robot ile cümle
robot kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bugün, robotları hayatımıza dahil etmiş durumdayız.Hoy en día estamos empezando a ver robots en nuestras vidas.
Bugün, robotları hayatımıza dahil etmiş durumdayız.오늘날 일상 생활에 로봇이 등장하게 되었습니다.
Bugün, robotları hayatımıza dahil etmiş durumdayız.Napjainkban megjelentek a robotok az életünkben.
Bugün, robotları hayatımıza dahil etmiş durumdayız.Oggi cominciamo a vedere i robot nelle nostre vite.
Bugün, robotları hayatımıza dahil etmiş durumdayız.Sekarang, kita mulai melihat robot dalam hidup kita.
Bugün, robotları hayatımıza dahil etmiş durumdayız.Vandaag duiken robots op in ons leven.
Bugün, robotları hayatımıza dahil etmiş durumdayız.Σήμερα λοιπόν, έχουμε αρχίσει να βλέπουμε τα ρομπότ στη ζωή μας.
Bugün, robotları hayatımıza dahil etmiş durumdayız.Днес ние срещаме роботи в ежедневието си.
Bugün, robotları hayatımıza dahil etmiş durumdayız.Сегодня мы начинаем сталкиваться с роботами в повседневной жизни.
Bugün, robotları hayatımıza dahil etmiş durumdayız.Сьогодні ми дедалі частіше бачимо роботів у своєму житті.
Bugün, robotları hayatımıza dahil etmiş durumdayız.עכשיו, כיום, אנחנו מתחילים לראות רובוטים בחיינו.
Bugün, robotları hayatımıza dahil etmiş durumdayız.في هذه الأيام بدأنا في رؤية الروبوتات في حياتنا
Bugün, robotları hayatımıza dahil etmiş durumdayız.左の写真は iRobot社のパックボットです
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.Dalam cerita ini, robot sering berpikir bahwa mereka adalah manusia. Dan mereka memiliki kehidupan.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.Dans ces histoires, les robots pensent souvent qu'ils sont humains. Et ils prennent vie en quelque sorte.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.În aceste povești, roboții adesea cred că sunt umani. Și într-un fel prind viață.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.In queste storie spesso i robot pensano di essere umani. E in qualche modo prendono vita.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.이 이야기들에서는 로봇들은 자신들이 사람이라 생각하죠. 뭐, 생명을 얻는 것과 비슷하기도 해요.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.Nessas histórias, os robôs chegam a pensar que são humanos, e, de certa forma, ganham vida.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.Trong câu chuyện này, robots thường nghĩ là họ là con người. Và nó như là có sự sống.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.V těchto příbězích si roboti často myslí, že jsou lidmi. A svým způsobem tak přijdou k životu.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.V týchto príbehoch si roboti často myslia, že sú ľudia. A tak určitým spôsobom ožijú.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.W tych opowiadaniach roboty często myślą, że są ludźmi. I jakby ożywają.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.Σε αυτές τις ιστορίες, τα ρομπότ συχνά σκέφτονται ότι είναι άνθρωποι. Και κατά κάποιο τρόπο έρχονται στην ζωή.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.В тези истории роботите често мислят, че са хора. И някак оживяват.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.В цих історіях роботи звичайно думають, що вони люди. І вони деякою мірою оживають.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.В этих историях роботы обычно думают, что они люди. И они в некотором роде оживают.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.בסיפורים האלה, רובוטים חושבים שהם אנושיים. והם כאילו מתעוררים לחיים.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.في هذه القصص، الروبوتات دائماً تفكّر بأنها إنسان. وهي نوع ما تأتي الى الحياة.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.自らを人間であると考え ある種の意識をもっています そこで我々は 彼の文書 手紙
Bu HyDRAS'ın kolu. O, 12 serbestlik dereceli robotik bir kol.To ramię HyDRY, z 12-stopniową swobodą ruchów.
Bu HyDRAS'ın kolu. O, 12 serbestlik dereceli robotik bir kol.Toto je ruka HyDRASu -- robotická ruka s 12 stupňami voľnosti.
