Onu yapmak için, risk almak zorundasın.In order to do that, you have to take risks.
Başarılı olmak istersen bir sürü risk almak zorundasın.If you want to succeed, you have to take a lot of risks.
Zor iş kimseyi öldürmedi. Ama risk almak neden?!Hard work never killed anyone. But why take the risk?!
Risk almaktan nefret ederim.I hate taking risks.
Fazla kazanmak için fazla risk almak zorundasın.You have to risk big in order to win big.
Tom o tür bir risk almak istemiyor.Tom doesn't want to take that kind of risk.
Tom risk almak istemiyor.Tom doesn't want to take risks.
Bazen risk almak zorundasın.Sometimes you have to take chances.
Risk almak zorunda kalacağız.We're going to have to take a chance.
Biz risk almak zorundayız.We have to take the risk.
Tom böyle büyük bir risk almak istemiyordu.Tom didn't want to take such a big risk.
Tom risk almaktan hoşlanmaz.Tom doesn't like taking risks.
Böyle bir risk almak istemiyorum.I don't want to take such a risk.
Askeri pilotlar sivil pilotlardan daha fazla risk almak için eğitilmiştir.Military pilots are trained to take more risks than civilian pilots.
Risk almaktan hoşlanmam.I don't like taking risks.
Sami risk almak için hazırlanmak zorundaydı.Sami had to be prepared to take risks.
Cesur bir karaktere sahiptir ve risk almaktan korkmaz.He is a risk taker and not afraid to speak his mind.
Biliyorum çok para ve daha fazlasına mal oluyor, ama evet, risk almaktan kaçınmamalı.You know it costs a lot of money and so on, but yes, it should not play it safe.
Şimdi, bilim risk almakla ilgili değil mi? Bu da büyük bir risk değil mi?Now, science is about taking risks, so this is an incredible risk, right?
Risk almak gibi eğlenceli şeyler yaparken ödüllendirildiğinizi hissetmenizi sağlar.It gives you the rewarding feeling out of doing fun things, including taking risks.
Bir de risk almaktan bahsediyor.And he talks about taking chances.
Cesur bir karaktere sahiptir ve risk almaktan korkmaz.Sie ist sehr abenteuerlustig und scheut kein Risiko.
Risk almak istemiyorum.Je ne veux pas prendre le risque.
Cesur bir karaktere sahiptir ve risk almaktan korkmaz.Elle est dynamique, organisée et n'a pas peur de prendre des risques.
Risk almaktan nefret ederim.Odio correr riesgos.
Cesur bir karaktere sahiptir ve risk almaktan korkmaz.São pessoas corajosas, sem medo de se arriscar.
Cesur bir karaktere sahiptir ve risk almaktan korkmaz.Hij is een voorzichtige speler en neemt weinig risico's.
Cesur bir karaktere sahiptir ve risk almaktan korkmaz.Jest dzielny i nie boi się ognia.
Cesur bir karaktere sahiptir ve risk almaktan korkmaz.Hon är envis, tävlingslysten och är inte rädd för att säga emot.
Cesur bir karaktere sahiptir ve risk almaktan korkmaz.Devítka má pro strach uděláno, je odvážný a nebojí se riskovat.
Cesur bir karaktere sahiptir ve risk almaktan korkmaz.היא אמיצה ואינה פוחדת ליטול סיכונים.
Cesur bir karaktere sahiptir ve risk almaktan korkmaz.Ji turi savigarbos jausmą ir nebijo kliūčių.
Biliyorum çok para ve daha fazlasına mal oluyor, ama evet, risk almaktan kaçınmamalı.Bạn biết đấy nó rất tốn kém, nhưng đúng vậy, không nên chơi an toàn.
Biliyorum çok para ve daha fazlasına mal oluyor, ama evet, risk almaktan kaçınmamalı.돈이 많이 들지만 괜찮습니다. 안정성만 추구해서는 안 됩니다.
Biliyorum çok para ve daha fazlasına mal oluyor, ama evet, risk almaktan kaçınmamalı.Lo so che costa un sacco di soldi e via dicendo, ma sì non dovrebbe giocare sul sicuro.
