Bu balığı ilk kez güney İspanya'da bir restoranda yedim.Saya pertama kali makan ikan itu di restoran di Spanyol selatan.
Bu balığı ilk kez güney İspanya'da bir restoranda yedim.Η πρώτη φορά που το έφαγα ήταν σε ένα εστιατόριο στη νότιο Ισπανία.
Bu balığı ilk kez güney İspanya'da bir restoranda yedim.За първи път я опитах в един ресторант в южна Испания.
Bu balığı ilk kez güney İspanya'da bir restoranda yedim.Я ел эту рыбу в ресторане на юге Испании.
Bu balığı ilk kez güney İspanya'da bir restoranda yedim.לראשונה אכלתי אותו במסעדה בדרום ספרד
Bu balığı ilk kez güney İspanya'da bir restoranda yedim.وقد تذوقتها أول مرة في مطعم ,, في جنوب إسبانيا
Bu balığı ilk kez güney İspanya'da bir restoranda yedim.南スペインのレストランだ ジャーナリストの友人が この魚の話ばかり
Bu restoranda olması gereken en iyi şekil budur."Así es como mejor debiera ser en este restaurante".
Bu restoranda olması gereken en iyi şekil budur."Ăsta e cel mai bun fel în care poate fi în restaurantul acesta."
Bu restoranda olması gereken en iyi şekil budur."C'est la meilleure façon pour ce restaurant."
Bu restoranda olması gereken en iyi şekil budur."Det här är så det borde vara i den här restaurangen."
Bu restoranda olması gereken en iyi şekil budur."Dit is de beste manier waarop het hoort in dit restaurant."
Bu restoranda olması gereken en iyi şekil budur."Ennek ilyennek kell lennie ebben az étteremben."
Bu restoranda olması gereken en iyi şekil budur."Esta é a melhor maneira e é como deve ser neste restaurante."
Bu restoranda olması gereken en iyi şekil budur."In diesem Restaurant gibt es das Gericht auf die beste Art."
Bu restoranda olması gereken en iyi şekil budur."Ini cara terbaik di restoran ini."
Bu restoranda olması gereken en iyi şekil budur."Ở nhà hàng này, đây là cách chế biến ngon nhất."
Bu restoranda olması gereken en iyi şekil budur."Questo é il modo migliore di servirlo."
Bu restoranda olması gereken en iyi şekil budur."Tämä on paras tapa tarjoilla annos tässä ravintolassa."
Bu restoranda olması gereken en iyi şekil budur."To je najboljši način priprave za to restavracijo."
Bu restoranda olması gereken en iyi şekil budur."Toto je najlepší spôsob ako to podávame v tejto reštaurácii."
Bu restoranda olması gereken en iyi şekil budur."Toto je v této restauraci ten nejlepší způsob, jak by to mělo být."
Bu restoranda olması gereken en iyi şekil budur."W mojej restauracji to najlepszy sposób".
Bu restoranda olması gereken en iyi şekil budur."Αυτός είναι ο καλύτερος τρόπος που πρέπει να σερβίρεται σε αυτό το εστιατόριο."
Bu restoranda olması gereken en iyi şekil budur."В този ресторант това е най-добрия начин."
Bu restoranda olması gereken en iyi şekil budur."Щоб смакувати найкраще, саме так ця страва має подаватися у цьому ресторані".
Bu restoranda olması gereken en iyi şekil budur."Это лучший способ, так должно быть в этом ресторане".
Eğer bir restorandaysanız ve içerisi çok gürültülüyse, şikayet bildirin.Si están en un restaurante y hay mucho ruido, quéjense.
Eğer bir restorandaysanız ve içerisi çok gürültülüyse, şikayet bildirin.Beh, non fatelo. Se siete in un ristorante troppo rumoroso, lamentatevi.
Eğer bir restorandaysanız ve içerisi çok gürültülüyse, şikayet bildirin.Dacă sunteți într-un restaurant și e prea mult zgomot, reclamați.
Eğer bir restorandaysanız ve içerisi çok gürültülüyse, şikayet bildirin.Đừng. Nếu bạn đang ở nhà hàng, và âm thanh quá lớn, hãy phàn nàn
Eğer bir restorandaysanız ve içerisi çok gürültülüyse, şikayet bildirin.Eh bien, ne le faites pas. Si vous êtes dans un restaurant et que le son est trop fort, plaignez-vous.
