Tom Romanşça konuşur.Tom speaks Romansh.
Tom bir çizgi roman yazarıdır.Tom is a comic book writer.
Marius der ki: "Romulus, Roma'nın kurucusudur."Marius says: "Romulus is the founder of Rome."
Almanlar ve Keltler'in pantolonları vardı ama Romalıların yoktu.The Germans and Celts had pants, but the Romans didn't have those.
Bütün paranı çizgi romanlara harcama!Don't spend all your money on comic books.
O her gün roman okur.He reads novels every day.
Mary her zaman Tom'un yeterince romantik olmadığını söylüyor.Mary is always saying that Tom isn't romantic enough.
Bir zamanlar romancı olmak istediğimi söylüyordum.At one time I was saying I want to become a novelist.
Bu çizgi romanın tüm karakterleri kız.All the characters of this comic are girls.
İşte romantizm.This is romanticism.
Romanya bir Balkan ülkesidir. Başkenti Bükreş'tir.Romania is a Balkan country. Its capital is Bucharest.
Tom bir roman okuyor.Tom is reading a novel.
Tom, Roma'da bir araba kazası geçirdi.Tom had a car accident in Rome.
O, Roma'da oldu.It happened in Rome.
Sadece dedektif romanları okurum.I read only detective novels.
O, Tom'dan roman ödünç alır.She borrows novels from Tom.
En iyi arkadaşım şu anda Roma'da.My best friend is currently in Rome.
O bana Almanya'dan bir çizgi roman gönderdi.He sent me a comic book from Germany.
Ben Romanyalıyım.I'm from Romania.
Neden bu romanı okuyorsun?Why are you reading this novel?
Almanca bir çizgi roman kitabım var.I have a comic book in German.
Bana Almanca birçok roman getirdi.She brought me many novels in German.
Mark Twain Amerikalı bir romancıydı.Mark Twain was an American novelist.
Charlotte Brontë bir İngiliz romancıydı.Charlotte Brontë was a British novelist.
Okul kütüphanesine çizgi roman kitapları eklemeyi kabul etmedim.I didn't accept to add comic books to the school library.
Bir roman yazıyorum.I am writing a novel.
Neden yalnızca roman yazıyorum?Why do I write only novels?
Romanlarını nerede yazıyorsun?Where do you write your novels?
Bir sonraki romanını nerede yazacaksın?Where will you write your next novel?
O, vampirler hakkında bir roman kaleme aldı.She wrote a novel about vampires.
Romanya'ya Romencede "România" denir.Romania is called "România" in Romanian.
Romanşça'da İsviçre'ye "Svizra" denir.Switzerland is called "Svizra" in Romansh.
Romanya'da küçük bir ev satın almak istedi.He wanted to buy a small house in Romania.
Yeni romanım gelecek ay yayımlanacak.My new novel will come out next month.
Yeni romanın önümüzdeki ay çıkacak.Your new novel will come out next month.
Yeni romanımız gelecek ay piyasaya çıkacak.Our new novel will come out next month.
Onların yeni romanı gelecek ay yayımlanacak.Their new novel will come out next month.
Onlar romanı Rusçadan Ermeniceye çevirdiler.They translated the novel from Russian into Armenian.
Artık roman çevirmem.I don't translate novels anymore.
Bu masalsı bir roman.This is an epic novel.
Ben Roma'da yaşarken, her gün metroya bindim.When I lived in Rome, I took the subway every day.
Tom çizgi romanlar toplar.Tom collects comics.
Tom çizgi roman koleksiyonu yapıyor.Tom collects comics.
Tom çizgi roman biriktiriyor.Tom collects comics.
Kitap bir tür otobiyografik romandır.The book is a sort of autobiographical novel.
Roma şehri ünlüdür.The city of Rome is famous.
O bir roman yazmaya başladı.He's started writing a novel.
Bir roman yazmaya başladı.He has started to write a novel.
Onun yeni romanı ne zaman yayınlanacak?When will his new novel be published?
Onun ikinci romanında karakterler büyüdü.In her second novel, the characters have grown up.
Senin aşk romanlarından hoşlandığını sanıyordum.I thought you liked romance novels.
Çizgi romanları severim.I like comic books.
Tam yazmak istediğim gibi bir roman yazdım.I wrote a novel exactly as I wanted to write it.
Gizem romanlarını okumayı seviyorum.I like reading mystery novels.
Romanya'nın başkenti Bükreş'tirRomania's capital is Bucharest.
Bu bir roman tabanlı film.It's a novel-based movie.
Bu, romandan uyarlanmış bir film.It's a novel-based movie.
Bu kitap bir polisiye romandır.This book is a whodunit.
Roma'yı birçok kez ziyaret ettiğinden beri, o onu iyi biliyor.Since he's visited Rome many times, he knows it well.
Ben Tom'un benim yeni romanımın bir kopyasına sahip olmasını istedim.I wanted Tom to have a copy of my new novel.