Bir papaz bir paravanın üstüne bir rahibin resmini ustaca çizdi.A priest skillfully drew a picture of a priest on a folding screen.
Rahibin adı neydi?What was the priest's name?
Zoque dilinde Macu-pane, "Rahibin gittiği yer" anlamına gelir.From the Zoque Macu-pane, meaning "place where the priest goes".
Kırsal bir rahibin oğlu olan Vasilievsky, 2 Şubat 1838'de doğdu.The son of a rural priest, Vasilievsky was born on 2 February 1838.
Bütün bu bencillikler ve yalanlar rahibin insanlığa olan inancını zayıflatır.These deceptions and lies shake the priest's faith in humanity.
Ona Rahibin sözünü söylemesi için beklemesini ister ama rahip o sözü çoktan söylemiştir.He appealed to the priest for permission to follow him, but the priest did not accept him.
Mary: Rahibin hizmetçisi.Mary: The Queen's maid.
Burada Subhuti adında bir rahibin sorusunu cevaplamaktadır.He later seeks religious counseling from a priest named Brother Cavil.
Tao rahibin burada işi ne?How would they have a Taoist priestess?
Büyükbaba, niçin Gil Dong'a rahibin burada olduğunu söyleyemeyiz?Grandfather, why can't we tell Gil Dong the monk was here?
Beni kabul töreni için bir Bamana rahibine götürdü.And so he took me through the initiation ritual for a Bamana priest.
Peter Popoff isimli televizyon rahibine karşı özel bir ilgi geliştirdim.I developed a special interest in a television's evangelist named Peter Popoff.
Elbette, rahibin dinleyecekler dediđine inanmayýn.Nem eu...
Rahibiniz bizimle ayný ţeyleri söylüyor.- Não fala isso... - Ah, não?
Anladýđým kadarýyla Bay Woeste, rahibin seçilmesinden oldukça endiţe duyuyor.Pode continuar, padre! Esta boa gente veio te escutar.
İlk bakışta rahibin bu yerden neden bu kadar korktuğunu anlamak kolaydırAt first sight it's easy to see why the bishop was horrified by this place
Rahibin biri'nin bir kızı varmış kız erkek kıyafetleri giyer, ata biner ve silah kullanırdı.A daughter of a priest wore men's clothing, rode horses, and could fire a gun.
Cyrene'deki ana rahiplik Apollon rahibinin pozisyonu idi.The main priesthood in Cyrene was the position of the priest of Apollo.
Başka bir rahibin dediğine göre, kuzeydoğudaki Sylhet semtinde toplantı çağrısı yapıldı.According to another priest, meeting was called in northeastern Sylhet district.
Hem ağabeyler Petro hem de Orest, rahibin güzel kızı Dana'ya aşıktır.Both older brothers, Petro and Orest, are in love with Dana, the priest's beautiful daughter.
Mahalle rahibinden okuma ve yazmayı öğrendi.He learned reading and writing with the parish priest.
Maryland'de, bir rahibin on dördüncü çocuğu olarak doğdu.Sie wurde in Mittelengland als zehntes von vierzehn Kindern geboren.
Burada Subhuti adında bir rahibin sorusunu cevaplamaktadır.On trouve un abbé du nom de Pasteur.
Helen bu rahibin kılık değiştirmiş olan Paris olduğunu tanımıştır.C'est une nouvelle fois le comte Olaf déguisé en capitaine.
Rahibin, şansölye veya diğer bakanlıkların görevlerini aynı anda yerine getirmesi gittikçe yaygınlaştı.Viajaba frecuentemente lejos del monasterio en cumplimiento de estos y otros deberes.
Bütün bu bencillikler ve yalanlar rahibin insanlığa olan inancını zayıflatır.El señorito laico enriquecido parece despreciar todo lo que huele a religión.
Mary rahibin kollarında öldü.Mary morì tra le braccia del prete.
Rahibin tarifinden, peygamberin Muhammed olduğunu anlar.Саадиты считали, что происходят от пророка Мухаммеда.
Selmân, Medine’yi görünce Ammûriyeli rahibin tarif ettiği şehre geldiğini anladı.Думая, что тот сжульничал, Гомер рассказывает об увиденном на проповеди в церкви.
Kasım 1989'da öldürülen altı Cizvit rahibin cinayetinden El Salvador Silahlı Kuvvetleri'ni sorumlu tuttu.في نوفمبر 1989، اغتيل ستة كهنة في السلفادور لمعارضتهم النظام العسكري الحاكم.
Van Gogh'un annesi Lahey'de zengin bir aileden gelmekteydi; babası da bir rahibin en genç oğluydu.A mãe de Van Gogh vinha de uma família próspera de Haia, enquanto seu pai era o filho mais novo de um pastor.
Bütün bu bencillikler ve yalanlar rahibin insanlığa olan inancını zayıflatır.Essa série de mentiras e decepções abalam a fé do sacerdote na bondade da Humanidade.
Herkes yüksek rahibin bilgeliğine hürmet göstermelidir.A todos ensinava o valor da oração.
Mary: Rahibin hizmetçisi.Tu została służącą księdza.
Hawes: Rahibin yardımcısı.Poradnik.dla księży.
Rahibin tarifinden, peygamberin Muhammed olduğunu anlar.När det gäller de stora tecknen berättas att profeten Muhammed sagt:.
Maryland'de, bir rahibin on dördüncü çocuğu olarak doğdu.Sherifay föddes i Egypten som det fjärde av tolv barn.
Ona Rahibin sözünü söylemesi için beklemesini ister ama rahip o sözü çoktan söylemiştir.Oznámila mu poselství a požádala ho, aby ho vyprávěl knězi, který uděluje v Dúbravke svátosti.
Koma korkuyla manastıra döndüğünde baş rahibin zaten kendini beklediğini görür.De afară se aude din nou blestemul contelui cel bătrân care e în drum spre închisoare.
Mary: Rahibin hizmetçisi.A női szerzetesrendek elöljárónője.
Bir rahibin oğlu veya bir Yahudi olduğuna inanılan ve nispeten yüksek bir süre eğitim gördüğü söylenir.Han menes at have været enten præstesøn eller en konverteret jøde, og var relativt højt uddannet for tiden.
Yaralı Matt kendisine yardım eden rahibin kilisesine gider.En kirketjener, som hjælper præsten i kirken.
Van Gogh'un annesi Lahey'de zengin bir aileden gelmekteydi; babası da bir rahibin en genç oğluydu.Ibu Van Gogh berasal dari keluarga kaya di Den Haag, sementara ayahnya adalah anak bungsu seorang pendeta.
Mary: Rahibin hizmetçisi.Mary: Cô hầu của Nữ hoàng.
Mary: Rahibin hizmetçisi.侍女 魔王の侍女。
Burada Subhuti adında bir rahibin sorusunu cevaplamaktadır.개신교에서 성직자인 목사의 용어는 신약성경에서 유래했다.
Maryland'de, bir rahibin on dördüncü çocuğu olarak doğdu.링컨셔주 서머스비에서 목사의 아들로, 12 형제 중 넷째로 태어났다.
Bu arada yerel bir rahibin oğlu Sofia'yı nihilizm ile tanıştırdı.במהלך אותה תקופה, בנו של כומר מקומי חשף אותה לניהיליזם (שלילה מוחלטת של ערכים ומוסכמות החברה).
Orderic 5 yaşındayken Siward isimli bir İngiliz rahibin Shrewsbury'deki okuluna gönderilir.בהיותו בן חמש, נשלח אורדריקוס להתחנך בבית ספרו של כומר אנגלי בשם סיווארד (Siward).
Bütün bu bencillikler ve yalanlar rahibin insanlığa olan inancını zayıflatır.Ove varke i laži uzdrmaju svećenikovu vjeru u humanost.
Ona Rahibin sözünü söylemesi için beklemesini ister ama rahip o sözü çoktan söylemiştir.Oznámila mu posolstvo a požiadala ho, aby ho vyrozprával kňazovi, ktorý vysluhuje v Dúbravke sviatosti.
Mary: Rahibin hizmetçisi.Raamatukoguhoidja on Maret Rätsep.
Beni kabul töreni için bir Bamana rahibine götürdü.Aşa că m-a trecut prin ritualul de iniţiere pentru un preot Bamana.
Beni kabul töreni için bir Bamana rahibine götürdü.E orientou-me num ritual de iniciação para ser um padre bamana.
Beni kabul töreni için bir Bamana rahibine götürdü.E quindi mi fece fare tutto il rituale di iniziazione dei sacerdoti Bamana.
Beni kabul töreni için bir Bamana rahibine götürdü.Et donc il me fit passer le rituel initiatique des prêtres bamanas.
Beni kabul töreni için bir Bamana rahibine götürdü.Hij leidde me door het initiatieritueel van een Bamanapriester.
Beni kabul töreni için bir Bamana rahibine götürdü.제가 바마나 사제의 입문예를 통과하도록 하였습니다.
Beni kabul töreni için bir Bamana rahibine götürdü.Og så tog han mig igennem indvielsesritualet for en Bamana præst.
Beni kabul töreni için bir Bamana rahibine götürdü.Przeprowadził mnie przez rytuał inicjacyjny na kapłana Bamana.