Eğer bir restorandaysanız ve içerisi çok gürültülüyse, şikayet bildirin.Jeśli w restauracji jest za głośno, złóżmy skargę.
Eğer bir restorandaysanız ve içerisi çok gürültülüyse, şikayet bildirin.אם אתם במסעדה רועשת, התלוננו על כך.
Eve geri döndü sanıyordum, meğer o restoranda çalışıyormuş.Am crezut ca s-a intors acasa, dar s-a angajat la un restaurant.
Eve geri döndü sanıyordum, meğer o restoranda çalışıyormuş.Ich dachte sie wäre zurückgegangen,aber sie arbeitet in den Restaurant.
Eve geri döndü sanıyordum, meğer o restoranda çalışıyormuş.Ik dacht dat ze terug naar huis ging, maar ze is aan het werken in dat restaurant.
Eve geri döndü sanıyordum, meğer o restoranda çalışıyormuş.Jag trodde hon gick tillbaka hem, men hon jobbar i den resturangen.
Eve geri döndü sanıyordum, meğer o restoranda çalışıyormuş.Je pensais qu'elle était rentrée chez elle, mais en fait elle travaille dans un restaurant.
Eve geri döndü sanıyordum, meğer o restoranda çalışıyormuş.Ku pikir dia kembali ke rumah, tapi dia bekerja di restoran.
Eve geri döndü sanıyordum, meğer o restoranda çalışıyormuş.Mình tưởng cậu ấy đã quay về, nhưng cậu ấy lại làm việc ở tiệm ăn đó.
Eve geri döndü sanıyordum, meğer o restoranda çalışıyormuş.MIslila sem, da se je vrnila domov, pa dela v tisti restavraciji.
Eve geri döndü sanıyordum, meğer o restoranda çalışıyormuş.Myślałam, że wróciła do domu, ale zamiast tego pracuje w tej restauracji.
Eve geri döndü sanıyordum, meğer o restoranda çalışıyormuş.Pensavo fosse tornata a casa, ma sta lavorando in quel ristorante.
Eve geri döndü sanıyordum, meğer o restoranda çalışıyormuş.Νόμιζα πως γύρισε σπίτι, αλλά αυτή δουλεύει σ'ένα εστιατόριο.
Eve geri döndü sanıyordum, meğer o restoranda çalışıyormuş.Я думала, она вернулась домой, а она работает в том ресторане.
Eve geri döndü sanıyordum, meğer o restoranda çalışıyormuş.لقد اعتقدت بانها ستعود للمنزل ولكن انها تعمل فى مطعم
Eve geri döndü sanıyordum, meğer o restoranda çalışıyormuş.オ・ハニがまた問題を探しに出たのね
Hey... Joon Gu gelmiyor mu? Ah, restoranda grup rezervasyonu vardı, bu yüzden gelemedi.Да, много е хубаво.
Hollanda'da yenilikçi bir tarım bakanımız var ve bakanlığındaki restoranda menüye böcekleri de koyuyor.Hollannissa on uudistusmielinen maatalousministeri, joka on pannut hyönteiset ministeriönsä ruokalistalle.
Hollanda'da yenilikçi bir tarım bakanımız var ve bakanlığındaki restoranda menüye böcekleri de koyuyor.네덜란드에는 혁신적인 농업 장관이 있습니다. 그녀는 그녀 부처의 식당의 메뉴에 곤충을 포함시켰습니다.
Hollanda'da yenilikçi bir tarım bakanımız var ve bakanlığındaki restoranda menüye böcekleri de koyuyor.בהולנד יש לנו שרת חקלאות יצירתית, והיא הכניסה חרקים לתפריט המסעדה במשרד שלה.
Hollanda'da yenilikçi bir tarım bakanımız var ve bakanlığındaki restoranda menüye böcekleri de koyuyor.庁舎のレストランの メニューに虫を取り入れました そして EU中の農業大臣を集めて
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.C'est comme essayer d'améliorer la qualité de la cuisine dans un restaurant qui pue.
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.Das ist wie der Versuch, das Essen in einem Restaurant zu verbessern, in dem es stinkt.
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.Dat is als het verbeteren van het eten in een stinkend restaurant.
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.Det er ligesom at prøve at forbedre maden i en restaurant der stinker.
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.E ca şi cum încerci să îmbunătăţeşti mâncarea într-un restaurant care pute.
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.È come cercare di migliorare il cibo in un ristorante che puzza.
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.Es como intentar mejorar la calidad de la comida en un restaurante que apesta.