Ana içeriğe geç
Sözlük

reformist ile cümle

reformist kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Naser el-Din önce de reformist eğilimler gösterdi, ancak hükümet tipini diktatörlük yaptı.Naser al-Din had early reformist tendencies, but was dictatorial in his style of government.
Steinmeier, reformistler ve ılımlılar olarak bilinen SPD'nin sağ kanadına aittir.Steinmeier belongs to the right wing of the SPD, known as reformists and moderates.
Malatesta'ya göre sendikalar reformistti ve hatta bazen muhafazakar olabiliyorlardı.Malatesta thought that trade-unions were reformist, and could even be, at times, conservative.
I. Kavad (488-531) faal ve reformist bir hükümdardı.Kavadh I (488–531) was an energetic and reformist ruler.
Cumhurbaşkanı olmadan önce, Reformist Yahudiliğe eşit statü vermeye karşı çıktı.Prior to becoming President, he opposed granting equal status to Reform or Conservative Judaism.
Sen bir Reformist hahamsın" dedi.You ought to be a just people."
Reformist Yahudiler, bayramı yedi gün kutlar ve Seder ilk ve son gün gerçekleşir.Reform Judaism observes Passover over seven days, with the first and last days being major holidays.
Reformist Yahudilik inancıyla yetiştirildi.She was raised in Reform Judaism.
1770) 26 Mayıs – Nicolaus Ludwig Zinzendorf, Alman reformist (ö.1770) May 26 – Nicolaus Ludwig Zinzendorf, German religious and social reformer (d.
Yeni parti teşkilatı, reformistler, sertlik yanlıları ve ulusalcılar olmak üzere bölünmüştü.The new party organization was divided into reformist, hardline and nationalistic sectors.
1553) 20 Nisan – Johannes Agricola, Alman Protestan reformist (ö.1554) April 20 – Johannes Agricola, German Protestant reformer (d.
Üniversite, 20 Nisan 1901'de eğitim reformisti Jinzo Naruse tarafından kuruldu . [1]The university was established on 20 April 1901 by education reformist Jinzo Naruse [ja].[1]
Oyuncu, radikaller, reformistler ve muhafazakarlar arasında bir çizgide yürümelidir.The player must walk a line between radicals, reformists, and hardliners.
Yaş ortalaması 35 olan 15 üyeli genç bir reformist kabineye başkanlık etti.He led a young reformist cabinet with 15 members with an average age of 35 years.
Bazı reformist cemaatler bu bakış açısını benimsemektedir.Manche Mitglieder des Reformjudentums teilen diesen Standpunkt.
Reformist Yahudilik inancıyla yetiştirildi.Sie wurden Jüdischen Glaubens erzogen.
Bu süre içinde Komünist Parti'nin reformist kanadını destekledi.In dieser Zeit organisierte er die Reformistische Partei als seine politische Unterstützungsgruppe.
Talepleri kendileri tarafından olmasa da, sonraki reformistler tarafından hayata geçirildiler.Später kam auch die Marienverehrung dazu, die von den Reformatoren selbst nicht verurteilt wurde.
21 Ağustos sabahı Dubček ve diğer önde gelen reformistler tutuklandı ve daha sonra Moskova'ya götürüldüler.Le 21 août au matin, Dubček et les autres réformateurs furent arrêtés, et mis dans un avion pour Moscou.
Reformist Yahudilik inancıyla yetiştirildi.Il a été élevé dans le judaïsme réformiste.
Bazı reformist cemaatler bu bakış açısını benimsemektedir.Certains partisans de l’économie évolutionniste partagent ce point de vue.
I. Kavad (488-531) faal ve reformist bir hükümdardı.Kavadh I (488-531) fue un gobernante enérgico y reformista.
Reformist Yahudilik inancıyla yetiştirildi.Se crio bajo la religión de Judaísmo reformista.
I. Kavad (488-531) faal ve reformist bir hükümdardı.Kavad I (488–531) fu un energetico riformista.
Bazı reformist cemaatler bu bakış açısını benimsemektedir.I riformatori protestanti seguono questa linea.
Reformist Yahudilik'te ise başka bir dini seçen kişi artık Yahudi değildir.L'Ebraismo riformato, al contrario, reputa non ebrei coloro che si convertono ad un'altra religione.
Talepleri kendileri tarafından olmasa da, sonraki reformistler tarafından hayata geçirildiler.Alcune di queste sue riforme furono continuate dai suoi successori.
Malatesta'ya göre sendikalar reformistti ve hatta bazen muhafazakar olabiliyorlardı.Профсоюзы могут играть реформистскую роль, а иногда даже консервативную.
Naser el-Din önce de reformist eğilimler gösterdi, ancak hükümet tipini diktatörlük yaptı.Насер ад-Дин Шах был ранним реформатором, но сохранил диктаторские привычки в своём правлении.
Reformist Yahudilik inancıyla yetiştirildi.Он был воспитан как реформистский иудей.
Malatesta'ya göre sendikalar reformistti ve hatta bazen muhafazakar olabiliyorlardı.ورأى مالاتيستا أن النقابات إصلاحية وقد تكون أحياناً محافظة.
Steinmeier, reformistler ve ılımlılar olarak bilinen SPD'nin sağ kanadına aittir.شتاينماير ينتمي إلى الجناح الأيمن من الحزب الاشتراكي الديمقراطي، والمعروف باسم الإصلاحيين والمعتدلين.
Talepleri kendileri tarafından olmasa da, sonraki reformistler tarafından hayata geçirildiler.Em qualquer das hipóteses, devem-lhe ter sido promovidas reformas pelos novos ocupantes.
Reformist Yahudilik'te ise başka bir dini seçen kişi artık Yahudi değildir.Daarentegen zijn mensen die een andere religie aanhangen geen Joden meer.
Malatesta'ya göre sendikalar reformistti ve hatta bazen muhafazakar olabiliyorlardı.Malatesta uważał, że związki zawodowe były dużą reformą, a z czasem mogą stać się nawet konserwatywne.
Talepleri kendileri tarafından olmasa da, sonraki reformistler tarafından hayata geçirildiler.Реформа була нівельована його наступниками.
Reformist Yahudilik inancıyla yetiştirildi.Виховувалась дівчинка у реформатській вірі.
Reformist Yahudilik inancıyla yetiştirildi.Byl vychován v židovské víře.
Malatesta'ya göre sendikalar reformistti ve hatta bazen muhafazakar olabiliyorlardı.Malatesta vnímal odbory jako příliš reformistické a konzervativné.
Reformist Yahudilikte; bazı zümreler Roş Aşanın yalnız ilk gününü kutlarken, diğerleri iki gün kutlar.Některé komunity hlásící se k reformnímu judaismu vážně slaví pouze jeden den, zatímco ostatní slaví dny dva.
Reformist Yahudilik inancıyla yetiştirildi.Református vallásra kitért zsidó családból származott.
Bazı reformist cemaatler bu bakış açısını benimsemektedir.A kálvini reformáció elvetette a fenti nézeteket.
Talepleri kendileri tarafından olmasa da, sonraki reformistler tarafından hayata geçirildiler.Uudistusten puute herätti vainosta huolimatta uudistusmielisiä liikkeitä.
21 Ağustos sabahı Dubček ve diğer önde gelen reformistler tutuklandı ve daha sonra Moskova'ya götürüldüler.Miehityksen alettua Dubček ja muita uudistuspoliitikkoja vietiin vangittuina Moskovaan.
Yeni parti teşkilatı, reformistler, sertlik yanlıları ve ulusalcılar olmak üzere bölünmüştü.Mutta Deng joutui tasapainoilemaan uudistusmielisten ja vanhoillisten välillä.
Reformist Yahudilik inancıyla yetiştirildi.Μεγάλωσε με ιουδαϊκή ανατροφή.
I. Kavad (488-531) faal ve reformist bir hükümdardı.Ο Καβάδης Α' (488–496 και 498-531) ήταν ενεργητικός και μεταρρυθμιστής ηγέτης.
Bu program, Protestanlığın reformist hareketlerine karşı oluşturulmuştur.Men denne blev afbrudt ved reformationen for protestanternes vedkommende.
Talepleri kendileri tarafından olmasa da, sonraki reformistler tarafından hayata geçirildiler.Hans protester ble derimot ignorert av de revolusjonære.
Yeni parti teşkilatı, reformistler, sertlik yanlıları ve ulusalcılar olmak üzere bölünmüştü.Politiet økte sikkerhetsopplegget for å skille de feirende og motdemonstranter.
Reformist Yahudilik inancıyla yetiştirildi.Samfunnet er nå tilknyttet reformert jødedom.
Steinmeier, reformistler ve ılımlılar olarak bilinen SPD'nin sağ kanadına aittir.Steinmeier termasuk dalam golongan sayap kanan SPD, yang dikenal sebagai reformis dan moderat.
I. Kavad (488-531) faal ve reformist bir hükümdardı.Kavadh I (488-531) là một nhà vị vua nhiệt huyết và cải cách.
Talepleri kendileri tarafından olmasa da, sonraki reformistler tarafından hayata geçirildiler.如此一来下层民众又享受不到改革的成果。
Devrinde yenilikçi ve reformist olarak tanındı.곧 그는 개혁인으로서 평판을 얻었다.
I. Kavad (488-531) faal ve reformist bir hükümdardı.קבאד הראשון (488-531) היה שליט פעיל ורפורמיסטי.
Reformist Yahudiler, bayramı yedi gün kutlar ve Seder ilk ve son gün gerçekleşir.שמיני עצרת הוא חג מקראי החל בכ"ב בתשרי, למחרת היום השביעי והאחרון של חג הסוכות.
Reformist Yahudilik inancıyla yetiştirildi.Štern je odgojen u židovskoj vjeri.
Malatesta'ya göre sendikalar reformistti ve hatta bazen muhafazakar olabiliyorlardı.Malatesta vnímal odbory ako príliš reformistické a konzervatívne.
Reformist sosyal demokrat bir çizgide sol Sosyalist Parti'nin sağ kanadında yer almaktadır.Kostelný v otázkach sociálnych zastáva pravicovú líniu maďarskej revolúcie.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod