Ana içeriğe geç
Sözlük

sönüm ile cümle

sönüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Daha ziyade, herhangi biri bizim sonumuzu giderebilecek bir düzine sorun var.Вместо това има дузина неща, всяко от които би могло да ни довърши.
Daha ziyade, herhangi biri bizim sonumuzu giderebilecek bir düzine sorun var.Вместо этого, есть десяток вещей, которые могут привести к нашей гибели.
Daha ziyade, herhangi biri bizim sonumuzu giderebilecek bir düzine sorun var.Замість цього існують десятки факторів, кожен з яких здатний нас прикінчити.
Daha ziyade, herhangi biri bizim sonumuzu giderebilecek bir düzine sorun var.יש עשרות דברים, שכל אחד מהם עלול לחסלנו,
Daha ziyade, herhangi biri bizim sonumuzu giderebilecek bir düzine sorun var.بدلا من ذلك هناك دستة من المشكلات , و أي منها قادر على إبادتنا.
Daha ziyade, herhangi biri bizim sonumuzu giderebilecek bir düzine sorun var.そして我々は すべてを正しくする必要があるのです なぜなら
Doktorlarım bana kronik şizofreni tanısı koydular, ve sonumun "mezar" olacağını öngördüler.Az orvosaim krónikus skizofréniát diagnosztizáltak nálam, a prognózisom "súlyos" volt.
Doktorlarım bana kronik şizofreni tanısı koydular, ve sonumun "mezar" olacağını öngördüler.Doctorii m-au diagnosticat cu schizofrenie cronică și prognoza lor era: "grav".
Doktorlarım bana kronik şizofreni tanısı koydular, ve sonumun "mezar" olacağını öngördüler.I medici mi hanno diagnosticato la schizofrenia cronica, e mi hanno dato una prognosi di "grave."
Doktorlarım bana kronik şizofreni tanısı koydular, ve sonumun "mezar" olacağını öngördüler.제 담당 의사들은 저를 만성 정신분열병으로 진단했고 회복할 가망성이 "절망적"이라고 판단했죠.
Doktorlarım bana kronik şizofreni tanısı koydular, ve sonumun "mezar" olacağını öngördüler.Lékaři mi diagnostikovali chronickou schizofrenii a nabídli prognózu "hrobu".
Doktorlarım bana kronik şizofreni tanısı koydular, ve sonumun "mezar" olacağını öngördüler.Lekarze zdiagnozowali u mnie chroniczną schizofrenię, z rokowaniami na " grób. "
Doktorlarım bana kronik şizofreni tanısı koydular, ve sonumun "mezar" olacağını öngördüler.Los médicos me diagnosticaron esquizofrenia crónica, y me dieron un pronóstico "grave".
Doktorlarım bana kronik şizofreni tanısı koydular, ve sonumun "mezar" olacağını öngördüler.Meine Ärzte diagnostizierten chronische Schizophrenie und stellten die Prognose "schwerwiegend".
Doktorlarım bana kronik şizofreni tanısı koydular, ve sonumun "mezar" olacağını öngördüler.Mes médecins m'ont diagnostiquée schizophrénique chronique, et ont fait un pronostic de " cas grave ".
Doktorlarım bana kronik şizofreni tanısı koydular, ve sonumun "mezar" olacağını öngördüler.Mijn dokters stelden de diagnose van chronische schizofrenie, met de prognose "ernstig".
Doktorlarım bana kronik şizofreni tanısı koydular, ve sonumun "mezar" olacağını öngördüler.Mina läkare diagnostiserade mig med kronisk schizofreni, och gav mig prognosen, citat: "svår".
Doktorlarım bana kronik şizofreni tanısı koydular, ve sonumun "mezar" olacağını öngördüler.Os médicos diagnosticaram-me esquizofrenia crónica e deram-me um prognóstico de "grave".
Doktorlarım bana kronik şizofreni tanısı koydular, ve sonumun "mezar" olacağını öngördüler.Οι γιατροί μου διέγνωσαν χρόνια σχιζοφρένεια, και έκαναν πρόγνωση "πολύ σοβαρή".
Doktorlarım bana kronik şizofreni tanısı koydular, ve sonumun "mezar" olacağını öngördüler.Доктора диагностировали хроническую шизофрению и сделали "смертельный" прогноз.
Doktorlarım bana kronik şizofreni tanısı koydular, ve sonumun "mezar" olacağını öngördüler.Докторите ме диагностицираха с хронична шизофрения, и ми дадоха прогноза до "гроб."
Doktorlarım bana kronik şizofreni tanısı koydular, ve sonumun "mezar" olacağını öngördüler.רופאי איבחנו אצלי סכיזופרניה כרונית, וסיווגו את מצבי כ"חמור".
Doktorlarım bana kronik şizofreni tanısı koydular, ve sonumun "mezar" olacağını öngördüler.الأطباء شخصوا حالتي بالفصام المزمن. وأنذروني بتكهن "خطير"
Doktorlarım bana kronik şizofreni tanısı koydular, ve sonumun "mezar" olacağını öngördüler.予後は「深刻」だと宣告しました 要するに 介護施設に入れられ
En azından insan bir af diler. "bize yatırım yapın, yoksa sonumuz geldi"Cậu nên ít nhất lấy gì đó để biện hộ. Đầu tư vào chúng tôi hoặc là chúng ta kết thúc.
En azından insan bir af diler. "bize yatırım yapın, yoksa sonumuz geldi"Cel putin ar trebui sa pledezi pentru ceva Investiti in noi sau este sfarsitul nostru
En azından insan bir af diler. "bize yatırım yapın, yoksa sonumuz geldi"Dovrebbe almeno chiedere scusa per qualcosa. "Investa in noi o sarà la fine per noi."
En azından insan bir af diler. "bize yatırım yapın, yoksa sonumuz geldi"Du borde åtminstonen ha vädjat om något. Investera i oss eller så är det slutet för oss.
En azından insan bir af diler. "bize yatırım yapın, yoksa sonumuz geldi"Du solltest wenigstens um etwas flehen. Investieren sie in uns, oder es ist unser Ende.
En azından insan bir af diler. "bize yatırım yapın, yoksa sonumuz geldi"Je moet tenminste voor iets smeken. Investeer in ons of het is het einde voor ons.
En azından insan bir af diler. "bize yatırım yapın, yoksa sonumuz geldi"Moral bi me vsaj za kaj moledovati. Investirajte v naše podjetje ali pa bo z nami konec.
En azından insan bir af diler. "bize yatırım yapın, yoksa sonumuz geldi"Powinieneś przynajmniej o coś błagać. Proszę w nas zainwestować, albo to dla nas koniec.
En azından insan bir af diler. "bize yatırım yapın, yoksa sonumuz geldi"Tu devrais au moins plaider quelque chose. Investissez en nous ou ce sera la fin pour nous.
En azından insan bir af diler. "bize yatırım yapın, yoksa sonumuz geldi"Πρέπει τουλάχιστον να παρακαλέσεις ή κάτι. Επενδύστε σε μας ή είναι το τέλος μας.
En azından insan bir af diler. "bize yatırım yapın, yoksa sonumuz geldi"Ты должен хотя бы защищаться! "Инвестируйте наш проект, иначе нам конец."
En azından insan bir af diler. "bize yatırım yapın, yoksa sonumuz geldi".אתה צריך לפחות לבקש משהו .תשקיע בנו או שזה הסוף שלנו
En azından insan bir af diler. "bize yatırım yapın, yoksa sonumuz geldi"يجب على الأقل أن ندافع عن شيء إستثمر معنا أو إنها النهاية بالنسبة لنا
En azından insan bir af diler. "bize yatırım yapın, yoksa sonumuz geldi"投資しろ さもないと終わりだ ヘラに悪いことをした 許してくれと
Gücüm nedir ki, bekleyeyim? Sonum nedir ki, sabredeyim?Apa kekuatanku sehingga aku masih ada? Apa harapanku untuk ingin hidup lebih lama
Gücüm nedir ki, bekleyeyim? Sonum nedir ki, sabredeyim?Čo je moja sila, aby som dúfal, a čo je môj koniec, aby som znášal trpezlivo?
Gücüm nedir ki, bekleyeyim? Sonum nedir ki, sabredeyim?Cóż jest za moc moja, abym potrwał? albo co za koniec mój, abym przedłużył żywota mego?
Gücüm nedir ki, bekleyeyim? Sonum nedir ki, sabredeyim?Hvad er min Kraft, at jeg skal holde ud, min Udgang, at jeg skal være tålmodig?
Gücüm nedir ki, bekleyeyim? Sonum nedir ki, sabredeyim?Hvad kraft har jeg, så jeg kunde holde ut, og hvad blir enden med mig, så jeg kunde være tålmodig?
Gücüm nedir ki, bekleyeyim? Sonum nedir ki, sabredeyim?Kaj je moja moč, da naj stanovitno čakam, in kaj konec moj, da naj ostanem potrpežljiv?
Gücüm nedir ki, bekleyeyim? Sonum nedir ki, sabredeyim?내가 무슨 기력이 있관대 기다리겠느냐 내 마지막이 어떠하겠관대 오히려 참겠느냐
Gücüm nedir ki, bekleyeyim? Sonum nedir ki, sabredeyim?La ce să mai nădăjduiesc cînd nu mai pot? La ce să mai aştept, cînd sfîrşitul se ştie?
Gücüm nedir ki, bekleyeyim? Sonum nedir ki, sabredeyim?Micsoda az én erõm, hogy várakozzam; mi az én végem, hogy türtõztessem magam?!
Gücüm nedir ki, bekleyeyim? Sonum nedir ki, sabredeyim?Mikä on minun voimani, että enää toivoisin, ja mikä on loppuni, että tätä kärsisin?
Gücüm nedir ki, bekleyeyim? Sonum nedir ki, sabredeyim?Nebo jaká jest síla má, abych potrvati mohl? Aneb jaký konec můj, abych prodlel života svého?
Gücüm nedir ki, bekleyeyim? Sonum nedir ki, sabredeyim?Och, waarom houdt mijn kracht mij nog op de been? Hoe kan ik het geduld opbrengen te wachten op mijn dood?
Gücüm nedir ki, bekleyeyim? Sonum nedir ki, sabredeyim?Pourquoi espérer quand je n`ai plus de force? Pourquoi attendre quand ma fin est certaine?
Gücüm nedir ki, bekleyeyim? Sonum nedir ki, sabredeyim?Qual é a minha força, para que eu espere? Ou qual é o meu fim, para que me porte com paciência?
Gücüm nedir ki, bekleyeyim? Sonum nedir ki, sabredeyim?Qual la mia forza, perché io possa durare, o qual la mia fine, perché prolunghi la vita
Gücüm nedir ki, bekleyeyim? Sonum nedir ki, sabredeyim?¿Qué fuerza tengo para esperar aún? ¿Qué meta tengo para alargar mi vida
Gücüm nedir ki, bekleyeyim? Sonum nedir ki, sabredeyim?Sức lực tôi nào đủ đợi cho nỗi, Cuối cùng tôi sẽ ra sao, mà tôi lại nhẫn nhịn được?
Gücüm nedir ki, bekleyeyim? Sonum nedir ki, sabredeyim?Sức_lực tôi nào đủ đợi cho nỗi , Cuối_cùng tôi sẽ ra_sao , mà tôi lại nhẫn_nhịn được ?
Gücüm nedir ki, bekleyeyim? Sonum nedir ki, sabredeyim?Was ist meine Kraft, daß ich möge beharren? und welches ist mein Ende, daß meine Seele geduldig sein sollte?
Gücüm nedir ki, bekleyeyim? Sonum nedir ki, sabredeyim?Ποια η δυναμις μου, ωστε να εγκαρτερω; και ποιον το τελος μου, ωστε να υποφερη η ψυχη μου;
Gücüm nedir ki, bekleyeyim? Sonum nedir ki, sabredeyim?Каква е силата та да чакам? И каква е сетнината ми та да издържа?
Gücüm nedir ki, bekleyeyim? Sonum nedir ki, sabredeyim?Что за сила у меня, чтобы надеяться мне? и какой конец, чтобы длить мне жизнь мою?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod