Ana içeriğe geç
Sözlük

reddeden ile cümle

reddeden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Onlar yasaklanmış domuzu kurban etti, ve onu yemeyi reddeden herkesi öldürdüler.They sacrificed forbidden swine, and put to death all who refused to eat.
Benim babam Vietnam'da savaşmayı reddeden bir barışseverdi.My father was a pacifist who refused to fight in the Vietnam War.
Columbia Pictures ve United Artist filmi reddeden firmalar arasındaydı.Columbia Pictures and United Artists were among those to turn down the film.
Bütün arabuluculuk önerilerini reddeden İtalyanlar 3 Ekim 1935'te Etiyopya'yı işgal ettiler.Rejecting all arbitration offers, the Italians invaded Ethiopia on October 3, 1935.
Bu, Priscus'un emirlerine uymayı reddeden birliklerin isyan edilmesine yol açtı.This led to a mutiny of the troops, who refused to follow Priscus' orders.
Mektubu ordu taleplerini reddeden Mauricius'a sundular.They presented the letter to Maurice, who rejected the army's demands.
Kendisini reddedenler ve kendisine kin besleyenler giderek çoğalıyordu.Those who acquire and retain power are the earnest and persistent men.
Bu süre sonunda, hala geri dönüşü reddedenler oldu.At the end of this period, those who still refused repatriation would be released.
Daveti reddeden Çin ve Japonya yerine.)"China and Japan's Simmering Rivalry".
İfade vermeyi reddeden Holles hapsedilir ve Londra Kulesinde hücreye atılır.Refusing to answer satisfactorily on some points, Gardiner was imprisoned in the Tower of London.
Gerçek düşman, karlı olduğu için sigortalamayı reddeden sigorta şirketleridir.If we organize and fight with our sisters and brothers we can stop this war.
Bu sadece bir inanç sistemi bunu reddeden bir sistem.This is just a belief system that is essentially rejecting this.
Lütfen sana inanmayı reddeden Wood adına, senden özür dilememe izin ver.Let me be the first to apologize on behalf of Wood, who refused to believe in you.
Anlaşmazlıklardan yarar görenleri, İsrail'in var olmasını reddedenleri geride bırakalım.Let us leave behind those who thrive on conflict, those who reject the right of Israel to exist.
Yemek yemeyi reddeden hastalarımız var.There are patients who don't eat.
Terbiyeye kulak veren yaşam yolunu bulur. Uyarıları reddedense başkalarını yoldan saptırır.He is in the way of life who heeds correction, but he who forsakes reproof leads others astray.
Rab’lerinin âyetlerini reddedenlere ise, en fenasından gayet acı bir azap vardır.Those who deny the revelations of their Lord will suffer a dreadful doom.
Biz o peygamberleri reddedenlerden öncekileri yok etmedik mi?Have We not destroyed the earlier generations?
Ayetlerimizi reddeden ve, "Bana mal ve çocuk verilecek!," diyeni gördün mü?Have you seen him who denied Our revelations, and said, “I will be given wealth and children”?
11 Yaşındaki kürtajı reddeden kız tartışma yaratıyor.Pregnant 11-year-old who refused to abort creates controversy.
Çek Cumhuriyeti ve İngiltere, Birliğin anlaşmayı imzalamayı reddeden yegane üyeleri oldu.The Czech Republic and the UK were the only members of the Union that refused to sign the treaty.
Savunma sunmayı reddeden sanığın bunu yapması için 30 günü bulunuyor.He refused to enter a plea, and now has 30 days to do so.
Kıbrıs Rum Kesimi, Kosova'yı tanımayı reddeden AB üyeleri arasında yer alıyor.Cyprus is among the EU members that refuse to recognise Kosovo.
Bunu yapmayı reddeden Mihaylova ise, Kostov'u seçim kampanyasını baltalamakla suçluyor.Refusing to do so, Mihaylova in turn accused Kostov of ruining her election campaign.
Hollanda, son dört gün içinde AB anayasasını reddeden ikinci kurucu üye oldu.The Netherlands becomes the second EU founding member to reject the charter in four days.
Aday olmayı reddedenlerDeclined to run
Erişim onayı, işlemler sırasında erişimi gerçek manasıyla kabul eden yada reddeden fonksiyondur. [1]Access approval is the function that actually grants or rejects access during operations.[2]
Finlandiya, böyle bir antlaşmayı reddeden tek devletti ve bu da Kış Savaşı'nı ateşledi.Finland was the only state to refuse such a treaty and that sparked the Winter War.
1921: SKP'deki isim değişikliği ile birlikte gitmeyi reddeden bir grup sınır dışı edildi.1921: a group refusing to go along with the name-change to SKP is expelled.
İmzalamayı reddeden herkes "bu ülkenin düşmanları" olarak adlandırılacaktı.Anyone who refused to sign were to be called "enemies of this country".
Bazıları, köleliğe karşı tavır almayı reddeden Hiçbir Şey Bilmeyen Partisine katıldı.Most Northern Whigs joined the new Republican Party.
Kitabın " kafir eğilimi", onu reddeden yayıncı John Murray için çok fazlaydı.The book's "infidel tendency" was too much for the publisher John Murray, who rejected it.
Katılmayı reddeden gençlerin çoğunluğu bunu dinî nedenlerle yaptı.[1]The majority of youths who refused to join did so for religious reasons.[5]
Yahudiliğe geçmeyi reddeden Hristiyanları bir hendekte canlı canlı yaktı.[1]When they refused, the King threw them alive into one or more burning ditches.[5]
Peter Pan, büyümeyi reddeden haylaz bir çocuktur.Peter Pan ist auch eine Allegorie für Infantilität, für die Weigerung, erwachsen und reif zu werden.
Kentten kaçmayı reddeden Hong, intihar etti.Jean, der das nicht wollte, flieht.
Örnek 1: Evliliği reddeden kadını öldürmemiz çok doğru.Ein offizieller Grund für die Verweigerung einer Eheschließung ließ sich aber nicht finden.
Bu kez reddeden Fyodor oldu.Cette fois, ce fut Elgin qui refusa.
Bu süre sonunda, hala geri dönüşü reddedenler oldu.Mais en dernière lecture, cette évolution a été finalement refusée.
Daveti reddedenler ise Avari olarak isimlendirildi.Ceux qui refusèrent l'intégration furent catalogués comme nonconformists.
Görgü tanıklarına göre sivillere ateş açmayı reddeden askerler Suriye Ordusu tarafından infâz edilmiştir.Muchos soldados que se negaron a disparar contra civiles fueron ejecutados por el ejército.
Peter Pan, büyümeyi reddeden haylaz bir çocuktur.Peter Pan: Yo deseo nunca dejar de ser niño...
Bu kez reddeden Fyodor oldu.Esta vez, Pompeyo lo rechazó.
Her reklam, kendisine önerilen Panda Cheese markalı peyniri reddeden kişinin yer aldığı kısımla başlar.En cada anuncio, se ofrece queso Panda a una persona pero esta lo rechaza.
Columbia Pictures ve United Artist filmi reddeden firmalar arasındaydı.La Columbia Pictures e la United Artists rifiutarono anch'esse l'offerta.
Légion d'honneur madalyasını reddeden Queuille, 1970 yılında hayatını kaybetti.Fidel Castro ammise i fallimenti delle politiche economiche in un discorso di 1970.
Oscar ve Nobel ödüllerini reddedenlere büyük sempati duyuyorum.Я испытываю большую симпатию к тем, кто отказался от Оскара и Нобелевской премии.
Peter Pan, büyümeyi reddeden haylaz bir çocuktur.Питер Пэн — мальчик, который не хочет взрослеть.
Görgü tanıklarına göre sivillere ateş açmayı reddeden askerler Suriye Ordusu tarafından infâz edilmiştir.وأكدوا أيضا أن الجنود الذين رفضوا إطلاق النار على المدنيين أعدموا على أيدي الجيش السوري.
Birlik, aynı zamanda kendisi de İtalya'da İmparatorluk kontrolünü reddeden Papa IIi.دُعمت الرابطة من قبل البابا إسكندر الثالث الساعي للحد من القوة الإمبراطوية في إيطاليا .
1937'de Hulubei'in araştırma metodunu reddeden Amerikalı fizikçi F. H. Hirsh Jr. çalışmayı eleştirdi.وفي عام 1937، انتقد عملهما الفيزيائي الأميركي هيرش، الذي رفض طرق البحث عند هيليبي.
Raistlin'in birleşmeyi reddeden kişiliği nedeniyle olamaz da.يحدث هذا بسبب ظاهرة عدم إستقرار رايلي.
Columbia Pictures ve United Artist filmi reddeden firmalar arasındaydı.Columbia Pictures e United Artists estavam entre aqueles que recusaram o projeto.
Peter Pan, büyümeyi reddeden haylaz bir çocuktur.Peter Pan é um menino que nunca cresce.
Bağırmayı reddedenler ise süngüleniyordu.Vozes que clamavam contra o erro foram silenciadas.
Peter yüzme havuzuna bomba atlayışı yaparken Brian, havuza girmeyi reddeden Stewie'yi havuza iter.Peter pula como uma bola de canhão na piscina e Brian critica Stewie quando o bebê recusa a entrar na água.
Tiberius'u imparator kabul etmeyi reddeden isyancı askerler Germanicus'a imparator olması için yalvardılar.Recusando aceitar Tibério, os soldados rebeldes choraram para Germânico se tornar imperador.
Mahkemeyi tanımayı reddeden kral idama mahkûm olur.O rei se recusa assinar a ordem de execução.
Wendy çocuklarını büyümeyi reddeden Peter Pan'ın hikâyeleriyle büyütmektedir.Wendy ainda conta histórias de seus filhos sobre o Peter Pan.
Peter Pan, büyümeyi reddeden haylaz bir çocuktur.Peter Pan is een jongen die niet wil opgroeien.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod