Ana içeriğe geç
Sözlük

rekabet etmek ile cümle

rekabet etmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
13
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Ben tanıtım için onunla rekabet etmek zorunda kaldım.I had to compete with him for promotion.
Seninle asla rekabet etmek istemedim.I never wanted to compete with you.
Rekabet etmekten hoşlanıyoruz.We like to compete.
Tekrar rekabet etmek istiyorum.I want to compete again.
Sergilerde teşhir edilen teknolojik yenilikleri birbirleriyle rekabet etmek için kullanıyorlardı.They were using the technological innovations set up in the exhibit to compete with one another.
Mart 2015'te Google'ın Android One sistemi ile rekabet etmek üzere tanıtıldı.It was introduced in March 2015 to compete with Google's Android One.
Kafeinsiz Pepsi olarak adlandırılan Pepsi Free'e karşı rekabet etmek üzere piyasaya sürülmüştür.It was introduced to compete against Pepsi Free, which is now called Caffeine-Free Pepsi.
Warcraft ile rekabet etmek yerine tanklarla ilgili bir oyun yapıp adını daha sonra koyacağız.We will not compete with Warcraft, we will create a game about tanks and invent a name later.
Düşünün, Harvard'dan, Oxford'dan devlerle rekabet etmek zor.You just think, competing giants, even from Harvard, Oxford, is difficult.
JAT, Karadağ Havayollarının bir alt kuruluşu olan Montavia ile de rekabet etmek zorunda.JAT also faces competition from Montavia, a subsidiary of Montenegro Airlines.
Tutuklama konusunda rekabet etmek isteyen varsa, bizim de yanıtımız var." dedi.If somebody wishes to compete in arrests, we have our answer," Dacic said.
Burada İmparator Baudouin ile rekabet etmek zorunda kaldı.At first he had to compete with Emperor Baldwin, who also wanted the city.
İlk Turlar, rekabet etmek isteyen herkese açıktı.The first Tours were open to whoever wanted to compete.
İnternet üzerinden ödeme yapılan yeni hizmeti "Wirecard" ile, PayPal ve Western Union. ile rekabet etmektedir.Son récent service de paiement par Internet est en concurrence avec PayPal et Western Union.
İnternet üzerinden ödeme yapılan yeni hizmeti "Wirecard" ile, PayPal ve Western Union. ile rekabet etmektedir.Su nuevo servicio de pago a través de Internet, denominado "Wirecard", compite con PayPal y Western Union.
Bu amaçla, MSN Spaces kendisini MySpace ve Yahoo! 360° gibi benzer servislerle rekabet etmekle bulur.Con este objetivo, MSN Spaces se encontraba compitiendo con servicios similares, como MySpace y Yahoo! 360°.
Bu araba Ford’un Cortina modeli ile rekabet etmek için üretilmişti.Con todo, el coche era muy caro de producir y al final tenía que competir con el popular Ford Cortina.
İnternet üzerinden ödeme yapılan yeni hizmeti "Wirecard" ile, PayPal ve Western Union. ile rekabet etmektedir.Il suo nuovo servizio di pagamento in Internet "Wirecard" compete con PayPal e Western Union.
Bu amaçla, MSN Spaces kendisini MySpace ve Yahoo! 360° gibi benzer servislerle rekabet etmekle bulur.Così Microsoft entrò in competizione con altri servizi (MySpace, Bebo e Yahoo! 360°).
İnternet üzerinden ödeme yapılan yeni hizmeti "Wirecard" ile, PayPal ve Western Union. ile rekabet etmektedir.O seu novo serviço de pagamento pela Internet, irá competir com os serviços da PayPal e da Western Union.
Pentium M ile rekabet etmek için tasarlanmıştır.Deze moest met de Pentium gaan concurreren.
Bu araba Ford’un Cortina modeli ile rekabet etmek için üretilmişti.Dit model werd geproduceerd tot de Ford Cortina op de markt kwam.
Bu amaçla, MSN Spaces kendisini MySpace ve Yahoo! 360° gibi benzer servislerle rekabet etmekle bulur.Mając to na celu, MSN Spaces zaczęła konkurować z podobnymi usługami, takimi jak MySpace i Yahoo! 360°.
İnternet üzerinden ödeme yapılan yeni hizmeti "Wirecard" ile, PayPal ve Western Union. ile rekabet etmektedir.Najnowsza usługa płatności internetowych „Wirecard” konkuruje z ofertą firm PayPal i Western Union.
1980 yılının Mayıs ayında IBM ve Microsoft ile rekabet etmek amacıyla Apple III tanıtıldı.У травні 1980 компанія випустила Apple III, намагаючись конкурувати з IBM та Microsoft.
İnternet üzerinden ödeme yapılan yeni hizmeti "Wirecard" ile, PayPal ve Western Union. ile rekabet etmektedir.Její nová služba internetových plateb Wirecard konkuruje PayPal a Western Union.
Bu amaçla, MSN Spaces kendisini MySpace ve Yahoo! 360° gibi benzer servislerle rekabet etmekle bulur.Μ’ αυτόν τον τρόπο, η Microsoft ήθελε να ανταγωνιστεί το MySpace και το 360° της Yahoo!.
İnternet üzerinden ödeme yapılan yeni hizmeti "Wirecard" ile, PayPal ve Western Union. ile rekabet etmektedir.Wirecard AG’s internetbetalingsservice "Wirecard" konkurrerer med PayPal og Western Union.
Mart 2015'te Google'ın Android One sistemi ile rekabet etmek üzere tanıtıldı.Nó được giới thiệu vào tháng 1 năm 2015 để cạnh tranh với chiếc Android One của Google.
TMS 9900’ün ardından TMS 9980, Intel 8080 ile rekabet etmek için tasarlanmıştı.後継のチップTMS9980はIntel 8080への対抗を意識して設計された。
Dell tarafından satın alınmadan önce, Alienware Dell XPS oyun sistemleriyle de rekabet etmekteydi. ^ AvrupaAlienware se prije nego što ga je kupila Dell tvrtka natjecao i protiv Dell XPS-a.
Düşünün, Harvard'dan, Oxford'dan devlerle rekabet etmek zor.Bạn chỉ cần nghĩ rằng, cạnh tranh với những gã khổng lồ, ngay cả từ Đại học Harvard, Oxford, quả là khó khăn.
Düşünün, Harvard'dan, Oxford'dan devlerle rekabet etmek zor.Denk eens in, concurreren met giganten is moeilijk, zelfs vanuit Harvard of Oxford.
Düşünün, Harvard'dan, Oxford'dan devlerle rekabet etmek zor.Gândiți-vă la competitorii giganți, de la Harvard, Oxford, e greu.
Düşünün, Harvard'dan, Oxford'dan devlerle rekabet etmek zor.거대 기업과 경쟁하는 것은 하버드, 옥스포드 출신들에게도 어려운 일입니다.
Düşünün, Harvard'dan, Oxford'dan devlerle rekabet etmek zor.Konkurowanie z gigantami z Harvardu, z Oxfordu, jest trudne.
Düşünün, Harvard'dan, Oxford'dan devlerle rekabet etmek zor.Noi pensiamo che competere con i giganti, anche da università come Harvard, Oxford, sia difficile.
Düşünün, Harvard'dan, Oxford'dan devlerle rekabet etmek zor.Piensen, competir con gigantes incluso con Harvard y Oxford, es difícil.
Düşünün, Harvard'dan, Oxford'dan devlerle rekabet etmek zor.Pikirkanlah, raksasa pesaing dari Harvard atau Oxford sekalipun akan sulit.
Düşünün, Harvard'dan, Oxford'dan devlerle rekabet etmek zor.Pomyslíte si, že konkurovat obrům, dokonce z Harvardu, Oxfordu, je těžké.
Düşünün, Harvard'dan, Oxford'dan devlerle rekabet etmek zor.Vous devez vous dire, concurrencer des géants, même lorsqu'on sort de Harvard ou d'Oxford, c'est difficile.
Düşünün, Harvard'dan, Oxford'dan devlerle rekabet etmek zor.Πιστεύετε ότι ο ανταγωνισμός με γίγαντες, ακόμα και από το Χάρβαρντ, την Οξφόρδη, είναι δύσκολος.
Düşünün, Harvard'dan, Oxford'dan devlerle rekabet etmek zor.Просто подумайте, конкурировать с гигантами, даже если вы из Гарварда, Оксфорда, сложно.
Düşünün, Harvard'dan, Oxford'dan devlerle rekabet etmek zor.אתה פשוט חושב, מתחרים ענקיים, אפילו מאוניברסיטת הארווארד, אוקספורד, זה קשה.
Düşünün, Harvard'dan, Oxford'dan devlerle rekabet etmek zor.مجرد التفكير بعمل منافسه ضد جامعة هارفرد او اوكسفورد يعتبر صعب
Düşünün, Harvard'dan, Oxford'dan devlerle rekabet etmek zor.ハーバードやオックスフォードで 学んでも難しいことでしょう でも私は田舎の女性たちが 多国籍企業とやり合えるようにしたんです
İdeal olarak, farklı stratejiler birbiriyle rekabet etmekten ziyade, birbirini tamamlar.É geralmente oferecida em regime de internamento.
İdeal olarak, farklı stratejiler birbiriyle rekabet etmekten ziyade, birbirini tamamlar.En principio, las diferentes estrategias no deberían competir entre sí, sino complementarse.
İdeal olarak, farklı stratejiler birbiriyle rekabet etmekten ziyade, birbirini tamamlar.Idealerweise konkurrieren die unterschiedlichen Strategien nicht, sondern ergänzen einander.
İdeal olarak, farklı stratejiler birbiriyle rekabet etmekten ziyade, birbirini tamamlar.Ideelt set konkurrerer de forskellige strategier ikke med hinanden, men supplerer hinanden.
İdeal olarak, farklı stratejiler birbiriyle rekabet etmekten ziyade, birbirini tamamlar.Običajno si različne strategije ne nasprotujejo, temveč se dopolnjujejo.
İdeal olarak, farklı stratejiler birbiriyle rekabet etmekten ziyade, birbirini tamamlar.Under idealiska förhållanden konkurrerar de inte, utan kompletterar varandra.
İdeal olarak, farklı stratejiler birbiriyle rekabet etmekten ziyade, birbirini tamamlar.V ideálním případě tyto různé strategie mezi sebou nesoutěží, ale vzájemně se doplňují.
İdeal olarak, farklı stratejiler birbiriyle rekabet etmekten ziyade, birbirini tamamlar.V ideálnom prípade jednotlivé stratégie medzi sebou nesúťažia, ale vzájomne sa dopĺňajú.
İdeal olarak, farklı stratejiler birbiriyle rekabet etmekten ziyade, birbirini tamamlar.В идеалния случай различните стратегии не се съревновават, а се допълват взаимно.
Sonuçta asla yeterli miktarda olamayan para için insanlar birbirleriyle rekabet etmek zorundadırlar.Joten se käytännössä ajaa ihmiset kilpailemaan keskenään rahasta jota on aina liian vähän olemassa.
Warcraft ile rekabet etmek yerine tanklarla ilgili bir oyun yapıp adını daha sonra koyacağız.워크래프트와 경쟁하지 않고, 우린 전차에 관한 게임을 만들자고 이름은 나중에 생각하고
Warcraft ile rekabet etmek yerine tanklarla ilgili bir oyun yapıp adını daha sonra koyacağız.Nebudeme konkurovat Warcraftu, vytvoříme namísto toho hru o tancích a název vymyslíme později.
Warcraft ile rekabet etmek yerine tanklarla ilgili bir oyun yapıp adını daha sonra koyacağız.Nie będziemy konkurować z Warcraftem. Stworzymy grę o czołgach, a nazwę wymyślimy później.
Warcraft ile rekabet etmek yerine tanklarla ilgili bir oyun yapıp adını daha sonra koyacağız.On ne va pas tenter de concurrencer Warcraft. On va créer un jeu de chars et trouver le nom plus tard.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod