sökün ile cümle

sökün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Onun büyükbabasının ölümünü işitmesinin ilk şokundan sonra, kız ağlamaya başladı.After the initial shock of hearing of her grandfather's death, the girl started to cry.
Ben onun, başarısızlık şokunu atlatmasını bekliyorum.I expect him to get over the shock of his failure.
O, babasının ölümünün şokunu atlattı.She got over the shock of her father's death.
Tom kan kaybı şokuna girdi.Tom went into hypovolemic shock.
Pimi sökün.Unfasten the pin.
Ben hâlâ Tom'un ölüm şokunu atlatmadım.I still haven't gotten over the shock of Tom's death.
Bunlar kullanıcıyı elektrik şokundan korur.These protect the user from electric shock.
Kültür şokunun en önemli kaynaklarından biri kişinin yabancı bir çevrede bulunmasıdır.One of the most common causes of culture shock involves individuals in a foreign environment.
Yumuşak bir cisim şokun etkisiyle bükülebilir.A ductile item can be bent by a shock.
Ha bir de şunu kalın kafalarınıza sokun: Kadın = insan.They are hungry for only one thing—human flesh.
Hadi çabuk! İçeri sokun onu.All right.
Boruları sökün.Dump the hoses now!
Buraya gelin ve sökün şu boruları!Get down there and crack these pipes over here!
Ateşleyiciyi sökün !Remove the detonators!
Tüm Ateşleyiciyi sökün !Remove all the detonators!
Sökün onu !Remove it!
Kapıdaki kamerayı sökünRemove the video camera at the door.
İşte bu farketmenin şokunu farketmekten dolayı şok olmaktır.And that's the shock of recognition at the shock of recognition.
Ve paraşütünüzün açılması için açılma şokunu beklersiniz.And then you wait for the opening shock for your parachute to open.
Toplamda beş ağrılı şokun olduğu bir seri.So it was a series of five painful shocks.
Onu ateş haline sokunca da getirin de dedi, üstüne erimiş bakır dökeyim."Bring me molten brass," he said, "that I may pour over it."
Artık onu kor haline sokunca: "Getirin bana, üzerine bir miktar erimiş bakır dökeyim" dedi."Bring me molten brass," he said, "that I may pour over it."
Sonra da onu yetmiş arşın uzunluğunda bir zincir içinde oraya sokun!And string him to a chain seventy cubits long.
"Sonra da boyu yetmiş arşın zincir içerisinde onu oraya sokun."And string him to a chain seventy cubits long.
Onu bir ateş haline sokunca da, "Getirin, üstüne erimiş bakır dökeyim," dedi."Bring me molten brass," he said, "that I may pour over it."
Kıyamet koptuğu gün de: "Fir'avn ailesini azabın en çetinine sokun!" (denilir).And on the Day the Hour takes place: “Admit the clan of Pharaoh to the most intense agony.”
Kıyamet-saatinin kopacağı gün: "Firavun çevresini, azabın en şiddetli olanına sokun" (denecek).And on the Day the Hour takes place: “Admit the clan of Pharaoh to the most intense agony.”
Kıyamet çattığı gün, "Firavun'un adamlarını azabın en ağırına sokun"denir.And on the Day the Hour takes place: “Admit the clan of Pharaoh to the most intense agony.”
Kıyamet koptuğu gün de şöyle denir: "Firavun ailesini azabın en şiddetlisine sokun!"And on the Day the Hour takes place: “Admit the clan of Pharaoh to the most intense agony.”
Kıyametin kopacağı gün de: Firavun ailesini azabın en çetinine sokun (denilecek)!And on the Day the Hour takes place: “Admit the clan of Pharaoh to the most intense agony.”
Kıyamet koptuğunda da: “Haydi, Firavun hanedanını en şiddetli azaba sokun!” denilir.And on the Day the Hour takes place: “Admit the clan of Pharaoh to the most intense agony.”
Dünyanın son gününde ise: "Firavun'un taraftarlarını azabın en çetinine sokun."And on the Day the Hour takes place: “Admit the clan of Pharaoh to the most intense agony.”
Akrabalar şafakla birlikte sökün etmeye başladı.The relatives began pouring in at dawn.
Bir dizi ekonomik şokun ardından ülkede sanayi yeniden canlanmaya başlıyor. [Getty Images]Industry in the country has rebounded following a series of economic shocks. [Getty Images]
Yaşanan bir dizi ağır şokun ardından üretim sanayilerinde de dikkate değer bir iyileşme görülüyor.Industrial production has made a remarkable recovery after a series of heavy shocks.
