Varlıklarını ise 1:2 veya 3:4 gibi yörüngesel rezonanslara borçlular.Os três primeiros possuem uma ressonância orbital de 1:2:4.
Savaş sonrası dönemde nükleer indüksiyon ve manyetik nükleer rezonans konularına yoğunlaşmıştır.Depois da guerra concentrou-se na pesquisa sobre a indução nuclear e a ressonância magnética nuclear.
Pasiphae ve Sinope Jüpiter ile birlikte ayrıca dünyasal rezonansın içinde yakalanır .Pasife e Sinope também possuem uma ressonância secular com Júpiter.
Aromatiklik, halkasal delokalizasyon ve rezonansın bir belirtisi olarak da düşünülebilir.Também pode ser considerada como uma manifestação de deslocalização cíclica e de ressonância.
Nix ya da Hydra ve Charon (sırasıyla 1:4 ile 1:6) arasındaki yakın rezonanslar arasındadır.De omlooptijden van de drie manen Charon, Nix en Hydra verhouden zich vrijwel precies als 1 : 4 : 6.
Bu nükleer manyetik rezonans yönteminin temeliydi.Tematem jego rozprawy była Jądrowa relaksacja magnetyczna.
Bu olgu rezonans-mekanik rezonans olarak adlandırılır.Zjawisko to nazywa się rezonansem amplitudy.
Bazı sistemlerin birden fazla, ayrı rezonans frekansları vardır.Vissa system har flera, distinkta, resonansfrekvenser.
Fulleren içinde hapsolmuş ksenon atomu, 129Xe nükleer manyetik rezonans spektroskopisi yoluyla gözlenebilir.Den xenonatom som fångats inuti fullurenet kan övervakas genom 129Xe-kärnmagnetisk resonansspektroskopi.
Sönüm küçük olduğunda rezonans frekansı yaklaşık olarak sistemin doğal frekansına eşittir.När dämpningen är liten, är resonansfrekvensen ungefär lika med det drivna systemets egenfrekvens.
Bu nükleer manyetik rezonans yönteminin temeliydi.Magnetismen beror på den kärnmagnetiska resonansen.
Örneğin manyetik rezonans görüntüleme (MRI) cihazlarını sayabiliriz.För MRI, se Magnetisk resonanstomografi.
Bu nükleer manyetik rezonans yönteminin temeliydi.Визначається зокрема методом ядерного магнiтного резонансу.
Varlıklarını ise 1:2 veya 3:4 gibi yörüngesel rezonanslara borçlular.Внутрішні супутники також утворюють орбітальний резонанс 1:2:4.
Enceladus, Dione ile 1:2 oranında bir rezonans içinde hareket eder.Наразі Енцелад перебуває в орбітальному резонансі 2:1 з Діоною.
Atom saati, atomların rezonans frekanslarını sayarak zamanı ölçen bir saat çeşididir.Atomové hodiny jsou přesné hodiny, které měří čas na základě rezonanční frekvence plných atomů.
Nix ya da Hydra ve Charon (sırasıyla 1:4 ile 1:6) arasındaki yakın rezonanslar arasındadır.Tyto dráhy leží velmi blízko dráhové rezonanci 4:1 (v případě Nix) a 6:1 (v případě Hydry) s Charonem.
Bazı sistemlerin birden fazla, ayrı rezonans frekansları vardır.Některé systémy mají více rezonančních frekvencí a jsou zřetelnější.
Bazı sistemlerin birden fazla, ayrı rezonans frekansları vardır.Unele sisteme au mai multe frecvențe de rezonanță, distincte între ele.
Sönüm küçük olduğunda rezonans frekansı yaklaşık olarak sistemin doğal frekansına eşittir.Când amortizarea este redusă, frecvența rezonantă este aproximativ egală cu frecvența naturală a sistemului.
Aromatiklik, halkasal delokalizasyon ve rezonansın bir belirtisi olarak da düşünülebilir.Caracterul aromatic poate fi considerat și o consecință a delocalizării ciclice și a rezonanței.
