road ile cümle
road kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
100.000 dolarlık Roadster spor arabamız vardı.Teimme 100 000 dollarin urheiluauton, Roadsterin.
100.000 dolarlık Roadster spor arabamız vardı.Tivemos um carro desportivo de 77 000 euros, que foi o Roadster.
100.000 dolarlık Roadster spor arabamız vardı.Vi havde en sportsvogn til $100.000, som var Roadster.
100.000 dolarlık Roadster spor arabamız vardı.We hadden al de sportwagen Roadster van 75.000 euro.
100.000 dolarlık Roadster spor arabamız vardı.Więc mieliśy samochód sportowy, Roadster'a, za 100.000$,
100.000 dolarlık Roadster spor arabamız vardı.Wir hatten einen $100.000-Sportwagen, das war der Roadster.
100.000 dolarlık Roadster spor arabamız vardı.Στην αρχή είχαμε ένα σπορ αμάξι των 80.000 ευρώ, το Roadster.
100.000 dolarlık Roadster spor arabamız vardı.Имахме спортна кола за $100,000, каквато беше Роудстър.
100.000 dolarlık Roadster spor arabamız vardı.Мы начали со спортивного автомобиляза 100 000 долларов. Это был Roadster.
100.000 dolarlık Roadster spor arabamız vardı.היתה לנו מכונית ספורט ב-100,000 דולר, ה"רודסטר",
100.000 dolarlık Roadster spor arabamız vardı.إذن كان لدينا سيارة Roadster الرياضية بمئة ألف دولار.
100.000 dolarlık Roadster spor arabamız vardı.次が5万ドルからという モデルS
Bence bu film, 'The Road' son zamanlarin izlemesi en zor filmlerinden biri.Cred că acest film, "Drumul" ("The Road"), e unul dintre cele mai dificile de văzut din timpurile moderne.
Bence bu film, 'The Road' son zamanlarin izlemesi en zor filmlerinden biri.Creo que la película "The Road" (La carretera)es representativa de los tiempos modernos.
Bence bu film, 'The Road' son zamanlarin izlemesi en zor filmlerinden biri.Eu penso que este filme, "A Estrada", é uma das visões mais duras dos tempos modernos.
Bence bu film, 'The Road' son zamanlarin izlemesi en zor filmlerinden biri.Ich glaube, dieser Film zeigt den härtesten Blick auf die modernen Zeiten: "The Road"
Bence bu film, 'The Road' son zamanlarin izlemesi en zor filmlerinden biri.Ik denk dat deze film "The Road" één van de heftigste films van de moderne tijd is.
Bence bu film, 'The Road' son zamanlarin izlemesi en zor filmlerinden biri.Jag tycker den här filmen är en av de svåraste filmupplevelserna i modern tid, "The Road".
Bence bu film, 'The Road' son zamanlarin izlemesi en zor filmlerinden biri.Jeg synes denne film er en af de hårdeste fra nyere tid, "The Road".
Bence bu film, 'The Road' son zamanlarin izlemesi en zor filmlerinden biri.Je pense qu'un film nous offre l'une des visions les plus dures du monde contemporain, "La Route".
Bence bu film, 'The Road' son zamanlarin izlemesi en zor filmlerinden biri.Myślę, że ten film jest jednym z trudniejszych: "The Road."
Bence bu film, 'The Road' son zamanlarin izlemesi en zor filmlerinden biri.Myslím, že film "Cesta" je jeden z tých, na ktoré sa ťažko pozerá.
Bence bu film, 'The Road' son zamanlarin izlemesi en zor filmlerinden biri.Myslím, že jednu z nejhorších v poslední době jsme viděli ve filmu "Cesta."
Bence bu film, 'The Road' son zamanlarin izlemesi en zor filmlerinden biri.Penso che il film "La Strada" sia una delle visioni più dure dei tempi moderni,
Bence bu film, 'The Road' son zamanlarin izlemesi en zor filmlerinden biri.Saya rasa film ini adalah film yang paling sering ditonton di jaman modern, "The Road."
Bence bu film, 'The Road' son zamanlarin izlemesi en zor filmlerinden biri.영화 "The Road"가 이 시대를 잘 대변하는 영화 중 하나라고 생각합니다.
Bence bu film, 'The Road' son zamanlarin izlemesi en zor filmlerinden biri.Tôi nghĩ bộ phim này là một trong những màn khó coi nhất của thời đại, "Con đường".
Bence bu film, 'The Road' son zamanlarin izlemesi en zor filmlerinden biri.Úgy gondolom, ez a film a modern idők egyik legzordabbika, "Az út".
Bence bu film, 'The Road' son zamanlarin izlemesi en zor filmlerinden biri.Νομίζω ότι αυτό το έργο είναι από τα πιο δύσκολα να παρακολουθήσει κανείς, "Ο δρόμος".
Bence bu film, 'The Road' son zamanlarin izlemesi en zor filmlerinden biri.Мисля, че този филм е един от най-трудните за гледане в наше време, "Пътят".
Bence bu film, 'The Road' son zamanlarin izlemesi en zor filmlerinden biri.Я думаю, что этот фильм один из самых тяжелых современных фильмов. "Дорога".
Bence bu film, 'The Road' son zamanlarin izlemesi en zor filmlerinden biri.אני חושב שהסרט "הדרך" הוא אחד הקשים לצפייה בעידן המודרני.