Hükümet, fiyat artışının yaratacağı şokun etkisini yumuşatmak için bir dizi önlem aldı.To cushion the shock, the government has put forward a number of measures.
Vücudunun %70'inde yanıklara neden olan 16.000 voltluk bir elektrik şokuna maruz kaldı. [1]He received a 16,000 volt electric shock which resulted in burns on 70% of his body.[1]
Bu kırılma ana şokun merkez üssünün 10 kilometre (6,2 mi) batısında kadar uzamaktadır.This rupture extends to 10 km (6.2 mi) west of the mainshock's epicenter.
Ha bir de şunu kalın kafalarınıza sokun: Kadın = insan.Oh, und kriegt das mal in eure Dickschädel: Frau = Person.
Paketin içinden çıkan El Generico maskesi şampiyona hayatının şokunu yaşatmıştı.Der Wrestler El Santo soll seine Maske auch in der Öffentlichkeit getragen haben.
Ha bir de şunu kalın kafalarınıza sokun: Kadın = insan.¡Ah!, y que te entre en la cabeza: mujer = persona, hombre = persona, lo mismo = lo mismo.
Ha bir de şunu kalın kafalarınıza sokun: Kadın = insan.Ah, e ficcati questo nella tua testa dura: Donna = Persona.
Trajedinin şokunun geçmesiyle Birleşik Devletler hükümeti süperlerin sicil kayıt yasasını tasarlar.Sull’onda del lutto, il governo rende obbligatoria la registrazione degli eroi mascherati.
Bunlar kullanıcıyı elektrik şokundan korur.هذه حماية المستخدم من صدمة كهربائية.
Yumuşak bir cisim şokun etkisiyle bükülebilir.يحاولون انتزاع شيء إيجابي من الصدمة.
Ha bir de şunu kalın kafalarınıza sokun: Kadın = insan.Ah, e que te entre na cabeça: mulher = pessoa, homem = pessoa, igualzinho = igualzinho.
Bu şokun etkisiyle Napolyon piyadelerle süvarilerin desteklenmesini emretti.Pressentindo problemas, Napoleão deu ordens para a sua Guarda a Cavalo avançar.
Bu olayın şokunu atlatamaz.O efeito de choque não pode ser evitado.
Ha bir de şunu kalın kafalarınıza sokun: Kadın = insan.O, en laat dit eens doordringen: vrouw = mens. man = mens.
Bunlar kullanıcıyı elektrik şokundan korur.Rozwiązanie takie jest bezpieczne od porażeń elektrycznych.
Trajedinin şokunun geçmesiyle Birleşik Devletler hükümeti süperlerin sicil kayıt yasasını tasarlar.Alla grupper löses senare upp pp. g.a. att USA:s president lägger ner Superhuman Registration Act.
Yumuşak bir cisim şokun etkisiyle bükülebilir.Observera att en person i chock kan vara törstig.
Doğal membran tamir mekanizmaları şokun ardından bu delikleri kısa sürede onarırlar.Природні механізми відновлення мембрани згодом латають ці отвори.
Ha bir de şunu kalın kafalarınıza sokun: Kadın = insan.Правду сказать, єсть що і переймати… Жінко!
Bu olayın şokunu atlatamaz.事件のショックから話せなくなる。
Bu sırada Marshall Lily'den ayrılmanın şokunu henüz atlatamamıştır ve depresyondadır.その後会うこともなく、マリリンが鬱状態に苦しんでいるときも手を差し伸べてくれることはなかった。
Türkiye'nin, 1992'den beri gerçekleştirilen en ağır saldırının şokunu yaşadığı belirtildi.1992年它被描述为女子完成过的最难的攀岩。
Kültür şokunun en önemli kaynaklarından biri kişinin yabancı bir çevrede bulunmasıdır.Една от най-честите причини за културен шок включва индивиди в чужда среда.
Ha bir de şunu kalın kafalarınıza sokun: Kadın = insan.Oh, i utuvite si ovo u svoje tvrde glave: žena = osoba. muškarac = osoba.
Anlatıcı yaşadığı şokun etkisiyle, ölüm saplantısından kurtulur.U šoku su i strahu od umiranja, kojem svjedoče.

İlgili Sayfalar