واعينك تلمع من ذلك
Ama asla gözlerindeki parıltı sönmek istemediği için özür dileme.ㅡ하지만 네 눈에 총기가 흐려지려할 때 그것에 대한 변명은 하지 말았으면 한단다
Ama asla gözlerindeki parıltı sönmek istemediği için özür dileme.目の輝きを失うのを拒むこと あなたの声は小さいけれど 歌うのをやめないで
Bu öğrenme ve deneyim isteğiyle tutuşan, sönmek bilmeyen, yılmaz heves.이것이 바로 학습과 경험에 대한 억제할 수 없는, 굽힐 수 없는 욕구입니다
Bu öğrenme ve deneyim isteğiyle tutuşan, sönmek bilmeyen, yılmaz heves.זה אותו התיאבון הבריא שאינו יודע שובע, ללמידה והתנסות,
Bu öğrenme ve deneyim isteğiyle tutuşan, sönmek bilmeyen, yılmaz heves.هذا شيء صعب إخماده , شهية واسعة للتعلم والخبرة
Bu öğrenme ve deneyim isteğiyle tutuşan, sönmek bilmeyen, yılmaz heves.どんなに馬鹿げていても どんなにマニアックでも
Ve hata yaptığında her zaman özür dile. Ama asla gözlerindeki parıltı sönmek istemediği için özür dileme.In vedno se opraviči, ko storiš kaj narobe, ampak nikoli se ne opravičuj, ker tvoje oči ne nehajo sijati.