Bu ikisi büyük ölçekli yeniden yapılandırılabilir robotlara yönelik projelerdir.그러니까 이 프로젝트들은 큰 규모의 변경 가능한 로봇들--
Bu ikisi büyük ölçekli yeniden yapılandırılabilir robotlara yönelik projelerdir.Tieto projekty sú rekonfigurovateľné roboty vo veľkom:
Bu ikisi büyük ölçekli yeniden yapılandırılabilir robotlara yönelik projelerdir.Αυτά λοιπόν τα προγράμματα είναι αναδιαρθρώσιμα ρομπότ μεγάλης κλίμακας
Bu ikisi büyük ölçekli yeniden yapılandırılabilir robotlara yönelik projelerdir.אז הפרוייקטים האלה הם רובוטים ניתנים לשינוי בקנה מידה גדול --
Bu ikisi büyük ölçekli yeniden yapılandırılabilir robotlara yönelik projelerdir.إذن هذه المشاريع هي روبوتات قابلة لإعادة التشكيل على نطاق واسع --
Bu ikisi büyük ölçekli yeniden yapılandırılabilir robotlara yönelik projelerdir.縦幅2.5メートル 横幅3.5メートルもの物体で構成されています
Bu, insanın sadece düşünce ile . kontrol edebildiği ilk robottur.Aceasta e prima dată când un om controlează un robot doar cu gândul.
Bu, insanın sadece düşünce ile . kontrol edebildiği ilk robottur.Bylo to poprvé, co člověk ovládl robota pomocí pouhé myšlenky.
Bu, insanın sadece düşünce ile . kontrol edebildiği ilk robottur.C'est la première fois qu'un homme contrôlait un robot par la seule pensée.
Bu, insanın sadece düşünce ile . kontrol edebildiği ilk robottur.Das ist das erste Mal, dass ein Mensch einen Roboter mit Gedanken allein gesteuert hat.
Bu, insanın sadece düşünce ile . kontrol edebildiği ilk robottur.Dit is de eerste keer dat een mens alleen met gedachten een robot heeft bestuurd.
Bu, insanın sadece düşünce ile . kontrol edebildiği ilk robottur.E' la prima volta in cui un uomo controlla un robot solo con il pensiero.
Bu, insanın sadece düşünce ile . kontrol edebildiği ilk robottur.Esta es la primera vez que una persona puede controlar un robot con solo pensarlo.
Bu, insanın sadece düşünce ile . kontrol edebildiği ilk robottur.Ez az első alkalom, hogy egy ember, pusztán gondolatai segítségével vezérel egy robotot.
Bu, insanın sadece düşünce ile . kontrol edebildiği ilk robottur.Foi esta a primeira vez que um ser humano controlou um robô apenas com o pensamento.
Bu, insanın sadece düşünce ile . kontrol edebildiği ilk robottur.이것은 사상 처음으로 인간이 생각만 해서 로봇을 조종하는 장면입니다.
Bu, insanın sadece düşünce ile . kontrol edebildiği ilk robottur.Po raz pierwszy człowiek kontroluje robota samą myślą.
Bu, insanın sadece düşünce ile . kontrol edebildiği ilk robottur.Впервые человек контролирует робота лишь усилием мысли.
Bu, insanın sadece düşünce ile . kontrol edebildiği ilk robottur.Това е първият път, когато човек управлява робот само с мисъл.
Bu, insanın sadece düşünce ile . kontrol edebildiği ilk robottur.זאת הפעם הראשונה שבן אדם שלט ברובוט עם המחשבות שלו בלבד.
Bu, insanın sadece düşünce ile . kontrol edebildiği ilk robottur.إن هذه هي المرة الأولى التي يتحكم فيها الإنسان بالرجل الآلي: الروبوت بالأفكار وحسب.
Bu, insanın sadece düşünce ile . kontrol edebildiği ilk robottur.ロボットを制御したのは これが初めてのことです そしてティムは
Bu kadın ilk defa robotu gerçekten duygusal olarak köşeye sıkıştırdı.여기 첫번째 나오는 여성분은 정말 감정적으로 몰아세우고 있습니다.
Bu kadın ilk defa robotu gerçekten duygusal olarak köşeye sıkıştırdı. Ses:Stem:
Bu kadın ilk defa robotu gerçekten duygusal olarak köşeye sıkıştırdı.והאשה הראשונה ממש דוחקת את הרובוט לפינה הרגשית.
Bu kadın ilk defa robotu gerçekten duygusal olarak köşeye sıkıştırdı.والسيدة الأولى هنا تورط الروبوت في وضع عاطفي.
Bu kadın ilk defa robotu gerçekten duygusal olarak köşeye sıkıştırdı.だめ だめ やっちゃいけません だめ
Bu küçük robot bir şekilde içimizdeki o derin sosyal duyguya dokunmayı başarıyordu.Acest mic robot era cumva capabil să înțeleagă aspecte sociale fundamentale caracteristice nouă.