Bence bu film, 'The Road' son zamanlarin izlemesi en zor filmlerinden biri.واعتقد ان هذا الفلم هو واحد من اصعب الافلام مشاهدةً في عصرنا هذا فلم " الطريق "
Bence bu film, 'The Road' son zamanlarin izlemesi en zor filmlerinden biri.観るのが最もつらい作品の一つです 美しい映画ですが
[Bob McDonnell] Günaydın Hampton Road'lular (Tezahürat)(Роберт МакДоннелл) Доброго ранку Хемптон-Роудс!
Çizgi filimdeki çakal, Road Runner'i kovalarken... ...sırtına roket bağlayıp böyle bir şey yapmıştı.C'est ce qu'on va faire ?
Çizgi filimdeki çakal, Road Runner'i kovalarken... ...sırtına roket bağlayıp böyle bir şey yapmıştı.- Das ist doch das, wo der Kojote sich in die Schleuder setzt UND auf seinem Rücken noch 'ne Rakete zündet!
Çizgi filimdeki çakal, Road Runner'i kovalarken... ...sırtına roket bağlayıp böyle bir şey yapmıştı.Đây là đoạn mà con sói đồng ngồi trên 1 cái ná thun lớn... và sau đó tự cột mình vào 1 hoả tiễn Acme...
Çizgi filimdeki çakal, Road Runner'i kovalarken... ...sırtına roket bağlayıp böyle bir şey yapmıştı.De Coyote in een katapult, met een raket op z'n rug.
Çizgi filimdeki çakal, Road Runner'i kovalarken... ...sırtına roket bağlayıp böyle bir şey yapmıştı.El Coyote se sienta en una honda y se amarra un cohete Acme. ¿Eso es lo que vamos a hacer?
Çizgi filimdeki çakal, Road Runner'i kovalarken... ...sırtına roket bağlayıp böyle bir şey yapmıştı.Itu dimana si serigala akan meluncur... ...dengan cara mengikatkan dirinya dengan roket Acme.
Çizgi filimdeki çakal, Road Runner'i kovalarken... ...sırtına roket bağlayıp böyle bir şey yapmıştı.Kelju K. Kojootti kiinnittyy katapulttiin- -ja sitoo itsensä kiinni rakettiin.
Çizgi filimdeki çakal, Road Runner'i kovalarken... ...sırtına roket bağlayıp böyle bir şey yapmıştı.Kojot si sedne do praku a má raketu na zádech.
Çizgi filimdeki çakal, Road Runner'i kovalarken... ...sırtına roket bağlayıp böyle bir şey yapmıştı.Prærieulven sad i en slangebøsse - - og spændte sig fast til en raket.
Çizgi filimdeki çakal, Road Runner'i kovalarken... ...sırtına roket bağlayıp böyle bir şey yapmıştı.Prärievargen satte sig i en slangbåge... ...och spände fast sig i en Acmeraket.
Çizgi filimdeki çakal, Road Runner'i kovalarken... ...sırtına roket bağlayıp böyle bir şey yapmıştı.Takrat se kojot ujame v past, ki jo je pripravil za ptiča. Gre za to?
Çizgi filimdeki çakal, Road Runner'i kovalarken... ...sırtına roket bağlayıp böyle bir şey yapmıştı.Willy Coyote che si lega ad un missile e si schianta contro la roccia. Č quello che dobbiamo fare noi?
Çizgi filimdeki çakal, Road Runner'i kovalarken... ...sırtına roket bağlayıp böyle bir şey yapmıştı.Το Κογιότε κάθεται στη σφεντόνα και δένεται στον πύραυλο ACME.
Çizgi filimdeki çakal, Road Runner'i kovalarken... ...sırtına roket bağlayıp böyle bir şey yapmıştı.Уили Койота ляга в ракетата и го пристягат с ремъци.
Çizgi filimdeki çakal, Road Runner'i kovalarken... ...sırtına roket bağlayıp böyle bir şey yapmıştı.Уили Койота ляга в ракетата и го пристягат с ремъци. И с нас ли тъй ще направите?
Çizgi filimdeki çakal, Road Runner'i kovalarken... ...sırtına roket bağlayıp böyle bir şey yapmıştı.?ראית את גרייס
Çizgi filimdeki çakal, Road Runner'i kovalarken... ...sırtına roket bağlayıp böyle bir şey yapmıştı.عندما وقع الذئب البرى فى المصيدة وربط نفسه بالصاروخ
Dünya'da en çok gazinin olduğu Hampton Roads'da bulunmak ne büyük zevkDan luar biasa bisa berada di Hampton Roads, rumah bagi beberapa veteran daripada tempat lain di dunia.
Dünya'da en çok gazinin olduğu Hampton Roads'da bulunmak ne büyük zevkEt quel plaisir d'être à Hampton Roads, domicile de plus de vétérans que presque n'importe où dans le monde.
Dünya'da en çok gazinin olduğu Hampton Roads'da bulunmak ne büyük zevkІ те, яке задоволення бути тут в Хемптон-Роудс, місце де найбільше ветеранів у цілому світі (оплески)
Dust Tracks on a Road'taki sözleri,"Dust Tracks On A Road" (Huellas de polvo en el camino):
Dust Tracks on a Road'taki sözleri,"Dust Tracks on a Road":
Dust Tracks on a Road'taki sözleri,"길위의 먼지 자욱"라는 책에서는,
Dust Tracks on a Road'taki sözleri," Melodii de praf pe un drum, "
Dust Tracks on a Road'taki sözleri,"Прашни следи на път":