risk ile cümle
risk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Onu yapmak için, risk almak zorundasın.In order to do that, you have to take risks.
Bunu yapmak için riskler almak zorundasın.In order to do that, you have to take risks.
Sadece çok uzağa gitme riskini alanlar birinin ne kadar uzağa gidebileceğini bilecektir.Only those who risk going too far will know how far one can go.
Ona güvenerek büyük bir riske giriyorsun.You're running a big risk in trusting him.
Daha önce bana hiç yardım etmediğinden dolayı senin için riske girmeyeceğim.I'm not going out on a limb for you because you never helped me before.
Senin tek başına oralara gitmen risklidir.It is risky for you to go into that area alone.
Risk almayın.Don't run risks.
Riskini al ve onu yap.Take your chance, and do it.
Aşırı içerek sağlığını riske atma.Don't risk your health by over drinking.
Her şeyi bir tekneye koyarak riske atmayın.Don't risk putting everything in one boat.
Tommy, işini kaybetme riskini göze almadı.Tommy did not want to run the risk of losing his job.
Niçin böyle bir risk alıyorsun?Why do you take such a risk?
Eğer George sigara içmeyi bırakmazsa akciğer kanseri gelişme riskini göze alır.If George doesn't stop smoking, he will run the risk of developing lung cancer.
Riskleri almak istemiyorum.I don't want to take risks.
Fotoğraflardan bazıları ölüm ve yaralanma riski altında çekildi.Some of the photos have been taken at the risk of life and limb.
Kırılabilir bu parçalar bütün risklere karşı sigortalanmalıdır.These fragile items must be insured against all risks.
Başkası için riske girmek istemiyorum.I don't want to go out on a limb.
Polis tarafından yakalanma riski var mıdır?Is there any risk of being caught by the police?
Riski almaya istekli olduğunuzu varsayıyorum.I assume you're willing to take the risk.
Onu kaybetme riskini almak istemiyorum.I don't want to risk losing it.
Böyle bir riske girmek istemiyorum.I don't want to run such a risk.
Bana yardım ederken bir risk aldı.He took a risk when he helped me.
Yaşamını riske atman çılgınlık.It is crazy of you to put your life at risk.
Patronuna hakaret ederek riske atmayın.Don't risk insulting your boss.
Başarılı olmak istersen bir sürü risk almak zorundasın.If you want to succeed, you have to take a lot of risks.
Onlar düşman tarafından vurulma riskini göze almaya hazırdılar.They were ready to run the risk of being shot by the enemy.
Karısı herhangi bir risk almaması için ona yalvardı.His wife begged him not to run any risk.
Bir riske gireceğini söyledi.He said he was going to take a risk.
Risk alacağını söyledi.He said he was going to take a risk.
O riskli bir ameliyat geçirdi.He underwent a risky operation.
Kaza geçirme riskini göze aldı.He ran the risk of having an accident.
Kendi yaşamını riske atarak çocuğu kurtardı.He saved the boy at the risk of his own life.
Kendi hayatı riske atarak arkadaşını kurtardı.He saved his friend at the risk of his own life.
Yeni petrol sahalarını keşfetmek için tüm servetini riske attı.He risked his whole fortune to discover new oil fields.
Yakalanma ve tutuklanma riskini göze aldı.He ran the risk of being caught and imprisoned.
Onu kurtarmak için hayatını riske attı.He risked his life to save her.
Kendi hayatını riske atarak köpeği kurtardı.He rescued the dog at the risk of his own life.
Büyük riskler almaktan korkmuyor.She is not scared of taking big risks.
Çocuğunu korumak için hayatını riske attı.She risked her life to protect her child.
Ona yardım etmek için işimi kaybetme riskini göze alıyorum.I ran the risk of losing my job to help her.
Bu hayatınızı riske atan hastalık türü değildir.It's not the sort of illness that puts your life at risk.
Yönetim kurulu üyeleri çok riskli bir girişimi üstlenmeye isteksiz.The directors were reluctant to undertake so risky a venture.
Riskli bir şey yapmak istemiyorum.I don't want to do anything risky.
Uyku yoksunluğu kalp krizi riskini artırır.Sleep deprivation increases risk of heart attacks.
Faiz oranlarının ödünç alanların iş riskine uygun olarak tespit edildiğini biliyorum.I know that interest rates are fixed in accordance to the borrower's business risk.
Açık havada daha fazla zaman harcayan çocukların miyop riski daha düşüktür.Children who spend more time outdoors have a lower risk of myopia.
Zor iş kimseyi öldürmedi. Ama risk almak neden?!Hard work never killed anyone. But why take the risk?!
Radyo bir sel riski olduğu hususunda bizi uyarmıştı.The radio had warned us that there was a risk of flooding.
İlgili büyük bir risk var.There's a large risk involved.
Bu gölde banyo yapmak risksiz değildir.Taking a bath in this lake is not without risk.
Risk almaktan nefret ederim.I hate taking risks.
Risk çok fazla büyük.The risk is too great.
Hayatımı riske atmak istemem.I don't want to risk my life.
Bu riskli deneye katılmak ister misin?Do you like taking part in this dangerous experiment?
Sigara içmenin sağlığınız için bir riski vardır.Smoking poses a risk to your health.
Yatırım yaptığımda riski göze aldım.I took a risk when I made the investment.
Kumarbazlar risk almayı severler.Gamblers enjoy taking risks.
Bunu riski size ait olmak üzere yap.Do that at your own risk.
Risk olmadan kazanç olmaz.In a calm sea, every man is a pilot.
Risk yoksa kazanç da yok.In a calm sea, every man is a pilot.