Böylelikle rezonans korunmuş olur.Az Arsenal ellen is védhetett.
Hadronlar rezonans olarak bilinen kararsız durumlara sahiptirler.Hicks eszméletlen a nyugtatóktól.
Böylelikle rezonans korunmuş olur.Tätä tasoittaa resonanssi.
Atom saati, atomların rezonans frekanslarını sayarak zamanı ölçen bir saat çeşididir.Atomikello on kello, joka käyttää atomien resonanssitaajuuksia ajan mittaamiseen.
Bu halkalar gökadanın disk bölgesiyle rezonans bir yapı sergiler.Αυτά τα δακτυλίδια φαίνεται να δημιουργούνται σε περιοχές με τροχιακή αντήχηση στο δίσκο του γαλαξία.
Ganymede, İo ve Europa ile 1:2:4 Laplace rezonansı içinde gezegeni etrafında dönmektedir.Månene Ganymedes, Europa og Io går i en 1:2:4-baneresonans.
Bu nükleer manyetik rezonans yönteminin temeliydi.Hal tersebut menjadi dasar untuk metode resonansi magnetik nuklir.
Atom saati, atomların rezonans frekanslarını sayarak zamanı ölçen bir saat çeşididir.Jam atom adalah sebuah jenis jam yang menggunakan standar frekuensi resonansi atom sebagai penghitungnya.
Aromatiklik, halkasal delokalizasyon ve rezonansın bir belirtisi olarak da düşünülebilir.Aromatisitas juga bisa dianggap sebagai manifestasi dari delokalisasi siklik dan resonansi.
Savaş sonrası dönemde nükleer indüksiyon ve manyetik nükleer rezonans konularına yoğunlaşmıştır.戦後、核誘導と核磁気共鳴の研究に専念する。
Fulleren içinde hapsolmuş ksenon atomu, 129Xe nükleer manyetik rezonans spektroskopisi yoluyla gözlenebilir.富勒烯裡面的氙原子可以通過129Xe核磁共振光譜分析來觀測。
Nükleer manyetik rezonans (NMR) atom çekirdeklerinin manyetik özelliklerine bağlı bir fiziksel olgudur.核磁共振(NMR,Nuclear Magnetic Resonance)是基於原子尺度的量子磁物理性質。
1950'de Louis Essen hızı boşluk rezonansını kullanarak 299792.5±1 km/sn olarak hesapladı.1950年,路易斯·艾森用諧振腔所得出的光速值為299,792.5±1 km/s。
Yapısı bilinen proteinlerin yaklaşık %9'u Nükleer Manyetik Rezonans ile elde edilmiştir.大约9%的已知蛋白质结构是通过核磁共振(NMR)技术来测定的。
MRI (Manyetik Rezonans Görüntüleme) olayının temellerini atmıştır.氙是一種很好的磁共振成像(MRI)造影劑。
Rezonansın uygulaması iletişimin menzilini artırabilir.擦彈 本作中擦彈可使通信強度上升。
Varlıklarını ise 1:2 veya 3:4 gibi yörüngesel rezonanslara borçlular.안쪽의 세 위성은 1:2:4 궤도 공명을 일으킨다.
Kuramdaki her sicim eşit rezonansa veya harmoniğe sahiptir.כתוצאה מכך, כל פרט חי בשוויון מוחלט ובהרמוניה.
Çalışma prensibi rezonansa dayanır.Психичната дейност е на принципа на рефлекса.
Enceladus, Dione ile 1:2 oranında bir rezonans içinde hareket eder.Enceladus je v dráhovej rezonancii 1:2 s mesiacom Dione.
Bunlar, o sistemin rezonans (tınlaşım) frekansları olarak adlandırılır.Tieto frekvencie sú známe ako rezonančné frekvencie.