Biliyorum çok para ve daha fazlasına mal oluyor, ama evet, risk almaktan kaçınmamalı.Man weiss, dass es viel Geld kostet usw., aber trotzdem, sie sollte nicht auf Nummer Sicher gehen.
Biliyorum çok para ve daha fazlasına mal oluyor, ama evet, risk almaktan kaçınmamalı.Sabemos que custa muito dinheiro, mas não se deve jogar pelo seguro.
Biliyorum çok para ve daha fazlasına mal oluyor, ama evet, risk almaktan kaçınmamalı.Ştiţi că costă o mulţime de bani şi aşa mai departe, dar da, nu ar trebui să facă alegeri prudente.
Biliyorum çok para ve daha fazlasına mal oluyor, ama evet, risk almaktan kaçınmamalı.Tudják ez sok pénzbe kerül, meg ilyesmi, de igen, nem biztonságos úton kellene haladnia.
Biliyorum çok para ve daha fazlasına mal oluyor, ama evet, risk almaktan kaçınmamalı.Ustedes saben, eso cuesta mucho dinero y demás, pero sí, no debería ponerlo en lo seguro.
Biliyorum çok para ve daha fazlasına mal oluyor, ama evet, risk almaktan kaçınmamalı.Vous savez que ça coûte beaucoup d'argent, mais oui, nous ne devons prendre des risques.
Biliyorum çok para ve daha fazlasına mal oluyor, ama evet, risk almaktan kaçınmamalı.Знаете, че струва много пари и така нататък, но, да - тя не трябва да залага на безопасност.
Biliyorum çok para ve daha fazlasına mal oluyor, ama evet, risk almaktan kaçınmamalı.Конечно за это можно и поплатиться, но это не значит, что оно того не стоило.
Biliyorum çok para ve daha fazlasına mal oluyor, ama evet, risk almaktan kaçınmamalı.נכון שזה עולה הרבה וכן הלאה, אבל, כן, לא צריך ללכת על בטוח.
Biliyorum çok para ve daha fazlasına mal oluyor, ama evet, risk almaktan kaçınmamalı.وأنت تعرف أنها تكلف الكثير من المال وهكذا ، ولكن نعم فإنه لا ينبغي أن "تلعبها" بأمان.
Biliyorum çok para ve daha fazlasına mal oluyor, ama evet, risk almaktan kaçınmamalı.それは安全ではいけないのです なぜ安全であっていはいけないかというと、もし安全なら
Bir de risk almaktan bahsediyor.A ten mluví o riskování..
Bir de risk almaktan bahsediyor.Det är bra diskussion ... kommer från en kille som bara fick igenom slapping tigrar i ansiktet.
Bir de risk almaktan bahsediyor.Det er fint snakke ... kommer fra en fyr, der bare kom igennem klappe tigre i ansigtet.
Bir de risk almaktan bahsediyor.Đó là tốt nói chuyện ... đến từ một fella người chỉ có thông qua hổ tát vào mặt.
Bir de risk almaktan bahsediyor.En hij praat over het nemen van kansen.
Bir de risk almaktan bahsediyor.És ő beszél Taking Chances.
Bir de risk almaktan bahsediyor.Et il parle d'éviter les risques inutiles
Bir de risk almaktan bahsediyor.In govori o čemer možnosti.
Bir de risk almaktan bahsediyor.Itu kita bicara baik-baik saja ... berasal dari fella yang baru saja melalui menampar harimau di wajah.
Bir de risk almaktan bahsediyor.Questo è parlare bene ... proveniente da un tizio che ha appena ottenuto attraverso tigri schiaffi in faccia.
Bir de risk almaktan bahsediyor.Se on hyvä puhua ... lähtöisin kaveri joka juuri läpi läpsiminen Tigers edessä.
Bir de risk almaktan bahsediyor.Şi el vorbeşte despre Taking Chances.
Bir de risk almaktan bahsediyor.To dobrze mówić ... pochodzących z facet, który właśnie przedostał tygrysy uderzając w twarz.
Bir de risk almaktan bahsediyor.To je v poriadku hovoriť ... z chlapíka, ktorý práve dostal cez búchať tigre v tvári.