Ruhumuzu beslemeliyiz.We need to nourish our spirit.
Ben kaderimin efendisiyim; Ruhumun kaptanıyım.I am the master of my fate; I am the captain of my soul.
Çok fazla işbirlikçi ruhum yok.I don't have much collaborative spirit.
Ölümden sonra ruhum hiçbir şeye dönüşmüyor.After death my soul turns into nothing.
Ben ruhumu satmam.I will not sell my soul.
Ruhumu satmayacağım.I won't sell my soul.
Ruhumu yitiriyorum.I am losing my soul.
Ruhumu satmak istemiyorum.I don't want to sell my soul.
Ruhumu şeytana satmak istemiyorum.I don't want to sell my soul to the devil.
Para için ruhumu satmak istemiyorum.I don't want to sell my soul for money.
Ruhum neredeyse vatanım oradadır.My fatherland is there, where my soul is.
Kalplerimiz kırık ama ruhumuz değil.Our hearts are broken, our spirit is not.
Bütün kalbim, bütün ruhum sana aittir.All my heart, all my soul belong to you.
O benim kalbimi kırmadı. O benim ruhumu kırdı.He didn't break my heart. He broke my spirit.
Özgür bir ruhum var.I have a free spirit.
Soğuk rüzgarlar cildimi dondurdu ve ruhumu oydu.The cold winds froze my skin and hollowed out my soul.
Sabah güneşinin ışınları ruhumun ateşini harekete geçirdi.The rays of the morning sun spark the fire of my soul.
Benim bir ruhum yok.I don't have a soul.
Benim bir ruhum var.I have a soul.
Benim ruhum yok.I have no soul.
Benim bir ruhum yok ve başka birinin de yok.I don't have a soul, and neither does anyone else.
Sözleri ruhumu ele geçirmişti.His words haunted me.
Bu işe kalbimi ve ruhumu verdim.I poured my heart and soul into this.
Bazı kaynaklara göre Poe'nun son sözleri "Tanrım zavallı ruhuma yardımcı ol" olmuştur.Some sources say that Poe's final words were "Lord help my poor soul".
Ruhumuz ölümsüzdür.L'Âme est immortelle.
O gök açıldı ve ruhum Tanrıya varmaya özendi".It will shock the whole world," and will "put the fear of God in us."
Ve delirmiş ruhumda başıma gelmesini en çok istediğim neydi?What could I do with men heated to madness?
Fakat bunlara rağmen "Türklük bedenimiz İslamiyet ruhumuzdur."'Our bodies are Turkish, our souls Islamic!'
Sen Teksin! Ruhumu yeniden canlandýrdýnOh,
Kalbim, ruhum ve bedenim ileThat this day will be
Ey Allahým! ruhumu yeniden canlandýrdýnPalestine tomorrow will be free
İçinizde, içimde; akıl, beden ve ruhumdaIn you, in me, mind and body and spirit.
Öldüğümüzde, ruhumuzun... ...Pala denilen beyaz dağa gideceğine inanırız.We believe that when we die... our soul will go to the white mountain called Pala.
Sanki amcıklar ruhumu besliyor bu gece amansızca!It's like pussy is filling my soul tonight!
Korkunun çevresinde ruhumu iyileştirmenin bir yolunu Asla bulamayacağım.That I will never find a way to heal my soul
Bu korkuya zincirlendim ve ruhumu iyileştirmek için Hiç bir zaman bir yol bulamayacağımThat I will never find a way to heal my soul
"Hayatta ruhumu Bless!" Diye daldan dala konmak, dedi, "Onları taters yapmadı. henüz Millie? ""Bless my soul alive!" she said, going off at a tangent; "ain't you done them taters yet, Millie?"
Ama ondan sonra, ruhum üzerinde çalışmaya karar verdim.But after that, I decided to work on the spirit.
Ayrıca henüz ruhumu da kaybetmiş değilim.And I still have my soul, too.
Çünkü Maharaji benim ruhumla dans etmek istemişti, ruhumla dans etmek.'Cause he wanted to dance with my soul, dance with my soul,
Pekala. Demek ruhumun derinliklerine ineceksiniz.Okay, you wanna be all psychological with me, that's fine.
Bu soru benim ruhumu temizledi.That question for me has cleansed my soul.
İşte bu ruhumu rahata kavuşturur.It formed peace in my soul.
Ruhumdaki dokunuţIt's woven in my soul
Zorlukların tam ortasındayken, ruhumu onararak bana geri veren müzikti.In the midst of hardship, it was the music that gave me -- that restored my soul.
Oysa, ruhumun teslim olduğunu hissettiğimde, hayatıma veda etmiştim ben.When I felt my spirit surrender, I said goodbye to my life.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.And my spirit soared free, like a great whale gliding through the sea of silent euphoria.
Ona tahammül edeceğiz - Allah ruhumu tamir eder, benim konukları arasında bir isyan yapacağız!You'll not endure him!--God shall mend my soul, You'll make a mutiny among my guests!
ROMEO ismimi çağırıyor ruhumu:ROMEO It is my soul that calls upon my name:
Juliet dilerse öyle .-- nasıl is't, ruhum? diyelim, konuşma günü değil.Juliet wills it so.-- How is't, my soul? let's talk,--it is not day.
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,An you be not, hang, beg, starve, die i' the streets, For, by my soul, I'll ne'er acknowledge thee,
Ayna. Kadın: iPod'um, yani ruhum.Mirror. woman:
Ruhumu, kendisini aklasın diye uğraştırmam."I do not trouble my soul to vindicate itself."
"Ben ruhumu uğraştırmam...""I do not trouble my spirit..." woman:
Tristam: " Ruhumu uğraştırmam--Tristam: "I do not trouble my soul to--
Ruhumu, kendini aklasın diye ya da başkaları tarafından anlaşılsın diye uğraştırmam.""I do not trouble my spirit to vindicate itself or be understood." woman:
Ama Demokratik Kongo Cumhuriyeti ruhumdaki dönüm noktası oldu.But the Democratic Republic of Congo really was the turning point in my soul.
Ruhumuzu kurtarır ve mutlu yaşamamızı sağlar.It saves our souls and makes us live happily.
Ruhum boşluktaMy soul feels empty,
Ruhumuzla, kanımızla... Hayatlarımızı senin için feda ediyoruz Darea..With spirit and blood...We give our lives for you Darea..