Ana içeriğe geç
Sözlük

reklamcı ile cümle

reklamcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bir doktor, bir marangoz, bir reklamcı veya bir mimar tam olarak nedir? Tam olarak ne yapıyorlar?Cosa fa esattamente un medico,un carpentiere,un idraulico, o un architetto, cosa fanno oggi?
Bir doktor, bir marangoz, bir reklamcı veya bir mimar tam olarak nedir? Tam olarak ne yapıyorlar?Wat doet een dokter, een timmerman, een loodgieter of een architect... wat doen ze nou precies?
Bir doktor, bir marangoz, bir reklamcı veya bir mimar tam olarak nedir? Tam olarak ne yapıyorlar?彼らは、課題を認識し、観測されたパターンに従って反応している。
Bir doktor, bir marangoz, bir reklamcı veya bir mimar tam olarak nedir?Was genau macht ein Arzt, Zimmermann, Klempner oder Architekt?
Bir doktor, bir marangoz, bir reklamcı veya bir mimar tam olarak nedir?Какво точно представлява един доктор, дърводелец, водопроводчик или архитект?
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.Byłem osobą uzależniona od mediów i w końcu wkręciłem się w reklamę.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.Eram obsedat de media şi, până la urmă, m-am băgat în publicitate.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.Era un adicto a los medios y con el tiempo me metí en la publicidad.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.Era viciado em informação e acabei por me envolver na publicidade.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.Ero un drogato di media, e alla fine entrai nell'ambiente della pubblicità.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.Ich war eine Medien-Junkie und letztendlich beschäftigte ich mich mit Werbung.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.Ik was een media-junkie, en raakte verzeild in de reclamewereld.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.J'étais un drogué des médias et, finalement, je me suis retrouvé impliqué dans la publicité.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.전 대중매체 마니아였죠, 그리고 마침내 광고와 관련된 일에 참여하게 되었습니다.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.Médiafüggő voltam, és végül a reklámiparban kötöttem ki.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.Tôi là một tín đồ truyền thông, và sau đó đã tham gia ngành quảng cáo.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.Бях пристрастен към медиите, и в крайна сметка се захванах с реклама.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.Я був медіа-наркоманом і через це пішов у рекламу.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.Я был помешан на СМИ и в конце концов занялся рекламой.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.הייתי מכור למדיה, מה שהוביל אותי לעסוק בפרסום.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.كنت مدمن وسائل الاعلام ، وفي النهاية حصلت على المشاركة مع الإعلان.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.ブラジルでの はじめての仕事は
Bir reklamcı olarak, bunu takdir etmem gerekir.Als reclameman kan ik dat alleen maar waarderen.
Bir reklamcı olarak, bunu takdir etmem gerekir.Als Werbe-Fachmann muss ich das bewundern.
Bir reklamcı olarak, bunu takdir etmem gerekir. Ama bunun gösterdiği ilk şey bütün değerler subjektifdir.Como publicista, tengo que admirarlo, y demuestra el primer punto, que todo valor es subjetivo.
Bir reklamcı olarak, bunu takdir etmem gerekir.Ca un om de publicitate, trebuie sa admir asta.
Bir reklamcı olarak, bunu takdir etmem gerekir.Da pubblicitario, non posso che ammirarli.
Bir reklamcı olarak, bunu takdir etmem gerekir.Enquanto publicitário, tenho de admirar isto.
Bir reklamcı olarak, bunu takdir etmem gerekir.En tant que publicitaire, je me dois d'admirer ça.
Bir reklamcı olarak, bunu takdir etmem gerekir.Jako markeťákovi se mi to musí líbit.
Bir reklamcı olarak, bunu takdir etmem gerekir.Jako reklamowiec muszę przyznać, że to niezły wyczyn.
Bir reklamcı olarak, bunu takdir etmem gerekir.광고쟁이로써 이 사람들 능력을 인정 안 할 수가 없어요.
Bir reklamcı olarak, bunu takdir etmem gerekir.Là 1 nhà quảng cáo, tôi phải ngưỡng mộ họ.
