red ile cümle

red kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Ona yardım etme önerimi reddetti.She refused my offer to help her.
O, parayı almayı reddetti.She refused to take the money.
Çocuğunu yağmur altında bırakmayı reddetti.She refused to let her child go out in the rain.
O, sadaka almayı reddetti.She refused to accept charity.
Teklifimizi reddetti.She turned down our proposal.
Benimle gitmeyi reddetti.She refused to go with me.
O benim davetimi reddetti.She refused my invitation.
Teklifimi reddetti.She rejected my proposal.
Önerisini kabul etmeyi reddetti.She refused to accept his proposal.
Onun önerisini reddetti.She refused his proposal.
Muhtemelen o onun tavsiyesini uymayı reddedecektir, çünkü ondan hoşlanmamaktadır.She will probably refuse to follow his advice, because she doesn't like him.
Onların istediklerini yapmayı reddetti.She refused to do what they wanted.
Konu kabül mü yoksa red mi edeceğimdir.The point is whether I accept or refuse.
Neden onun bir maaş zammı talebini reddettiniz?Why did you turn down his request for a pay raise?
Onun yardımı reddetmekle hata yaptın.You were wrong to turn down his help.
Onun yardımını reddetmekle hata yaptın.You were wrong to refuse his help.
Korkarım ki o benim talebimi reddedecek.I'm afraid that she'll refuse my request.
O, ihtiyarlığı reddediyor.He refuses to accept his old age.
Onun teklifini reddetmek zorunda kaldım.I had to refuse her offer.
Onun yardımı reddetmek bir hataydı.It was a mistake to refuse his assistance.
Kesin bir dille reddettim.I categorically refused.
Kati bir dille reddettim.I categorically refused.
Kesin bir şekilde reddettim.I categorically refused.
Kati surette reddettim.I categorically refused.
Rosa Parks, beyaz bir yolcuya koltuğunu bırakmayı reddetti.Rosa Parks refused to give up her seat for a white passenger.
Banka onlara daha fazla kredi vermeyi reddetti.The bank refused to give them more credit.
Tom'un önerisi reddedildi.Tom's proposal was denied.
Profesör fikirlerini reddetti.The professor dismissed his ideas.
Öğrenci öğretmenine itaat etmeyi reddetti.The student refused to obey his teacher.
Tom bana reddemiyeceğim bir öneride bulundu.Tom made me an offer I couldn't refuse.
Onların ev alma önerisi reddedildi.Their offer to buy the house was rejected.
Senin özürlerini dinlemeyi reddediyorum.I refuse to listen to your excuses.
Patronum zam isteğimi reddetti.My boss refused my request for a raise.
Tom onun sebzelerini yemeyi reddediyor.Tom refuses to eat his vegetables.
Tom'un üniversite başvurusu reddedildiTom's college application was rejected.
Komşu ağacını kesme ricamı reddetti.My neighbor rejected my request to cut his tree.
Kredi kartım ATM tarafından reddedildi.My credit card was rejected by the ATM.
Tom'un kredi başvurusu reddedildi.Tom's loan request was turned down.
O fikri açıkça reddetti.He flatly rejected that idea.
Geceleyin çalışmayı neredeyse tüm işçiler reddetti.Almost all workers refused to work during the night.
Onun hakkında daha fazla söylemeyi reddetti.He refused to say more about that.
O konu hakkında daha fazla söylemeyi reddetti.She refused to say more about that matter.
O bu konuda daha fazla söylemeyi reddetti.He refused to say more about it.
Bana ödeme yapılmasını reddettim.I refused to be paid.
Benim kredi kartım bankamatik tarafından reddedildi.My credit card was rejected by the cashpoint.
Onlar dövüşmeyi reddetti.They refused to fight.
Onlar askere alınmayı reddettiler.They refused to be drafted.
Onlar orduya katılmayı reddetti.They refused to join the army.
Trenlerin hareket etmelerine izin vermeyi reddettiler.They refused to let the trains move.
Rehineleri serbest bırakmayı reddettiler.They refused to release the hostages.
Onlar da İngiliz mallarını almayı reddettiler.They also refused to buy British goods.
Ücret artışını kabul etmeyi reddettiler.They refused to accept the pay raise.
Yaşam tarzlarından vazgeçmeyi reddettiler.They refused to give up their way of life.
O bunu reddetti.He refused to do so.
Çok kampanya yapmayı reddetti.He refused to do much campaigning.
Hızlı kararlar vermeyi reddetti.He refused to make quick decisions.
Gitmesi emredildi fakat reddetti.He was ordered to leave, but refused.
Konuyla ilgili uzlaşmayı reddetmişti.He had refused to compromise on the issue.
Uzmanlardan tavsiye istemeyi reddetti.He refused to ask for advice from experts.
Asker talebi reddedemediğine karar verdi.The soldier decided he could not refuse the request.

İlgili Sayfalar