Duygusal Sahnede Rol Yapmak.We were doing a love scene.
Aslında değişmemişti, sadece rol yapmaktan yorulmuştu.Actually she had not changed, she just got tired of pretending.
Rol yapmak zorunda mısın?Really. Must you go on pretending?
Ben rol yapmak konusunda gerçekten iyiyim.I'm really good at acting.
Duygusal Sahnede Rol Yapmak.La mise en scène la passionne.
Barakayı birlikte terkederler ama Michael Sara'yı rehin almış gibi rol yapmaktadır.Ils quittent la cabane ensemble mais Michael prend en otage la jeune femme.
Duygusal Sahnede Rol Yapmak.Actuando en escenas emocionales.
Duygusal Sahnede Rol Yapmak.مسرحية مطرب العواطف.
Çünkü herkes onun yanında adeta rol yapmaktadır ve o da bunun nedenini anlayamamıştır.Todos ficaram chocados e não conseguiam entender porque ela fez isso.
Duygusal Sahnede Rol Yapmak.Een toneelspel in tien scènes.
Çünkü herkes onun yanında adeta rol yapmaktadır ve o da bunun nedenini anlayamamıştır.Všichni se mu samozřejmě vysmějí, protože tomu nevěří.
Duygusal Sahnede Rol Yapmak.I scener med stor følelse.
Duygusal Sahnede Rol Yapmak.用心棒編の舞台。
Duygusal Sahnede Rol Yapmak.多參與舞台劇演出。
Duygusal Sahnede Rol Yapmak.이번 연극에서 유령 역을 맡는다.
Macar kontesi kılığında olan Rosalinde bu kılığa uygun rol yapmaktadır.Ide o pravoslávny kláštor, preto sa pri jeho návšteve vyžaduje slušné oblečenie.
Aslında değişmemişti, sadece rol yapmaktan yorulmuştu.De fapt ea nu se schimbase, doar se săturase să se mai prefacă.
Aslında değişmemişti, sadece rol yapmaktan yorulmuştu.Egentligen hade hon inte det, hon tröttnade bara på att låtsas.
Aslında değişmemişti, sadece rol yapmaktan yorulmuştu.Eigentlich hatte sie sich gar nicht verändert, sie hatte es nur satt, etwas vorzutäuschen.
Aslında değişmemişti, sadece rol yapmaktan yorulmuştu.En fait, elle n'avait pas changé, elle en a juste eu marre de faire semblant.
Aslında değişmemişti, sadece rol yapmaktan yorulmuştu.En realidad ella no había cambiado, sólo se cansó de fingir.
Aslında değişmemişti, sadece rol yapmaktan yorulmuştu.사실 그녀는 변하지 않았습니다. 가면을 쓰는 것에 지쳤을 뿐이죠.
Aslında değişmemişti, sadece rol yapmaktan yorulmuştu.Вообще-то она не изменилась, она просто устала притворяться.
Aslında değişmemişti, sadece rol yapmaktan yorulmuştu.في الحقيقة، هي لم تتغير، هي فقط تعبت من التظاهر.
Aslında değişmemişti, sadece rol yapmaktan yorulmuştu.振りをするのに疲れたのです ジェンダーの問題は
Ben rol yapmak konusunda gerçekten iyiyim.Aku sangat bagus berakting.
Ben rol yapmak konusunda gerçekten iyiyim.Ich bin wirklich gut im Schauspielen.
Ben rol yapmak konusunda gerçekten iyiyim.Je suis bonne actrice.
Ben rol yapmak konusunda gerçekten iyiyim.Sono veramente brava a recitare.
Ben rol yapmak konusunda gerçekten iyiyim.Sunt experta la jucat teatru.
Ben rol yapmak konusunda gerçekten iyiyim.Είμαι πολύ καλή στην υποκριτική.
Ben rol yapmak konusunda gerçekten iyiyim.Я очень хорошая актриса.
Hayır! Ben rol yapmak konusunda gerçekten iyiyim.Nie, ja jestem naprawdę dobrą aktorką.
Hayır! Ben rol yapmak konusunda gerçekten iyiyim.لا! انا حقا جيده في التمثيل
Rol yapmak zorunda mısın?Igazán. Tettetni akar?
Rol yapmak zorunda mısın?Vraiment. Devez-vous continuer à faire semblant ?
Rol yapmak zorunda mısın?Εεε....Σκοπεύεις να είσαι έτσι;
Rol yapmak zorunda mısın?ايغو..هل ستستمر حقا بالتصرف هكذا؟