Genel olarak iki tip rezonans ayırt edilmelidir- doğrusal ve doğrusal olmayan.Pri pravilnih glagolih razlikujemo dve osnovi, in sicer nedoločniško in perfektovo.
Savaş sonrası dönemde nükleer indüksiyon ve manyetik nükleer rezonans konularına yoğunlaşmıştır.Po vojni se je ostredotočil na raziskave jedrske indukcije in magnetizma jedra.
Aromatiklik, halkasal delokalizasyon ve rezonansın bir belirtisi olarak da düşünülebilir.Tai gali būti suvokiama ir kaip transcendentinė erdvė, ir kaip reali vieta.
Günümüzde iki teori mevcuttur: rezonans üreten değerlik bağı teorisi ve dönüş dalgalanması teorisi.Šiuo metu yra dvi perspektyvios nagrinėjimo kryptys: stygų teorija ir kilpinė kvantinė gravitacija.
Fulleren içinde hapsolmuş ksenon atomu, 129Xe nükleer manyetik rezonans spektroskopisi yoluyla gözlenebilir.Fullereeni kinni jäänud ksenooni aatomit võib jälgida 129Xe tuumamagnetresonantsspektroskoopiat kasutades.
Bir nanoantenin rezonans frekansı, antenin değişen uzunluğu tarafından seçilebilir.Nanoantenni resonantsisageduse võib valida olenevalt selle pikkusest.
Genel olarak iki tip rezonans ayırt edilmelidir- doğrusal ve doğrusal olmayan.KAA puhul eristatakse kahte liiki - ehtne ja mitteehtne.
Nano anten üç parçadan oluşur: zemin düzlemi, optik rezonans boşluğu ve anten.Nanoantenn koosneb kolmest põhiosast: alusplaat, optilise resonantsi ava ja antenn.
Daha çok nükleer manyetik rezonans ve süperiletkenlik çalışmaları ile biliniyordu.Nad avastasid tuumaaine juures ka ülijuhtivuse ja ülivoolavuse ilminguid.
Ama bu zor bir iştir ve biz gerçekten henüz bir rezonans telefon yok.Nyní, vědci skutečne naměřili složitost hvízdnutí pomocí informační teorie.
Aynı renkte bir kıyafet giymek çakranın rezonansa girmesine neden olacaktır.Ha olyan ruhákat viselsz, amelyeknek megegyezik a színe a csakráéval, akkor azzal erősítheted.
Aynı renkte bir kıyafet giymek çakranın rezonansa girmesine neden olacaktır.Noszenie ubrań pod kolor waszych czakr sprawi, że zacznie ona rezonować.
Beyni alacağımız yerde yaptığımız ilk iş MR çekmek oluyor. Manyetik rezonans görüntüleme -- MRG.Das Erste was wir mit der Sammlung machen wir lassen ein MR vornehmen - eine Kernspintomografie.
Beyni alacağımız yerde yaptığımız ilk iş MR çekmek oluyor. Manyetik rezonans görüntüleme -- MRG.Po výběru mozku nejdříve uděláme takovýto snímek s pomocí magnetické rezonance:
Bildiğimiz kadarı ile her çakra belirli bir renk ile rezonansa giriyor.Mint tudjuk, minden egyes csakra létrehoz egy színt, amit most tárgyaltunk.
Bildiğimiz kadarı ile her çakra belirli bir renk ile rezonansa giriyor.Wiemy już, że każda czakra reaguję na określony kolor.
Bu, en dıştaki kabuk atomların hakkında bir şeyler olmalıdır sekiz zaman, birbirleri ile iyi rezonansa.아마도 가장 바깥 껍질에 관한 것임에 틀림없습니다. 8개를 가졌을 때 전자들은 상호 공명을 가장 잘 할 것입니다.
Bu, en dıştaki kabuk atomların hakkında bir şeyler olmalıdır sekiz zaman, birbirleri ile iyi rezonansa.Přece na tom něco musí být, když má atom v poslední slupce osm eletronů, tak spolu nějak rezonují.