O umutsuz bir romantik.She's a hopeless romantic.
Ben umutsuz bir romantiğim.I'm a hopeless romantic.
Onun hiciv romanı, insan doğasının zaaflarını eleştirdi.His satirical novel criticized the foibles of human nature.
Onun hiciv romanı, insan doğasının zayıf yönlerini eleştirdi.His satirical novel criticized the foibles of human nature.
Romence bir Latin dilidir.Romanian is a Romance language.
İspanyolca, Fransızca, İtalyanca ve Romence Latin dilleridir.Spanish, French, Italian and Romanian are latin languages.
Rom ve Coke içiyor musunuz?Do you drink rum and Coke?
Bu romanı okumaktan çok keyif aldım.I have enjoyed reading this novel a lot.
Kız süper kahraman çizgi romanları çizerek saatler harcıyor.The girl spends hours drawing superhero stories.
Çocuk süper kahraman çizgi romanları çizerek saatler harcıyor.The boy spends hours drawing superhero comics.
Yazarın üç romanından en uzun olanını okudum.I read the longest of the author's three novels.
Bu romantik müziği seviyorum.I love this romantic music.
Büyük Roma kahramanı Julius Caesar öldürüldü.The great Roman hero, Julius Caesar, was murdered.
Tom şimdi bir roman okuyor.Tom is reading a novel now.
Bu son 30 yılın en etkili romanlarından biridir.This is one of the most influential novels of the past 30 years.
Çok sık roman okumam.I don't very often read novels.
Hayatımda romantizm için yer yok.There is no room for romance in my life.
Çizgi roman kitapları okumanın nesi kötü?What's wrong with reading comic books?
Çizgi romanları sever misiniz?Do you like comic books?
Tom, Mary ile romantik bir şekilde ilgilenmektedir.Tom is romantically involved with Mary.
En sevdiğiniz çizgi roman nedir?What's your favorite comic book?
Tom bir roman okumak için yerine oturdu.Tom sat down to read a novel.
Tom başarılı bir romancıdır.Tom is a successful novelist.
Tom romancı ve ressamdır.Tom is a novelist and artist.
Romence öğreniyorum.I'm learning Romanian.
O neden romanını yakıyor?Why is she burning her novel?
Mary onun bitmemiş romanını gizlice okuduktan sonra Tom'u vurdu.Mary shot Tom after secretly reading his unfinished novel.
Hapishane gardiyanı her hükümlüye bir roman yazdırdı.The prison guard made every prisoner write a novel.
Tom, Mary'nin trajik romanını isteksiz olarak yayınladı.Tom reluctantly published Mary's tragic novel.
Eğer o çok mutluysa, romanları neden bu kadar kasvetli?If he's such a happy person, why are his novels so dark?
Tom romanındaki karakterlere aşık oldu.Tom fell in love with the characters in his novel.
Birçok fantezi romanı iki uydulu dünyalar betimliyor.Many fantasy novels depict worlds with two moons.
Çoğu roman ve gösteriler, tarımsal yaşam biçimini romantikleştirir.Many novels and shows romanticize the agrarian lifestyle.
Orası Boston'un en romantik restoranlarından biridir.It's one of Boston's most romantic restaurants.
Bu İtalyan restoranı romantik bir atmosfere sahiptir.This Italian restaurant has a romantic atmosphere.
Ne kadar romantiksin?How romantic are you?
Bu restoran romantik bir atmosfere sahip.This restaurant has a romantic atmosphere.
Tom bir çizgi roman kötü adamıdır.Tom is a comic book villain.
Tom çizgi romanı seviyor.Tom likes comics.
Tom, Batman ve Supermen çizgi romanlarını topluyor.Tom collects Batman and Superman comic books.
Tom'un bir çizgi roman dükkanı var.Tom owns a comic book store.
Romalıların buzağıları güzel.The calves of the Romans are beautiful.
Sanırım sadece romantiğim.I guess I'm just romantic.
Fadil ve Dania romantik bir ilişki geliştirdiler.Fadil and Dania developed a romantic relationship.
Tom romantik olduğumu düşünüyor.Tom thinks I'm romantic.
Roma'da birçok deli imparator vardı.Rome had several mad emperors.
Tom bir öğretmen ve romancıdır.Tom is a teacher and a novelist.
Ben bir romantiğim.I'm a romantic.
Ben çizgi romanlar topluyorum.I collect comics.
Fadıl ve Leyla, Kahire'de birlikte romantik bir hafta sonu geçirdiler.Fadil and Layla stayed together in Cairo for a couple of days.
Fadıl eski arkadaşıyla romantik bir ilişki içinde olmadığını söyledi.Fadil said that he wasn't in a romantic relationship with his ex.
Bu roman sembolizmce zengindir.This novel is rich in symbolism.
Geçen hafta bana verdiğin romanı okuyorum.I'm reading the novel you gave me last week.
Tom her zaman çizgi roman okuyor gibi görünüyor.Tom seems to always be reading comics.
İlk başta, bir Romen dili konuştuğum için bir avantajım olduğunu düşündüm.At first, I thought I had an advantage because I spoke a Romance language.
Ben bir çizgi roman hayranı değilim.I'm not a fan of comic books.
Bu bir Romanyalı ismi.It's a Romanian name.
Bu bir Romen ismi.It's a Roman name.
Roman dillerini seviyorum.I love Romance languages.
Romanları yalayıp yutarım.I devour novels.