Veya bu ruhlar. " Bir şey ne de başka ne, "dediNebo je to náladu. " Ani jedno, ani druhé, "řekl
Veya bu ruhlar. " Bir şey ne de başka ne, "dediOder ist es Geister. " Weder das eine noch das andere ", sagte der
Veya bu ruhlar. " Bir şey ne de başka ne, "dediO es espíritu. " Ni una cosa ni la otra ", dijo el
Veya bu ruhlar. " Bir şey ne de başka ne, "dediO è spiriti "." Né una cosa né l'altra ", ha detto il
Veya bu ruhlar. " Bir şey ne de başka ne, "dediOf het de geesten. '"Noch het een, noch het andere," zei de
Veya bu ruhlar. " Bir şey ne de başka ne, "dediOu c'est spiritueux. " Ni l'un ni l'autre ", a déclaré le
Veya bu ruhlar. " Bir şey ne de başka ne, "dediOu é espírito. " Nem uma coisa nem outra ", disse o
Veya bu ruhlar. " Bir şey ne de başka ne, "dediSau spiritele e "." Nici un singur lucru, nici de altă parte ", a spus
Veya bu ruhlar. " Bir şey ne de başka ne, "dediTai se henkiä. " Ei yksi asia eivätkä muut, "sanoi
Veya bu ruhlar. " Bir şey ne de başka ne, "dediVagy ez szellemeket. " Sem egy dolog sem a másik, "mondta a
Veya bu ruhlar. " Bir şey ne de başka ne, "dediΉ πνεύματα είναι. " Ούτε ένα πράγμα ούτε το άλλο ", είπε ο
Veya bu ruhlar. " Bir şey ne de başka ne, "dediИли това е духове. "Нито едно нещо, нито другото", каза на
Veya bu ruhlar. " Bir şey ne de başka ne, "dediИли это дух. " Ни одно, ни другое ", сказал
Veya bu ruhlar. " Bir şey ne de başka ne, "dediЧи це дух. " Ні одне, ні інше ", сказав
Veya bu ruhlar. " Bir şey ne de başka ne, "dediأو انها الارواح. " لا شيء واحد ولا في غيرها "، وقال
Veya bu ruhlar. " Bir şey ne de başka ne, "dedi声。 "聞いて!"
Yani, canlılar ruhları doğuruyor.Az élő életet ad a szellemeknek.
Yani, canlılar ruhları doğuruyor.Deci cel viu dă naștere la spirite.
Yani, canlılar ruhları doğuruyor.De levenden baren de geesten.
Yani, canlılar ruhları doğuruyor.Die Lebenden gebären die Geister.
Yani, canlılar ruhları doğuruyor.산 자는 영혼을 낳습니다.
Yani, canlılar ruhları doğuruyor.Les vivants donnent naissance aux esprits.
Yani, canlılar ruhları doğuruyor.Los vivos dan origen a los espíritus.
Yani, canlılar ruhları doğuruyor.Os vivos dão origem aos espíritos.
Yani, canlılar ruhları doğuruyor.Quindi i vivi fanno nascere gli spiriti.
Yani, canlılar ruhları doğuruyor.Siis elävät synnyttävät henget.
Yani, canlılar ruhları doğuruyor.Tak więc, żyjący rodzą nowe duchy.
Yani, canlılar ruhları doğuruyor.Theo đó, người sống sinh ra những linh hồn.
Yani, canlılar ruhları doğuruyor.И така, живите раждат духовете.
Yani, canlılar ruhları doğuruyor.Скажімо, живі породжують духів.
Yani, canlılar ruhları doğuruyor.Таким образом, живущие рождают духов.
Yani, canlılar ruhları doğuruyor.החיים מולידים את הרוחות.
Yani, canlılar ruhları doğuruyor.لذلك، يعطي الحي الحياة للأرواح.
Yani, canlılar ruhları doğuruyor.魂は 大いなる海の下から呼び覚まされ
Yunanlılar, yaratıcılığı sağlayan bu refakatçi kutsal ruhlara "demon" diyorlardı.A görögök ezeket a kreatív kísérő-szellemeket "démonoknak" nevezték.
Yunanlılar, yaratıcılığı sağlayan bu refakatçi kutsal ruhlara "demon" diyorlardı.De Grieken noemden deze behulpzame geesten van creativiteit "demonen".
Yunanlılar, yaratıcılığı sağlayan bu refakatçi kutsal ruhlara "demon" diyorlardı.Die Griechen nannten diese göttlichen Diener-Geister der Kreativität "Dämonen".
Yunanlılar, yaratıcılığı sağlayan bu refakatçi kutsal ruhlara "demon" diyorlardı.Grækerne kaldte disse guddommelige ledsagende ånder for "dæmoner".
Yunanlılar, yaratıcılığı sağlayan bu refakatçi kutsal ruhlara "demon" diyorlardı.Gréci boli známi tým, že týchto nadpozemských duchov tvorivosti nazývali "démonmi."
Yunanlılar, yaratıcılığı sağlayan bu refakatçi kutsal ruhlara "demon" diyorlardı.Grecii numeau aceste spirite divine ajutatoare ale creativitatii cu faimosul termen "demoni".
Yunanlılar, yaratıcılığı sağlayan bu refakatçi kutsal ruhlara "demon" diyorlardı.Grekerna kallade detta kreativa väsen för "daimoner."
Yunanlılar, yaratıcılığı sağlayan bu refakatçi kutsal ruhlara "demon" diyorlardı.I greci chiamavano questi divini spiriti guardiani della creatività "demoni".
Yunanlılar, yaratıcılığı sağlayan bu refakatçi kutsal ruhlara "demon" diyorlardı.그리스인들은 창의성을 가져다 주는 신성한 혼을 "디먼"이라고 불렀습니다.
Yunanlılar, yaratıcılığı sağlayan bu refakatçi kutsal ruhlara "demon" diyorlardı.Kreikkalaiset kutsuivat näitä luovuuden jumalaisia palvelijahenkiä "demoneiksi".
Yunanlılar, yaratıcılığı sağlayan bu refakatçi kutsal ruhlara "demon" diyorlardı.Les Grecs appelaient ces esprits créatifs divins et bienveillants les "démons".
Yunanlılar, yaratıcılığı sağlayan bu refakatçi kutsal ruhlara "demon" diyorlardı.Los griegos llamaron a estos espíritus divinos asistentes de la creatividad, "daimones."
Yunanlılar, yaratıcılığı sağlayan bu refakatçi kutsal ruhlara "demon" diyorlardı.Người Hi Lạp gọi những linh hồn thiêng liêng của sự sáng tạo đó là "deamons".
Yunanlılar, yaratıcılığı sağlayan bu refakatçi kutsal ruhlara "demon" diyorlardı.Orang Yunani menamai roh kreatifitas tersebut "daemon".
Yunanlılar, yaratıcılığı sağlayan bu refakatçi kutsal ruhlara "demon" diyorlardı.Os gregos chamavam "demónios" a estes espíritos divinos criadores da criatividade.
Yunanlılar, yaratıcılığı sağlayan bu refakatçi kutsal ruhlara "demon" diyorlardı.Řekové označovali tyto duchy tvořivosti jako "démony".
Yunanlılar, yaratıcılığı sağlayan bu refakatçi kutsal ruhlara "demon" diyorlardı.Οι Έλληνες αποκαλούσαν αυτά τα θεία υπηρετικά πνεύματα της δημιουργικότητας "δαίμονες".
Yunanlılar, yaratıcılığı sağlayan bu refakatçi kutsal ruhlara "demon" diyorlardı.Відомо, що греки називали цих божественних духів творчості - "демонами".
Yunanlılar, yaratıcılığı sağlayan bu refakatçi kutsal ruhlara "demon" diyorlardı.Греки звали этих божественных духов "демонами".
Yunanlılar, yaratıcılığı sağlayan bu refakatçi kutsal ruhlara "demon" diyorlardı.Известно е, че гърците наричали тези божествени духове-придружители "демони".
Yunanlılar, yaratıcılığı sağlayan bu refakatçi kutsal ruhlara "demon" diyorlardı.כידוע קראו היוונים לרוחות היצירתיות השמיימיות האלו "שדים".
Yunanlılar, yaratıcılığı sağlayan bu refakatçi kutsal ruhlara "demon" diyorlardı.لقد أطلق الأغريق هذه الروح الإلهية المصاحبة للإبداع " الشياطين." (daemons)
Yunanlılar, yaratıcılığı sağlayan bu refakatçi kutsal ruhlara "demon" diyorlardı.ソクラテスは ダイモンがついていると信じていた