Bir reklamcı olarak, bunu takdir etmem gerekir.Reklámszakemberként ezt illik csodálnom.
Bir reklamcı olarak, bunu takdir etmem gerekir.Sebagai pakar iklan, saya harus mengakui bahwa saya mengagumi ini.
Bir reklamcı olarak, bunu takdir etmem gerekir.Som reklamarbetare kan jag inte låta bli att beundra detta.
Bir reklamcı olarak, bunu takdir etmem gerekir.Som reklamemand må jeg beundre det.
Bir reklamcı olarak, bunu takdir etmem gerekir.Σαν διαφημιστής, οφείλω να το θαυμάσω αυτό.
Bir reklamcı olarak, bunu takdir etmem gerekir.Как человек рекламы, я не могу не восхищаться.
Bir reklamcı olarak, bunu takdir etmem gerekir.Като рекламист няма как да не се възхитя на това.
Bir reklamcı olarak, bunu takdir etmem gerekir.כאיש פרסום, אני חייב להעריץ זאת.
Bir reklamcı olarak, bunu takdir etmem gerekir.وكرجل إعلانات علي أن أُقدر هذا
Bir reklamcı olarak, bunu takdir etmem gerekir.この話が示すのは 全ての価値は主観的だという事です
Bu benim TED'deki ilk konuşmam. Normalde , bir reklamcı olarak,TED에 서는 것은 처음이네요. 광고쟁이로서 보통은
Bu benim TED'deki ilk konuşmam. Normalde , bir reklamcı olarak,זוהי הפעם הראשונה שלי ב-TED. בדרך כלל, בתור איש פרסום,
Bu benim TED'deki ilk konuşmam. Normalde , bir reklamcı olarak,هذه المرة الأولى لي في مؤتمر تيد .. عادة كرجل إعلانات
Bu benim TED'deki ilk konuşmam. Normalde , bir reklamcı olarak,いつもはお金を儲ける側のTEDの秘密組織
Bu hikayeler bir reklamcının öğrenemeyeceği hikayelerdi.Geschichten, die ein Werber normalerweise nie unterstützen würde.
Bu hikayeler bir reklamcının öğrenemeyeceği hikayelerdi.나눌 수 있게 되었습니다.
Bu hikayeler bir reklamcının öğrenemeyeceği hikayelerdi.lucruri pe care un agent de publicitate nu le-ar fi putut spune în mod normal.
Bu hikayeler bir reklamcının öğrenemeyeceği hikayelerdi.Olyan történeteket, amelyeket egy reklámügynök sosem ad ki.
Bu hikayeler bir reklamcının öğrenemeyeceği hikayelerdi.סיפורים שמפרסם לרוב לא ייכנס אליהם.
Bu hikayeler bir reklamcının öğrenemeyeceği hikayelerdi.القصص التي تعلن عادة لحصل ورائه إبدا.
Bu hikayeler bir reklamcının öğrenemeyeceği hikayelerdi.おかげで映画のストーリーを見せる中で
Buluntu objeler, dizayn ve reklamciligin bir tur karisimiydi.C'était une sorte de mélange d'objet trouvé, de design et de publicité.
Buluntu objeler, dizayn ve reklamciligin bir tur karisimiydi.Chúng như sự pha trộn giữa những thứ tôi tìm được, thiết kế và quảng cáo.
Buluntu objeler, dizayn ve reklamciligin bir tur karisimiydi.Egy talált tárgy, termékdizájn és reklám keveréke volt az egész.
Buluntu objeler, dizayn ve reklamciligin bir tur karisimiydi.Erano un mix di oggetti trovati, prodotti di design e pubblicità.
Buluntu objeler, dizayn ve reklamciligin bir tur karisimiydi.Eran una suerte de mezcla de objetos encontrados, diseño de productos y publicidad.
Buluntu objeler, dizayn ve reklamciligin bir tur karisimiydi.Era un fel de amestec între obiecte găsite, design de produse şi publicitate.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod